Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3946 E. 2025/2904 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3946
Karar No
2025/2904
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Mahkemece bozmaya uyularak verilen 16.01.2024 tarihli karar davacı ... vekili ve davacı ... mirasçıları vekili tarafından, 25.06.2024 tarihli dahili davalılar ... ve ...'un tavzih talebinin reddine ilişkin karar ise dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; mirasbırakanları ... ve ... kardeşlerin sağlık problemleri olması ve 1. derece kan hısımlarının bulunmaması nedeniyle kişisel ihtiyaçlarını sağlamak ve tedavi süreçlerini takip etmek amacıyla davalı ...'un bakıcı olarak çalıştığını, mirasbırakanların .... Noterliğinin 01.12.2006 tarihli vasiyetnamesi ile iki adet taşınmazları ve bankalarda bulunan paralarını davalıya vasiyet ettiklerini, anılan vasiyetnamenin iptali için İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2011/390 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, mirasbırakanların ekonomik durumlarının iyi olup mal satmayı gerektirecek bir ihtiyaçları olmadığı halde dava konusu 1036 ada 18 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini davalıya satış suretiyle devrettiklerini, mirasbırakanların temlik tarihinde hukuki ehliyeti haiz olmadıklarını, devirlerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptalini istemişler, aşamalarda tescil isteminde de bulunmuşlar, yargılama sırasında davacılardan ...’ın ölümü üzerine mirasçılarından ... tarafından dava takip edilmiştir. II. CEVAP Davalı; 1977 yılında mirasbırakanların bir dairesine kiracı olarak taşındığını, o tarihten itibarende çok yakın ilişki kurduklarını, kendisini kızı gibi gördüklerini, kendisinin de onları hiç yalnız bırakmadığını, hemen her gün evlerinde tüm ihtiyaçlarını gördüğünü ancak hizmetçi veya hasta bakıcı olmadığını, o tarihlerde kafe işlettiği için alım gücünün olduğunu, mirasbırakanların 2006 yılında yaptıkları vasiyetname ile 3 adet dairelerini ... Vakfına, 2 daire ile menkul mallarını ise kendisine vasiyet ettiklerini, mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. MAHKEME KARARI İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.07.2015 tarihli ve 2012/667 Esas, 2015/285 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 13.11.2018 tarihli ve 2015/15937 Esas, 2018/14398 Karar sayılı kararıyla; “...Somut olayda, ehliyetsizlik iddiası yönünden yukarıda değinilen ilke ve düzenlemeler kapsamında araştırma yapılmadığı ve Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınmadan sonuca gidildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca, mirasbırakanlar ... ve ...'nın temlik tarihinde hukuki işlem ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulundan rapor alınması, mirasbırakanların ehliyetsiz olduğunun tespiti halinde tapu iptali ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi, mirasbırakanların ehliyetli olduğunun anlaşılması halinde ise dayanılan diğer hukuki neden olan muris muvazaası iddiası bakımından inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Adli Tıp Kurumu raporu ile murislerin temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, yalnız yaşayan murislerin davalı ile çok iyi ilişkisi olduğu, davalı ...’in murislere manevi destek olduğu, bakımları ile ilgilendiği, murislerin dava konusu taşınmazdaki paylarının çıplak mülkiyetini davalıya devrettikleri, ölene dek kira bedellerini murislerin aldığı, davalının alım gücü bulunduğu, 1997 yılında sattığı taşınmazının bedelinin muris ... tarafından muhafaza edildiği, dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak devredilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; dahili davalılar ... mirasçıları ... ve ... vekilince, hükümde dahili davalılar lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edildiği ileri sürülerek hükme karşı tavzih talebinde bulunulması üzerine, Mahkemece tavzih/tashih ile hüküm fıkrasındaki hak ve borçların değiştirilmesinin mümkün olmadığı, tavzih veya tashih talepleri yönünden yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle 25.06.2024 tarihli karar ile dahili davalıların tashih/tavzih taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkemenin yukarıda belirtilen 16.