Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3270 E. 2025/3017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3270
Karar No
2025/3017
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1162 E., 2024/1394 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/60 E., 2024/30 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar; mirasbırakan babaları ...’in 1284 parsel ve 189 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarını 14.05.2014 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’ye devrettiğini, murisin, dava dışı oğlu ...’un yanında yaşadığını, şeker hastası olup tüm bakımını oğlu ...’un yaptığını, davalının hiçbir şekilde murisin bakım ve gözetimini yapmadığını, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalı; murisin, bakım ve gözetimi ile kendisinin ilgilenmesi nedeniyle dava konusu taşınmazlarını kendisine ölünceye kadar bakım akdi ile devrettiğini, murisin temlik dışı 35 adet taşınmazının kaldığını ve bu taşınmazların mirasçılarına intikal ettiğini, devredilen taşınmazların murisin tüm mal varlığına oranının çok düşük olduğunu, murisin 2011 yılında trafik kazası geçirdiğinde tüm tedavi ihtiyaçlarının ve bakımının kendisi tarafından yerine getirildiğini, emekli olabilmesi için 3,5 senelik sigorta primlerini ve askerlik borçlanmasını da kendisinin ödediğini ve murisin emekli olmasını sağladığını, maddi ve manevi olarak sürekli murise destekçi olduğunu, davacıların ise murisle hiç ilgilenmediklerini, temliklerin mal kaçırma amacı taşımadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin davaya konu tasarrufları gerçekleştirdiği tarihte üzerine kayıtlı otuzdan fazla taşınmazının bulunduğu, tüm malvarlığı değerlendirildiğinde, devrettiği taşınmazların değerinin murisin elinde kalan mal varlığı değerine oranla çok düşük kaldığı, ayrıca dinlenen tanık anlatımlarından dava konusu devirler yapılana kadar murisin tüm mirasçıları ile arasının iyi olduğu, herhangi biri ile husumetinin bulunmadığı, bu nedenle mal kaçırmasını gerektirir bir durum olmadığı, tanık anlatımlarına göre davalının muris ile ilgilendiği, murisin ciddi anlamda bakım ihtiyacının da bulunmadığı, muvazaa olgusunu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların muris tarafından davalıya ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiğini, akit tarihinde ve sonrasında murisin bakım ve gözetime ihtiyacı bulunmadığını, taşınmazlarının, hayvanlarının, zirai gelirinin ve emekli maaşının bulunduğunu, davalının murise bakmadığının tüm tanık beyanları ile sabit olduğunu, davalının ... ilçesinde, murisin ise ... ilçesinde ikamet ettiğini, davalının devamlı olarak babasına bakmadığını, ara sıra ziyaretine gittiğini, murise diğer oğlu ... ve eşinin baktığını, murisin oğlu ...’a da küçük bir yer verdiğini, ancak ... ve eşinin murise baktıkları için davacılar tarafından bu temlikin iptaline ilişkin dava açılmadığını, murisin emekli primlerini kendisinin ödediğini, sağlık ve sıhhatinin yerinde olup bakıma muhtaç olmadığını, devredilen taşınmazların tam pay ile muris adına kayıtlı olduğunu, murisin geriye kalan taşınmazlarının ise hisseli taşınmazlar olup değerlerinin çok düşük olduklarını, temliklerin mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1939 doğumlu mirasbırakan ...’in 02.01.2022 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak ilk eşi... olma davacı kızları ..., kendinden sonra ölen oğlu ...’in eşi ... ve çocukları ... ile dava dışı kendinden önce ölen oğlu ...’in çocukları ... ve ... ile ...’in torunları ..., ilk eşi... olma davalı oğlu ... ve ikinci eşi ...’dan olma dava dışı çocukları ... ve ...’un kaldığı; mirasbırakanın dava konusu 1284 (yeni 253 ada 14) ve 189 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarını 14.05.2014 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’ye temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/3270, K. 2025/3017, T. 16.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-3270-e-2025-3017-k-b1a95eb290e8