Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3667 E. 2025/4574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3667
- Karar No
- 2025/4574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2549 E., 2024/721 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/189 E., 2023/640 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş, ancak 07.10.2025 tarihli dilekçe ile duruşma talebinden vazgeçildiği bildirilmiş olup; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; maliki olduğu 2156 parsel sayılı taşınmazın davalıya devri hususunda davalı ile yaptıkları anlaşma gereğince, davalıya 10.000,00 TL nakit ve muhtelif tarihlerde ödenecek 90.000,00 TL' lik senet verdiğini, ayrıca maliki olduğu 2156 parsel sayılı taşınmazı davalıya satış suretiyle devrettiğini, davalının bunların karşılığında kendisine üç adet otomobil devretmeyi vadettiğini, kendisinin edimlerini yerine getirmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, vermeyi taahhüt ettiği otomobillerden sadece birini kendisine devrettiğini, taşınmazın satış bedeli olarak otomobillerin hemen teslim edileceği hususunda kandırıldığını, temlikin davalının hilesi ile iradesi fesada uğratılmak suretiyle yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; iddiaların haksız ve yersiz olduğunu, taşınmazı 200.000,00 TL bedelle satın aldığını, karşılığında 34... plaka sayılı aracını 130.000,00 TL bedelle davacıya devrettiğini ve üzerine de nakit olarak 70.000,00 TL ödediğini, davacının kendisini mağdur ettiğini, davacı tarafından yapılan şikayetler hakkında takipsizlik kararı verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.03.2020 tarihli 2015/627 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafça iddianın ispat edildiği, davacının iradesinin fesada uğratılması nedeniyle temlikin yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; somut olayda tanık olarak dinlenen ...'nın Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/9208 Soruşturma nolu dosyasında 09.11.2015 tarihli ve ...'in 30.10.2015 tarihli ifadeleri ile yargılama aşamasında alınan beyanları arasında çelişki bulunduğu, bu nedenle anılan kişilerin yeniden beyanlarına başvurularak çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça iddianın ispat edildiği, temlikin davalının hilesi ile yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda dava konusu taşınmazın satış tarihi itibarı ile rayiç değerinin 507.500,00 TL olduğu, davalının cevaba cevap dilekçesi ile taşınmazı 200.000,00 TL bedelle aldığını, 130.000,00 TL'ye karşılık araç, 70.000,00 TL'nin elden verildiğini belirttiği, rayiç değer ile satış bedeli arasında ciddi fark bulunduğu, tarafların yargılama sürecinde aralarında protokol düzenledikleri, buna göre davacının aracı davalının ise taşınmazı devretmeyi taahhüt ettikleri, bu sözleşmeden de taşınmaz karşılığının sadece araç olarak ödendiği sonucunun çıktığı, öte yandan tanık .........ve .........'ın beyanlarının da bu durumu doğruladığı, davalının taşınmaza karşılık üç adet araç verme konusunda tarafların anlaşmalarına rağmen baştan beri eksik bedel ödemeyi amaçlayan davalının davacıyı yanıltmak suretiyle devrin gerçekleşmesini sağladığı, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının eşi .........’ın tanık olarak verdiği beyanında dava konusu taşınmazın teminat amacıyla verildiğini ifade ettiğini, dava dilekçesinde ise gerçek bir satış yapıldığının belirtildiğini, davacının davalıyı dolandırdığını, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, davalı tarafça dava konusu taşınmazın satış bedeli olarak davacıya devredilen 34... plaka sayılı aracın davacı tarafça yargılama devam ederken dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, tarafların eldeki dava devam ederken kendi aralarında protokol düzenlediklerini, bu protokol gereğince dava konusu taşınmazın davacıya iade edileceğinin, davalının davacıya devrettiği aracın da davalıya iadesinin kararlaştırıldığını, ancak davacının bu protokole uymadığını ve aracı üçüncü kişiye devrettiğini, davalının, taşınmazı üzerindeki ............ A.Ş. lehine tesis edilen 90.000,00 TL'lik ipotek ile yüklü olarak satın aldığını, bakiye borcu da davalının üstlendiğini, taşınmazın kredi kullanılması için teminat olarak verildiği iddiasının da doğru olmadığını, davacı tarafın yaptığı tüm şikayetlerin takipsizlik ile sonuçlandığını, davacının tüm tanık beyanlarının birbiri ile çeliştiğini, temlikin hile ile yapılmadığının açık olduğunu, davacıya devredilen araç bedelinin taşınmaz bedelinin iki buçuk katı olduğunu, taşınmazın iskânı olmayan, kaçak yapı olduğunu, herhangi bir ekonomik değerinin bulunmadığını, buna rağmen bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin fazla gösterildiğini, davalının dava konusu taşınmazı, aracını davacıya devretmek suretiyle satın aldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’in maliki olduğu 2156 parsel sayılı taşınmazını vekili ... eliyle 26.03.2015 tarihinde davalı ...’e satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 26.384,65 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.