Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3636 E. 2025/4888 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3636
Karar No
2025/4888
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/588 E., 2023/778 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'in babası olduğunu, babasının 14.01.2008 tarihinde evlendikten sonra malvarlığını hızla elinden çıkarmaya başladığını, bu süreçte babasının İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 24 62... parsel sayılı taşınmazda maliki olduğu 1/2 hissesini 02.07.2009 tarihinde davacının kardeşi ...'un eşi ...'un kız kardeşi olan ...'a satış suretiyle temlik ettiğinin anlaşıldığını, söz konusu temlikin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 24 62... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 1/2 payın tapu kaydının iptali ile babası ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 07.07.2011 tarih ve 2011/1 42... /337 Karar sayılı kararıyla; davaya konu tasarrufun davalı ... tarafından yapıldığı ve adı geçenin halihazırda sağ olduğu, davacının eldeki davayı muhtemel mirasçı sıfatı ile açtığı, davalı ...'un vesayet altına alınmadığı, davacının da ...'un vasisi olmadığı, adı geçenin vesayet altına alınması için Mahkemeye başvurulmuş olmasının bekletici mesele yapılamayacağı, davacı sıfatının dava tarihi itibari ile değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin 07.07.2011 tarih ve 2011/1 42... /337 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 14.01.2013 tarih ve 2012/128 65... /125 Karar sayılı kararıyla; vasi tayini istemiyle açılan davanın sonucunun beklenilmesi, belirlenecek duruma göre taraf teşkilinin sağlanması ve ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 06.03.2014 tarih ve 2013/2 51... /106 Karar sayılı kararıyla; davalı ...'un kısıtlanması talebiyle açılan davada İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.09.2013 tarih ve 2010/19 72... /1129 Karar sayılı kararıyla davalı ...'un kısıtlanmasına ve Avukat ...'ın vasi tayin edilmesine karar verildiği, davacının kısıtlı davalıya vasi tayin edilmediği bu kapsamda eldeki davayı açma hakkını haiz olmadığı belirtilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin 06.03.2014 tarih ve 2013/2 51... /106 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Daire'nin 19.10.2015 tarih ve 2014/112 46... /12086 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece vasi tayini talebiyle açılan İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.09.2013 tarih ve 2010/19 72... /1129 Karar sayılı kararının kesinleşmesinin beklenilmesi, sonrasında vasiye dava dilekçesi ile duruşma gün ve saatinin tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanması suretiyle işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Ç. Mahkemece İkinci Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin 09.11.2017 tarih ve 2015/4 60... /404 Karar sayılı kararıyla; vasi tayinine ilişkin İstanbul Anadolu 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 18.09.2013 tarih ve 2010/19 72... /1129 Karar sayılı kararı ile vasi olarak Avukat ...'ın atandığı ve kararın kesinleştiği, vasiye tebligat yapılarak taraf teşkilinin sağlandığı, davacı her ne kadar davalı ...'un çocuğu ise de eldeki davanın ...'un vasisi tarafından açılması gerektiği, buna karşılık davacının vasi olarak atanmadığı belirtilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

D. Üçüncü Bozma Kararı Mahkemenin 09.11.2017 tarih ve 2015/4 60... /404 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 14.04.2021 tarih ve 2020/12 75... /2240 Karar sayılı kararıyla; kısıtlı ...′un temyiz aşamasında 01.01.2019 tarihinde vefat ettiği, hal böyle olunca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 55. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle tüm mirasçıların gerektiğinde terekeye temsilci atanması yoluyla davada yer almalarının sağlanması ve böylece davanın görülebilirlik koşulu yerine getirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

E. Mahkemece Üçüncü Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın tanık deliline dayanmadığı, muris ...'un maliki olduğu taşınmaz miktarı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında davacının iddiasını ispatlayamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Mahkeme kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde ve sair deliller denilmek suretiyle tanık deliline de dayanıldığının açık olduğunu, bu kapsamda davacı tanıklarının beyanlarının alınmamasının ve davalı tanıklarının dinlenilmesinin isabetsiz olduğunu, murisin dava konusu payı devretmek için geçerli bir nedeni olmadığını, dava konusu payın esasında torunları ... ve ...'a verildiğini ancak devrin gizlenmesi amacıyla adı geçenlerin teyzesi ... adına tescil edildiğini ileri sürmüş, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Dosya kapsamı ve delillerden; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 24 62... parsel sayılı taşınmazdaki ...'a ait 1/2 hissenin 02.07.2009 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Dosyanın İstanbul Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3636, K. 2025/4888, T. 04.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3636-e-2025-4888-k-27b1b8fbd384