Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/2214 E. 2025/4319 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2214
Karar No
2025/4319
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/143 E., 2023/68 K.

Mahkeme kararı davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ......... köyü 1 09... parsel, 1 10... parsel, 1 92... parsel ve 1 93... parsel sayılı taşınmazların davacılar ve davalının babası ...'ten kaldığını, taraflar arasında herhangi bir rızai taksim olmamasına rağmen taşınmazların tamamının davalı adına tespit ve tescil edildiğini belirterek davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Asli müdahiller ... ve ... vekili 15.04.2024 havale tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların muris ...'ten geldiğini, taşınmazlarda müvekkillerinin de miras hakkından gelen mülkiyet hakkı olduğunu, müvekkillerinin dava konusu taşınmazlarda miras hak ve paylarının adlarına tescil edilebilmesi için asli müdahil olarak dava ve duruşmalara kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... aşamalardaki beyanında; açılan davayı kabul etmediğini, diğer mirasçılar ile yerlerin taksimi konusunda anlaştığını, ancak davacılardan ... ve...’nin yaptıkları taksime uymayarak dava açtıklarını beyan etmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.12.2014 tarihli ve 2013/3 50... /327 Karar sayılı kararıyla; usulüne uygun olarak gerçekleştirilen keşif esnasında dinlenilen mahalli bilirkişilerin söz konusu yerle ilgili mirasçılar arasında her hangi bir taksimin olmadığını beyan ettikleri, bu nedenle tüm mirasçıların katılımı olmaksızın yapılan miras taksimlerinin geçersiz olduğu, her ne kadar mahalli bilirkişiler davacılara da bırakılan yerlerin olduğunu beyan etmişler ise de yine bilirkişilerin beyanlarından anlaşılacağı üzere muris ...nin birden fazla olan eşlerinin çocuklarının arasında ayrım gözettiği, bu durumların bir taksim olduğu düşünülse bile bunun rızai olmadığı, böylece davalının davacıların bilgi ve rızası dışında diğer mirasçıların haklarının ketmedilmesi suretiyle kendi adına tapuya kayıt ettirmesinin usulsüz olduğu, her ne kadar davalının dava konusu yerlere zilyet olduğu anlaşılıyor ise de zilyetlikle miras hakkının kaybedilemeyeceği ya da kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2019 tarih ve 2016/1425 Esas, 2019/668 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmadığı gibi hükmün gerekçesinin dahi yasal düzenlemelere uygun olmadığı, taşınmazların öncesinde tarafların kök murisi ...'ten kaldığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, çözümlenmesi gereken hususun murisin sağlığında taşınmazlarını mirasçılarından bir kısmına bağışlayıp-bağışlamadığı, bağışlamamış ise ölümünden sonra mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde taksim yapılıp-yapılmadığı noktasında toplandığı, taşınmazların öncesinin tapusuz olması nedeniyle menkul mal hükmünde olduğu, maliki tarafından zilyetliğinin devredilmesi şartıyla istediği şekilde bağışlanabileceği, satılabileceği, diğer bir anlatımla tapusuz taşınmazlarda muvazaa ileri sürülemeyeceğinden murisin mirasçıları arasında adil olma, tüm mirasçılarının paylarını gözetme gibi yükümlülüğünün de bulunmadığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve tanıklar murisin bir kısım yerlerini sağlığında bir kısım mirasçılarına bağışladığını beyan etmekte ise de bu beyanların da hem kendi içinde hem de birbiriyle çelişkili olup çelişkilerin de giderilmediği, ayrıca muris ...'