Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2265 E. 2025/5313 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2265
- Karar No
- 2025/5313
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1496 E., 2024/224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/343 E., 2020/182 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 1 02... parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ile 1 20... parsel sayılı taşınmazın tamamının dedesi ve babasından kendisine intikal ettiğini, 60 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız olarak ekilip biçildiğini, ancak kendisi köyde yokken yapılan kadastro çalışmaları sırasında hatalı olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek taşınmazların ilgili kısımlarının davalı Hazine adına tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş, miktar bakımından görevsizlik kararı öncesinde Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.01.2010 tarihli celsesindeki beyanında dava konusu taşınmazların kendisine babasından kaldığını, diğer kardeşleri de haklarını isterse onlara da haklarını vereceğini belirtmiştir.
II.CEVAP Davalı Hazine cevap dilekçisinde özetle; davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2013 tarihli ve 2009/1569 E., 2013/1316 K. sayılı kararıyla; davanın 6100 sayılı HMK'nın yürürlük tarihinden önce açıldığı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin keşfen belirlenen değerlerinin Sulh Hukuk Mahkemeleri görev sınırının üzerinde kaldığı gerekçesiyle değer bakımından Sulh Hukuk Mahkemesinin görevsizliğine karar verilmiş, görevsizlik kararının kesinleşmesi ve davacının talebi üzerine dosya görevli Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilerek 2014/343 E. sayısını almıştır.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 20... parsel yönünden taşınmazın mera, yaylak, kışlak, orman, taşlık veya harman yeri gibi Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, tarım arazisi olduğu, hava fotoğrafları incelemesinde (1960, 1976, 19 92... yılları) bu parselin sürekli olarak kullanılmış bir yer olduğu ve tarımsal faaliyet yapıldığı, dinlenen mahalli bilirkişi, tanık ve teknik bilirkişi beyan ve raporlarının örtüştüğü, bu yerin davacı ile öncesinde babası tarafından ekilip biçildiği, davacının kardeşleri tarafından herhangi bir hak iddia edilmediği, dolayısıyla taşınmazın davacıya ait olduğu, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle 1 20... parsel yönünden davanın kabulü ile davacı adına tesciline; 1 02... parseldeki (A) harfli dava konusu taşınmaz bölümünün hava fotoğraflarına göre kazanımı sağlayacak şekilde kullanılmamış yer olduğu gerekçesiyle (A) harfli kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kabulüne karar verilen 1 20... parsele yönelik olarak hava fotoğrafları incelemesi ve bilirkişi raporlarıyla taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunun ve davacı tarafından uzun süredir kullanıldığının sabit olduğuna dair İlk Derece Mahkemesi tespitinde isabetsizlik görülmediği; reddine karar verilen 1 02... parsel sayılı taşınmazdaki (A) harfli kısım yönünden özellikle 1960, 19 76... tarihli hava fotoğraflarında taşınmaz bölümünün boş ve doğal görünümde olduğu, 2005 tarihli hava fotoğraflarında ise tarımsal faaliyet görüldüğü, davacı lehine zilyetlikle edinme şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kabul kararı verilen 1 20... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının sağlanmadığını, davacının tespitten uzun yıllar geçince taşınmaz üzerinde düzenleme yaptıktan sonra davayı açtığını, davacı tarafından taşınmazın dedesi ve babasından intikal ettiği ileri sürlümüş ise de diğer mirasçıların davaya muvafakatlarının olmadığını, davacının herhangi bir belge veya kayda dayanmadığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının soyut içerikli olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi irsen intikâl ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil ile dava sırasında kamu orta malı mera parseline dönüştürülen mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Dosya kapsamından; Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain dava konusu 1 02... parsel sayılı taşınmazın 25.12.2007 tarihinde senetsizden Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması sebebiyle 119.589,02 metrekare yüz ölçümüyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, 14.12.2015 tarihinde dava sırasında kamu orta malı mera parseline dönüştürüldüğü, 1 20... parsel sayılı dava konusu taşınmazın da 1993 yılında ... oğlu ... ... ... tarafından sürülerek tarla haline getirildiği ancak tespit tarihi itibarıyla 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmaması sebebiyle 11.632,98 metrekare yüz ölçümlü tarla vasfıyla 27.12.2007 tarihinde Hazine adına tespit edildiği, askı ilan süreleri içinde itiraz edilmeyen tespitlerin 25.03.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının 184 parseldeki (A) harfli 11.205 metrekarelik kısım ile 24 parselin tamamı hakkında kadastro öncesi irsen intikâl ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak taşınmazların dedesi ve babasından kendisine intikâl ettiği, 60 yıldır nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullandığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescili talebiyle 26.10.2009 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
2. Dava değeri yönünden görevsizlik kararı öncesinde Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1569 Esasına kaydolunan davanın 19.10.2010 tarihli celsesinde ise davacı asılın beyanında aynen "Dava ettiğim yer bana babamdan kaldı, benim diğer kardeşlerim de haklarını isterlerse onlara da hakkını veririm." şeklinde beyanda bulunduğu, haricen UYAP ortamından alınan nüfus kayıtlarının incelemesinde davacının babası ...'in 04.05.1997 tarihinde öldüğü, annesi ...'nin 26.03.2018 tarihinde öldüğü, davacının dava dışı ..., ..., ..., ..., 2009 yılında evli olarak ölen ... isimli kardeşlerinin bulunduğunun görüldüğü, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin beyanında taşınmazların öncesinde sırasıyla davacının anne tarafından dedesi ... ..., davacının babası ... ve davacı ... tarafından ekilip biçildiğinin beyan edildiği görülmekle, tüm bu hususlar ile davacının 19.10.2010 tarihli celsedeki beyanları doğrultusunda dava konusu taşınmazların murislerinden davacıya intikâl edip etmediği, adına tescil isteğinde bulunan davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda oluşan tereddüt giderilmeden işin esasına girilmesi hatalıdır.
3. Hal böyle olunca; doğru sonuca varabilmek için öncelikle 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen Hâkimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacının 19.10.2010 tarihindeki beyanı ile çekişmeli taşınmazların davacıya ne şekilde kaldığı hususu davacıdan sorularak açıklattırılmalı, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi kurulu ve aynı yönteme göre tespit edilecek taraf tanıkları katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
4.Yapılacak keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların öncesinde kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın davacıya murislerinden mi intikal ettiği, murislerinden intikal ediyor ise özellikle davacıya ne şekilde kaldığı, taksim, bağış, satış yollarından biriyle intikal edip etmediği, taşınmazın mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği ve taksimen davacıya isabet edip etmediği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.