Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1921 E. 2025/3151 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1921
- Karar No
- 2025/3151
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1051 E., 2024/96 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/381 E., 2021/670 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Bartın ili, Merkez ilçesi, ... köyü 108 ada 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların davacıya ait olduğunu, her iki taşınmaza komşu olan ve umum yolu ile davacı taşınmazları arasında kalan 108 ada 5 parsel sayılı taşınmazın üzerinde davacının taşınmazlarına ve dava dışı köylülere ait taşınmazlara ulaşmak için yaklaşık 100 senedir kullanılan yolun bulunduğunu, bu nedenle esasen yol olarak terkin edilmesi gereken taşınmazın davalı tarafından Hazineden satın alınarak üzerine garaj yapılmak suretiyle kapatıldığını, taşınmaz üzerinde kadimden beri yol olduğu hususu kabul görmeyecek ise davacının davaya konu taşınmazdan geçmeden kendi taşınmazlarına ulaşması mümkün olmadığından geçit hakkı tesis edilmesi ve davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kadimden beri kullanılan alanın yol olarak terkinine, yol üzerinde bulunan garajın taşınması yahut yıkılmasına ve davalının yola müdahalesinin men'ine, aksi halde davacı taşınmazları lehine geçit hakkı tesis edilerek tapuya şerh ettirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın terditli açılamayacağını, taşınmazın yerleşim yeri olarak kullanılmak üzere Hazineden satın alındığını, yol olarak kullanılmadığını, davacının kendisine ait parselleri senelerdir kullanmamasına rağmen dava konusu taşınmazın ihalesine birlikte girilmiş olması nedeniyle kötü niyetle dava açtığını, geçit yerinin objektif usullere göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının asli talebinin kadastro öncesi nedenlere dayalı olduğu ancak kadastro tespitinin kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığı, davacının terditli talebi olan geçit hakkı tesisi yönünden mahallinde yapılan keşifte üç güzergah tespit edildiği, (C) harfi ile gösterilen güzergahın kabulü halinde patika yolun da genişletilmesi gerekeceği ve daha uzun ve daha fazla parselin bütünlüğünün bozulacağı, (A) harfi ile gösterilen güzergahın davalıya ait 108 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazların bütün olarak kullanılmasına engel teşkil edeceği ve (B) harfi ile gösterilen güzergahtan daha fazla alanı kapsadığı, (B) harfi ile gösterilen güzergahın taşınmazın bütünlüğünü en az seviyede etkilediği ve davalının taşınmazları kullanımını etkilemediği, kot farkının dava konusu kısmın yola çevrilmesine engel teşkil edecek düzeyde olmadığı gerekçesiyle davacının taşınmazın yol olarak terkin edilmesine yönelik asli talebinin hak düşürücü süre içerisinde ileri sürülmediğinden usulden reddine, müdahalenin men'i ve kal talebinin reddine, terditli olarak ileri sürülen geçit hakkına yönelik davanın kabulü ile davacıya ait 108 ada 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazlar lehine ve davalıya ait 108 ada 5 parsel aleyhine 15.09.2021 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 57,93 m2’lik kısımdan geçit hakkı tesisine ve TMK'nın 748/3. maddesi uyarınca tapuya tescil edilmesine, davacı tarafından depo edilen 1.518,31 TL geçit hakkı bedelinin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 01.02.2008 tarihinde kesinleştiği, davacının taşınmazın yol olduğunu iddia ederek kadastro tespitinden önceki bir nedene dayandığı, dava tarihi olan 02.11.2019 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, Mahkemece bu talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; geçit hakkı yönünden ise (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün değerinin 1.100,00 TL olduğu, HMK’'nın 341. maddesi uyarınca kesinlik sınırına tabi olup Kadastro Kanunu’nun ek-6. maddesindeki istisna kapsamında olmadığı, karar tarihi olan 2021 yılı itibariyle değeri 5.880,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin tapu iptali ve yol olarak terkine ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, geçit hakkı tesisine ilişkin istinaf başvurusunun kesinlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki hususları tekrarlamış, terkin talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddedilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın öncesinde kamu malı niteliğinde olup herkes tarafından kullanıldığını, bu nedenle köylüler tarafından terkin talebinde bulunulmadığını, taşınmazın 2021 yılı içerisinde davalıya satılarak özel mülkiyete konu olması üzerine dava açıldığını, davanın kadastro öncesi nedene dayalı olmayıp geçit hakkı talebi davası olduğunu, mahkemece taşınmazda kadimden beri yol olup olmadığı tespit edilerek varsa öncelikle bu yolun kullanılmasına imkan tanınması gerektiğini, taşınmazda kadimden bir yol olduğunun keşif sırasında kanıtlandığını, Mahkemece infaz kabiliyeti olmayan, yol geçirilmesi ve yol ihyası olmayan yerden yol yapılması halinde maliyet hesabı yapılmadan ve kot farkının giderilme imkan ve hesabı ek raporla belirlenmeden hüküm kurulduğunu, halihazırda mevcut olan yolun kimseye ekonomik yük getirmeyeceğinin ortada olduğunu, kot farkı nedeniyle uygulama imkanı olmayan ikinci alternatife göre hüküm kurulmasının infazı imkansız hale getirdiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve terkin, müdahalenin men'i ve geçit hakkı istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Dosyanın incelenmesinden davaya konu 108 ada 5 parsel sayılı 439,62 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın ham toprak vasfıyla 23.09.2007 tarihinde Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 01.02.2008 tarihinde kesinleştiği, 24.10.2019 tarihinde davalı ... adına satış nedeniyle tescil edildiği, davanın 02.11.2019 tarihinde açıldığı, Mahkemece kabul edilen ve teknik bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen bölüm yönünden geçit hakkı bedelinin 1.518,31 TL olduğu, davacı vekili tarafından temyiz talebine konu edilen ve teknik bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölüm yönünden geçit hakkı bedelinin 2.916,54 TL olup 2021 yılı kesinlik sınırı olan 5.880,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.