ün çekişmeli taşınmazlar dışında İstanbul'da birden fazla sayıda evinin bulunduğu, bu evleri de bir kısım davacılar olan son eşi ile çocuklarına bıraktığı beyan edilmesine rağmen bu taşınmazların akıbetinin araştırılmadığı, taraflara bu hususta delil sunma imkanı verilmediği, hâl böyle olunca, öncelikle taraflara çekişmeli taşınmazlar dışında murisin başkaca taşınmazları olup olmadığı hususunda beyanda bulunmaları için süre verilmesi, beyanda bulunulduğu taktirde tapu kayıtlarının dosya arasına getirtilmesi, daha sonra, önceden dinlenen bilirkişiler dışında üç kişilik yerel bilirkişi heyeti ile önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile taşınmazlar başında keşif yapılması, yerel bilirkişiler ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların tamamının ya da bir bölümünün muris tarafından sağlığında mirasçılarının bir kısmına bağışlanıp-bağışlanmadığı, bağışlanmış ise zilyetliğin devredilip-devredilmediği, devredilmiş ise kimin ne zamandan beri nasıl kullandığı, bağışlanmamış ise ölüm gününden sonra mirasçıları arasında usulüne uygun şekilde bir taksim yapılıp-yapılmadığı, çekişmeli taşınmazlar dışında murisin malvarlığına ait başkaca taşınmazlar olup olmadığı, varsa murisin bu taşınmazlar üzerinde nasıl bir tasarrufta bulunduğu hususlarında olaylara dayalı olarak beyan alınması, beyanlar arasında çelişki olması halinde usulüne uygun şekilde giderilmeye çalışılması; fen bilirkişisinden keşfi izlemeye elverişli, yerel bilirkişi ve tanıklarca taşınmazların bir kısmının bağışlandığının ifade edilmesi halinde bu bölümleri gösterecek şekilde rapor istenilmesi, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan yargılama, toplanan deliller, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları, dava dilekçesi ile tarafların aşamalardaki tüm beyanları birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu parsellerin tarafların kök murisi ...'ten kaldığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın kök muristen kalan taşınmazların mirasçılarına murisçe ya da tarafların anlaşması ile taksim edilip-edilmediği, edilmiş ise hangi taşınmazların kime bırakıldığı noktasında toplandığı, dinlenilen tanık ve mahalli bilirkişiler ile davacılar ... ile ...'ün keşifte alınan beyanlarından dava konusu taşınmazların kök muris tarafından mirasçılarına taksim edildiğinin anlaşıldığı, yine gerek mahalli bilirkişiler ...ve tanık ...'ın beyanlarından, gerekse davalının keşifte alınan beyanından dava konusu 1 09... parselin davacı ...'ya bırakıldığı hususunda tam bir vicdani kanaate varıldığı, bu taşınmaz üzerinde davacı ... dışında başka kişilerin hakkının olmadığı, taleple bağlı kalınarak bu taşınmaz yönünden davanın kabulü ile davacı ...'nın miras payı oranında adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ...'ün keşifte alınan beyanından kendisine taksim edilen yeri aldığı, kendisinin kardeşi ...için bu davayı açtığının anlaşıldığı, dava konusu taşınmazlarda hakkı olmadığı sonucuna varıldığı, mahalli bilirkişiler ...ile ... ...ın beyanlarından dava konusu 1 10... parselin kök murisin oğlu dava dışı ...'e bırakıldığı, bu taşınmazda davacıların ve asli müdahillerin hakkı olmadığı sonucuna varıldığı, dinlenilen mahalli bilirkişi ...'ün bu iki taşınmazla ilgili farklı beyanda bulunduğu, kendisinin başkalarından duyumu üzerine beyanda bulunduğunu belirtmesi ve diğer mahalli bilirkişilerle çelişmesi sebebiyle beyanlarına itibar edilmediği, dava konusu 1 92... ve 1 93... parsellerle ilgili olarak ise mahalli bilirkişi ... ...