Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3147 E. 2025/3018 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3147
- Karar No
- 2025/3018
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1513 E., 2024/1161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 27. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/250 E., 2022/57 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı; 10 parsel sayılı taşınmazdaki 8 nolu bağımsız bölümü ½ şer paylar ile eski eşi ... ile evlenmeden önce birlikte satın aldıklarını, daha sonra ... ile evlendiklerini, evliliklerinde sorunlar yaşanması nedeniyle taşınmazdaki maliki olduğu ½ payını daha sonra kendisine iade edilmek üzere kayınvalidesi olan davalı ...’e devrettiğini, ancak davalının temlik aldığı payı kendisine iade etmediğini, eşi ... ile de boşandıklarını, ayrıca temlikin hile ile yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı; davacı ile kızı ...’nun anlaşıp evlenmeye, bu amaçla dava konusu taşınmazı yarı paylarla satın almaya karar verdiklerini, ancak davacının kendine düşen satış bedelini ödeyemediğini, bu nedenle davacı adına tescil edilecek pay bedelini kendilerinin davacıya borç olarak verdiklerini, daha sonra davacı ile kızının evlendiğini, ancak davacının aldığı borcu ödemediği için dava konusu taşınmazdaki payını borcuna karşılık devrettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafça inançlı temlik iddiasının yazılı delil ile ispat edilemediği, sunulan mesajlaşma kayıtlarında ise davalının veya dava dışı eşinin bir ikrarının bulunmadığı, kaldı ki dinlenilen tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığı gibi, davacıdan duyduklarını aktardıkları, davacı tarafça yemin teklif edilmeyeceği de beyan edildiğinden inançlı işlem ve hile iddialarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; inançlı işlem iddiası yönünden yazılı delil bulunmadığı, davacı tarafça, kendisi, davalı, dava dışı eski eşi ve eski kayınpederi arasındaki yazışma kayıtlarının delil başlangıcı niteliğinde olduğu bildirilerek tanık deliline dayanıldığı, dava dilekçesi ekindeki mesajlaşma kayıtlarında davalının ya da dava dışı eşi ile dava dışı kızının herhangi bir ikrarı, iddia edildiği gibi bir beyanı bulunmadığı gibi aksine, davalının eşi olan dava dışı ... tarafından taşınmazın bedelinin kendisi tarafından ödendiği ifade edildiği, dinlenilen tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığı gibi davacıdan duyduklarını aktardıkları, yemin delili hatırlatılmasına rağmen, davacı tarafça yemin teklif edilmeyeceğinin beyan edildiği, inançlı işlem ve hile iddiasının ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın davacı ve eski eşi ... tarafından evlenmeden önce 640.000,00 TL bedelle satın alındığını, evlendikten sonra evlilikte sorunlar yaşandığını, davacının eşini çok sevmesi ve ailesinin huzurunun bozulmaması için eşinin talebi ile taşınmazdaki ½ payını davalıya devrettiğini, ancak taşınmazın davalıya devredilmesinden iki gün sonra eşi ...’nun davacıya boşanma davası açtığını, davalının davacının iradesini yanıltarak temliki sağladığını, davalı tarafın gönderdiği bedelin, kızları ...’nun ödemesi gereken satış bedeli olduğunu, davacının kendi payına düşen satış bedelini kendi hesaplarından ödediğini, davacının satış bedelinin bir kısmını elden nakit olarak, bir kısmını da satıcının hesabına banka havalesi ile ödediğini, temlikin borca karşılık olmadığını, tamamen davalıların hilesi ile yapıldığını, davalının, davacının evliliğini kurtarmak için tapuyu devretmesini istediğini, devri sağlayınca da eşinin boşanmak için dava açtığını, davalı ve eşinin, evlilik birliğinin huzurunu sağlamak amacıyla taşınmazın geçici devrini talep ettiklerini, davacının evliliğini kurtarmak amacıyla baskılar sonucu taşınmazdaki payını davalıya devrettiğini, temlikin hile ile yapıldığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, inançlı işlem ve hile hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ün 10 parsel 8 nolu bağımsız bölümdeki maliki olduğu ½ payını 30.04.2019 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.