Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2641 E. 2025/2880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2641
Karar No
2025/2880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/201 E., 2024/88 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/381 E., 2021/42 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davacının yurt dışında yaşaması sebebiyle davalı kızı ...'yı genel vekaletname ile vekil tayin ettiğini, davalının iş kurması ve ticari faaliyetini sürdürebilmesi, kredi çekebilmesi amacıyla vekaletnamenin düzenlendiğini ancak davalının vekalet görevini kötüye kullanarak davacının maliki olduğu 2023 parseldeki 7, 4 ve 8 nolu bağımsız bölümler ile 202 ada 8 parseldeki 4 nolu bağımsız bölümü davalı ...'ya bedelsiz devrettiğini, davacının devirden sonra .... Noterliğinin 28.07.2015 tarih ve 05045 yevmiye numarası ile davalı ...'ya azilname göndererek kendisini azlettiğini, davalı ...’un dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik gücü bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili; diğer davalı ... ile davalı ... arasında .../... beldesinde halen faaliyette bulunan plaj, kafe, bar işletmesi ile ilgili 22.07.2013 tarihli ortaklık sözleşmesi bulunduğunu, davalı ...’un ortaklığa sermaye olarak 150.000,00 TL koymayı taahhüt ettiğini ancak taahhüdü karşılığı nakit meblağ temin edemediğinden davalıya 50.000,00 TL bedelli 3 adet senet düzenleyip verdiğini, ortaklık sözleşmesinde taahhüt ettiği sermaye borcunu yerine getiremediğini, borcun ödenmesi için davalı ...’un iş kurması ve kredi temin etmesi maksadıyla verilen vekâletnamedeki yetkileri kapsamında dava konusu taşınmazları davalıya temlik ettiğini, 06.07.2015 tarihinde bakiye 29.000,00 TL borcun davalının banka hesabına gönderildiğini, bahsi geçen ortaklıktan davacı tarafın bilgisi ve onayı olduğunu, devir işleminin hemen akabinde banka şubesi tarafından davacıya gerekli bildirimin yapıldığını ve davacı taraf kredinin yeniden yapılandırılması için bankanın hazırladığı ödeme planına herhangi bir ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığını, halen de aylık ödemelerinin davacı tarafça yapıldığını, davaya konu taşınmazların davalı ... ile aralarında yaptıkları adi ortaklık sözleşmesi kapsamında bulunan alacağına karşılık alındığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davacı ...'nın davalı ...'nın annesi olduğunu, Çanakkale’de birlikte yaşadıklarını, davacının davalı ile birlikte yurt dışına çıkıp geri geldiğini, davacının davalıyı taşınmaz alım ve satımı ile kendisine ait taşınmazlarda her türlü tasarrufta bulunmak üzere vekaletname verdiğini, bu vekâlet ile dava konusu taşınmazlardan yaklaşık 2-3 yıl önce Çanakkale ilinde dava konusu taşınmazın bulunduğu apartmandaki 6 nolu davacıya ait dairenin satışını yaptığını, yani davalının daha önce de davacıya ait taşınmazların satışını yaptığını, davalının diğer davalı ile yapmış olduğu adi ortaklık sözleşmesi gereği bu taşınmazları diğer davalıya devrettiğini, davacı dava konusu taşınmazların satışının üzerinden yaklaşık 3 ay geçtikten sonra yeni bir vekaletname daha düzenlediğini ve bu vekaletname ile davacıya ait Kocaeli ilinde bulunan bir taşınmazın da satıldığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalılardan ...’nın dava konusu dört taşınmazın da maliki olmadığı, anılan davalı yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiği; davalılardan ... yönünden ise dava dilekçesinde vekalet düzenlenmesindeki saikin davacının kızının iş hayatına katkı sağlamak, ticari faaliyetlerinde kendisine kredi temin etmek olduğunun belirtildiği, davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde de aynı durumun belirtildiği, davalı ... ile davalı ... arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu, bu iş ilişkisinden kaynaklı alacaklar için dava konusu taşınmazların davalı ...'a devredildiği, ... Bankası tarafından davacıya 22.04.2015 tarihinde satışa ilişkin bilgilendirme yapıldığı, davacının ise davalı kızını 28.07.2015 tarihinde azlettiği, satıştan haberdar olmasından sonra hemen azil işlemini yapmak yerine bir süre durumu kabul ettiği, tanık beyanlarından davacının, davalılar arasındaki iş ilişkisinin bilincinde olduğunun anlaşıldığı, hileye ilişkin dosyada herhangi bir delilin mevcut olmadığı, vekalet görevinin kötüye kullanıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesi kararının davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalı vekil ...'a annesi tarafından verilen dava konusu vekaletnamenin iş kurması ve faaliyette bulunması için verildiğinin açıkça beyan edildiğini, diğer davalı ile adi ortaklık ilişkisi doğrultusunda bedel ödeyemediği için dava konusu taşınmazların davalıya devredildiğini, davacı annesinin de onayının olduğunun savunulduğu; davacının dava konusu taşınmazların devrine yönelik talimatının, onayının olduğunun ispatlanamadığı, bedelin davalı vekil tarafından davacıya ödenmediği gibi akitte gösterilen bedellerin de bilirkişi raporu ile tespit edilen değerlerin çok altında kaldığı, davalı vekil ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, diğer davalı ...’nun davalı vekil ... ile birlikte iş yaptıkları, davacıyı da tanıdığı, davalı vekil ...’un vekalet görevini kötüye kullandığını bilen ve bilmesi gereken kişi olduğu gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ...’un iş kurması ve ticari faaliyetlerini sürdürmesi için vekaletnamenin düzenlendiğinin davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiğini, taşınmazların, davalı ile olan ortaklık ilişkileri kapsamında davalı ...’a devredildiğini, davacının da devirlerden haberinin ve onayının olduğunu, nitekim devirden sonra davacının işyerlerine geldiğini, temlikten haberdar olduğunun tanıklarca da ifade edildiğini, 202 ada 8 parselin devrinin dava dışı banka tarafından davacıya 22.04.2015 tarihinde bildirildiğini, davacının da kredi borcunu yeniden yapılandırarak ödemeye devam ettiğini, bu bildirim sonrasında İzmit'teki başka bir taşınmazını satması için Lefkoşa Büyükelçiliği vasıtasıyla düzenlettirdiği 16.06.2015 tarihli vekaletnameyi davalı ...'ya gönderdiğini, davacı tarafından gönderilen azilnamenin ise davacının oğlu olan ...'nın baskısıyla düzenletildiğini, Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma suçlamasıyla davalının yargılandığını ve taşınmazların 07.04.2015 tarihinde davalı ...'ya devredildiğinin 22.04.2015 tarihinde İş Bankası tarafından davacıya yazılı olarak bildirildiği, buna rağmen davacı ...'nın İzmit'te bulunan başka bir taşınmazının satışı için 16.06.2015 tarihinde davalı ...'ya yeni bir vekaletname verdiği, davacının satışlardan haberinin olmadığı yönündeki beyanının gerçeği yansıtmadığı gerekçesiyle davalı ...’un beraatine karar verildiğini, kararın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından hukuka uygun görülerek kesinleştiğini, anılan ceza yargılaması sonucu verilen beraat kararının değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; faaliyetlerini sürdürmesi için vekaletnamenin düzenlendiğinin davacı tarafça dava dilekçesinde belirtildiğini, taşınmazların davalı ile olan ortaklık ilişkilieri kapsamında davalıya ...’a devredildiğini, davacının da devirlerden haberinin ve onayının olduğunu, vekalenamenin düzenlenme amacına uygun hareket edildiğini, iş kurmak amaçlı taşınmazları temlik ettiğini, nitekim bam kararında da davalıların birlikte iş yaptıklarının gerekçeli kararda kabul edildiğini, devirden sonra davacının işyerlerine geldiğini, temlikten haberdar olduğunun tanıklarca da ifade edildiğini, 202 ada 8 parselin devrini dava dışı bankanın davacıya 22.04.2015 tarihinde bildirdiğini, davacının da kredi borcunu yeniden yapılandırarak ödemeye devam ettiğini, bu bildirim sonrasında davacının İzmit'teki başka bir taşınmazını satması için Lefkoşa Büyükelçiliği vasıtasıyla düzenlettirdiği 16.06.2015 tarihli vekaletnameyi davalı ...'ya gönderdiğini, davacı tanığı ... ’ın da davacının temliki bankanın belirtilen yazısı ile öğrendiğini ifade ettiğini, Çanakkale 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile eldeki kararın çeliştiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının 24.04.2014 tarihli satış yetkisi de içeren bir vekaletname ile davalı kızı ...’u vekil tayin ettiği, davalı vekilin dava konusu 4 adet bağımsız bölümü 07.04.2015 tarihinde davalı ...’a satış suretiyle ipotek ile takyidatlı olarak temlik ettiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 22.716,40'ar TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 10.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2641, K. 2025/2880, T. 10.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2641-e-2025-2880-k-2014d788fed9