Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/3036 E. 2025/3002 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3036
- Karar No
- 2025/3002
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2303 E., 2024/298 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemaliye Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/126 E., 2018/33 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı asıl tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşıldığından davacının duruşma isteminin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Erzincan ili, Kemaliye ilçesi, ... köyünde kain maliki oldukları 133 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının kadastro çalışmaları sırasında davalılara ait 133 ada 2 parsel sayılı taşınmaza dahil edildiğini ileri sürerek adlarına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında dava dilekçesinde 133 ada 1 parselin muris babası ...'tan intikal etmesi ve mirasçılar arasında taksim bulunmaması nedeniyle tüm mirasçılar adına tescilini talep etmiş, daha sonra ise taşınmazı diğer mirasçılardan satın aldığını ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 2 parseldeki dava konusu kısmın kendisi adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın muris babası Adıgüzel'den intikal ettiğini, davanın haksız olduğunu belirterek reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı her ne kadar mevcut 1 parseli murisinin diğer dava dışı mirasçılarından satın almış ise de davacının murisi ...'ın 2014 yılında öldüğü bu nedenle dava konusu 2 parsel içindeki (A) harfli dava konusu bölümün ...'nın tüm mirasçıları tarafından tescilinin istenebileceği, davacıya verilen kesin süre içerisinde diğer mirasçıların açılan davaya muvafakatinin alınması ya da terekeye temsilci atanması suretiyle aktif husumetin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. KALDIRILMA KARARI VE HÜKÜM İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararıyla; dava dilekçesindeki eksikliklerin İlk Derece Mahkemesince verilen kesin süre içerisinde davacı tarafından giderilmediği, bu sebeple davanın HMK'nın 119/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V.BOZMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 02.10.2023 tarihli ve 2022/7884 Esas, 2023/5016 Karar sayılı kararıyla; Bölge Adliye Mahkemesi kararı kendisine usulsüz olarak tebliğ edilen davacının temyiz dilekçesinin süresinde olduğu, dava dilekçesindeki eksikliklerin verilen sürede tamamlanarak dilekçenin hakim tarafından kabul edildiği, bu sebeple Bölge Adliye Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu, davacının dava dilekçesinde ve 28.02.2018 tarihli 4. Celsede 2 parsel sayılı taşınmazdaki dava konusu kısmın muris ... terekesine iadesini talep ederek dava dışı mirasçıların muvafakatını almak için süre istediği, aynı celsede Mahkemece davacıya diğer mirasçıların muvafakatlerini alması veya terekeye temsilci atanması için iki haftalık süre verilerek aksi hâlde davanın husumetten reddine karar verileceğinin ihtar edildiği, davacının verilen kesin sürede taraf teşkili için gerekli eksikliği gidermediği, 11.04.2018 tarihli celsede babası ...'tan intikâl eden 1 parsel sayılı taşınmazdaki diğer mirasçıların paylarını temlik aldığını ve dava konusu 2 parseldeki (A) harfli kısmın kendi adına tescilini istediği, her davanın açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre değerlendirileceği, dava tarihinde dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazda muris ...'ın tüm mirasçılarının miras hakkı bulunduğu, davacının verilen kesin sürede taraf teşkilini sağlamadığı anlaşıldığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirilmesi gerektiği, dava tarihinde dava konusu taşınmaz bölümünde davacı murisi ...'ın tüm mirasçılarının miras hakkı bulunduğu, davacıya verilen kesin sürede taraf teşkili için gerekli eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı, duruşma istekli temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince diğer mirasçıların davaya olurlarının alınması ya da tereke temsilcisi atanması için kendisine ihtarda bulunulduğunu, babasından intikal eden taşınmazı verilen sürede diğer mirasçılardan satın aldığı için diğer mirasçıların onaylarının alınmasının gerekli olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.