ın bu taşınmazları kök murisin davalıya bıraktığını ve halen davalının kullandığını beyan etmesi nedeniyle bu taşınmazın davalıya bırakıldığı sonuç ve vicdani kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile dava konusu .............köyü 1 10... parsel, 1 92... parsel, 1 93... parsel sayılı taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, 1 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden davacılar ..., ... (mirasçıları) ..., ..., asli müdahiller ... ve ... tarafından açılan davanın reddine, dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının, Dereli Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.06.2013 tarihli ve 2013/2 11... /229 Karar sayılı mirasçılık belgesindeki davacı ...'nın payı oranında iptali ile davacı ... .......adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan tapu kaydının mevcut tapu maliki adına aynen ipkasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar ve asli müdahiller vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının hatalı olduğunu, 03.11.2022 tarihli keşifte murisin bir kısım malvarlığını taksim ettiği iddiaları dosyaya yansımışsa da dinlenilen mahalli bilirkişiler, tanıklar ve hatta davacı ve davalının beyanları dikkate alındığında murisin hangi taşınmazı kime bıraktığı hususunda net bir veri elde edilemediğini ve tüm beyanların birbiriyle çeliştiğini, bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıkların 1 09... parselin müvekkili...'ye bırakıldığını, 1 10... parselin ise ...'e bırakıldığını beyan etse de bir kısım tanık ve mahalli bilirkişinin ise bunun tam tersini beyan ettiğini, yine müvekkili ...'nın 1 09... parselin kendisine bırakıldığını ancak 1 10... nolu parseli babasının hiçbir çocuğuna bırakmadığını, dava dışı 1 11... ve 75 nolu parselleri sadece ........e bırakmadığını beyan ettiğini, diğer parsellerle ilgili herhangi bir beyanı olmadığını, müvekkili ...'ün ise yine davaya konu taşınmazların taksimi ile ilgili olarak ayrıntılı bir beyanda bulunamadığını, ....... mevkiindeki 1 92... ve 1 93... parselleri babasının kimseye bırakmadığını, yine 1 11... ve 75 nolu parsellerin tamamını ......'e bırakmadığını beyan ettiğini, davalı ...'in ise sadece dava dışı 1 11... ve 75 nolu parsellerin babası tarafından eşine bırakıldığını beyan ettiğini ve müvekkilleri ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının aksine 1 09... nolu parselin tamamının değil de sadece bir kısmının...'ye bırakıldığını beyan ettiğini, davacı müvekkilleri, davalı, mahalli bilirkişiler ve tanık beyanlarından murisin taşınmazlarını taksim edip-etmediği, taşınmazlarının bir kısmını taksim etmişse de davaya konu taşınmazları taksim edip-etmediği, etmişse kime bıraktığı hususunda sağlıklı bir sonuca ulaşılamadığı gibi 1 92... ve 1 93... nolu parselleri kimseye bırakmadığının anlaşıldığı, yine 1 09... parsel ve 1 10... parsel sayılı taşınmazların kime bırakıldığı hususunda da sağlıklı bir sonuca ulaşılamadığı, bunun murisin taşınmazları taksim etmek istemiş olsa da taksim etmemesinden kaynaklandığını, nitekim davalının da bu durumu fırsat bilerek muristen kalan davaya konu ve dava dışı tüm taşınmazları kadastro tespitinde kendisi ve eşi adına yazdırdığını, murise ait olup orman olarak yazılan 2 ayrı taşınmazın 2B çalışması sonrasında bir parselin müvekkil ... tarafından bir parselin de ........ tarafından parası ödenerek Hazineden satın alındığını, esasen müvekkillerinin muristen kalan ve ormana bırakılmayan hiçbir taşınmazdan paylarını alamadıklarını, murisin sadece 4 parça yeri taksim ettiğini, bunların ikisi orman vasfından çıkarıldıktan sonra müvekkilleri ... ve ........ tarafından 2B çalışması sonrası Hazineden satın alınan yerler olup diğer yerin ise murisin ......'in eşine bıraktığı 74... nolu parsel içinde kalan bir kısım yer olduğunu, diğer yerin ise dava dışı oğlu ...'e çok önceden verdiği ve kadastro çalışmalarında ...'in oğlu adına yazılan bir taşınmaz olduğunu, belirtilen bu 4 taşınmazın zaten davaya konu olmayan taşınmazlar olduğunu, onun dışında kalan taşınmazları, özellikle 1 92... ve 1 93... nolu parseli taksim etmediği yine 1 09... ve 1 10... nolu parseli taksim etmiş olsa bile kime bıraktığının tespit edilemediği, bu haliyle murisin taşınmazlarını tereddüte yer bırakmayacak şekilde taksim ettiği ve hangi taşınmazları kime bıraktığı hususunun tespit edilemediğini, tüm beyanlar ve dosya kapsamı dikkate alındığında dava konu taşınmazların muris tarafından taksim edildiğinin kabulünün mümkün olmadığını, ancak 1 92... ve 1 93... nolu parseli murisin taksim ettiğine dair hiçbir beyan olmamasına ve 1 10... ile 1 09... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili tüm beyanların birbiriyle çelişkili olmasına rağmen Mahkemece murisin tüm taşınmazlarını tereddüte yer vermeyecek şekilde taksim ettiği kabul edilerek hüküm kurmasının yasaya uygun olmadığını, Mahkemenin tüm müvekkilleri lehine davaya konu tüm parseller yönünden miras payları oranında davanın kabulüne karar vermesi gerekirken sadece 1 09... parsel yönünden ... lehine miras payı oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verip diğer tüm parseller ve tüm davacılar yönünden davanın reddine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda ............. köyü çalışma alanında bulunan 1 09... , 1 10... , 1 92... , 1 93... parsel sayılı 3.490,55, 1.427,82, 97, 93... .598,79 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları, miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak taşınmazların miras payları oranında adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında ... ve ... aynı nedenle davaya asli müdahil olarak katılmışlardır. Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamından; çekişmeli taşınmazın kök muris ...'den kaldığının sabit olduğu, ancak kök murisin sağlığında yapmış olduğu paylaşımda dava konusu taşınmazları davalıya bağışladığı ve zilyetliğini devrettiği hususları ile geçerli bir taksim yapıldığı hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, zira mahalli bilirkişilerden ...ve ... murisin dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazı kızı ...'ye verdiğini beyan ederken, mahalli bilirkişi ...'ün oğlu ...'e verdiğini beyan ettiği, yine mahalli bilirkişiler ...ve ...'ün'ün murisin 1 92... parsel ve 1 93... parsel sayılı taşınmazları kime bıraktığını bilmediğini beyan ederken mahalli bilirkişi ... ...ın ise davalı ...'e bıraktığını beyan ettiği, mahalli bilirkişilerden ...ve ... murisin dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazı oğlu ...'e verdiğini beyan ederken mahalli bilirkişi ...'ün kızı ...'ye verdiğini beyan ettiği, davacı tanıklarının da murisin dava konusu taşınmazları taksim edip etmediğini bilmediklerini beyan ettikleri, muris ........nin ölümünden sonra tüm mirasçıların katılımıyla yapılmış usulüne uygun bir paylaşımın da bulunmadığı, başka bir anlatımla taşınmazların taksim edildiği veya tereke dışı olduklarının kanıtlanamadığı, tereke paylaşılmadığı sürece mirasçılardan bir ya da birkaçı tarafından sürdürülen fiili kullanımın tereke adına sürdürülmüş sayılacağı, hâl böyle olunca, dava konusu tüm taşınmazlar yönünden davacılar ve asli müdahillerin miras payları oranında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken 1 10... , 1 92... parsel ve 1 93... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddi ile 1 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden sadece davacı ...'nın miras payı oranında davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; 6100 sayılı HMK'nın 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca Mahkeme kararının BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın kararı veren Dereli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2214, K. 2025/4319, T. 08.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-2214-e-2025-4319-k-cbf0919aaca7