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılardan ... vekili ve davacı ... ... mirasçısı ... vekili tarafından, 25.06.2024 tarihli tashih/tavzih talebinin reddine ilişkin kararına karşı dahili davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; murislerin maddi durumlarının çok iyi olduğunu, adlarına kayıtlı bir çok taşınmazlarının bulunup bu taşınmazlardan kira gelirleri olduğunu, murislerin dava konusu taşınmazdaki paylarını davalı ...’e satmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, murislerin geriye bir çok taşınmazının kaldığını, temlikin muvazaalı olarak yapıldığının açık olduğunu, taşınmazın resmi senette gösterilen değeri ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğunu, murislerin intifa hakkını üzerlerinde bırakarak yalnızca çıplak mülkiyeti devrettiklerini, bu durumun da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...’in murislerin bakıcısı olduğunu ve murisler ile arasında iş akdi bulunduğunu, murislerin bu satışı yapmakta makul bir nedenleri olmadığını, taşınmazın kira gelirinin murisler tarafından alındığını, temlikin muvazaalı olduğunun açık olduğunu, her iki murisin de diyabet hastası olup ilerlemiş yaşlarından ötürü demans, alzeimer gibi hukuki işlem yapma ehliyetlerini ortadan kaldıracak düzeyde ciddi sağlık problemlerinin bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna yapılan itirazın dikkate alınmadığını, Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davacı ... mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, bu hususta eksik araştırma yapıldığını, muris ...’ın ciddi sağlık sorunlarının bulunduğunu, Adli Tıp Kurumu raporunun kendi içinde çelişkili olduğunu, Mahkemece bu raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca muvazaa yönünden yeterli araştırmanın yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece tavzih taleplerinin reddine ilişkin verilen kararın isabetli olmadığını, davanın reddedilmesine rağmen, davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, davalı ...’in 21.02.2016 tarihinde öldüğünü, mirasçılarının davaya dahil edildiğini, dahili davalıların da vekille temsil edildiğini, bu nedenle dahili davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak Mahkemece dahili davalıların vekille temsil olunmadığı gerekçesi ile lehlerine vekalet ücretine hükmetmediğini, bu yönden hükmün düzeltilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1926 doğumlu miras bırakan ...'nın 16.03.2010, 1924 doğumlu mirasbırakan ...'nın ise 29.10.2010 tarihlerinde öldükleri, her ikisinin de mirasçı olarak kuzenleri olan davacılar ... ve ...'i bıraktıkları, başkaca mirasçılarının olmadığı, mirasbırakanlar ... ve ...'nın 1/2'şer pay ile paydaşı oldukları çekişme konusu 1036 ada 18 parselde kayıtlı 3 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetini 09.02.2001 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik ettikleri, yargılama sırasında davacılardan ...’ın ölümü üzerine mirasçılarından ... tarafından davanın takip edildiği, davalı ...’un yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiği, 20.09.2023 tarihli Adli Tıp Raporları ile murisler ... ve ...’nın işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen 16.01.2024 tarihli Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, ayrıca Mahkemenin 25.06.2024 tarihli, dahili davalılar ... mirasçıları ... ve ... vekilinin vekalet ücretine ilişkin tashih/tavzih taleplerinin reddine ilişkin kararın da usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davacı ..., davacı ... mirasçıları ve dahili davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ..., davacı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekilleri ile dahili davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan 16.01.2024 tarihli Mahkeme kararının ve 25.06.2024 tarihli, dahili davalılar ... mirasçıları ... ve ... vekilinin, vekalet ücretine ilişkin tashih/tavzih taleplerinin reddine ilişkin kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'dan, 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ... mirasçıları ..., ... ve ...’ten, 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı ve 615,40 TL temyiz karar harcı olmak üzere toplam 2.723,20 TL harcın temyiz eden dahili davalılar ... ve ...’dan alınmasına, Dosyanın İstanbul 33. Asliye Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3946, K. 2025/2904, T. 10.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3946-e-2025-2904-k-c0c00100b533