Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1834 E. 2025/3679 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1834
Karar No
2025/3679
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/659 E., 2024/24 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/367 E., 2021/479 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl davada davacılar; kadastro sırasında dava konusu ... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 1 70... , 1 83... , 1 83... , 1 83... , 1 84... , 1 95... , 2 28... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 1 70... , 1 82... , 1 83... , 1 95... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu, taşınmazların gerçekte kök mirasbırakan .... ait olduğunu ve tüm mirasçıların taşınmazda pay sahibi olması gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile kök mirasbırakan ... mirasçıları adına tapuya tescilini istemişlerdir. Birleştirilen davada davacı ...; kadastro sırasında dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 83... , 15, 17, 1 95... , 2 28... parsel sayılı taşınmazların bir kısım davalıların mirasbırakanı ........... adına, 1 70... , 1 83... , 1 83... , 1 83... , 1 84... , 1 95... , 2 28... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 1 70... , 1 82... , 1 83... , 1 83... , 1 95... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların ... adına, 1 83... parsel sayılı taşınmazın ise ..., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların tamamının ortak mirasbırakan dedesi ... ve anneannesi ... kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların yalnızca erkek çocuklar adına tespit ve tescil edildiğini, kendisinin de miras hakkının bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının mirasbırakan annesi ... .... miras payı oranında iptali ile mirasbırakan ...... mirasçıları adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ...; kök mirasbırakan ... ölümünden sonra dava konusu taşınmazların erkek kardeşler olan ..., .. ve ... arasında her bir erkek kardeşin bir kız kardeşin hakkını vermesi kaydıyla paylaştırıldığını, asıl davada bir kısım davacıların mirasbırakanı olan ... adına da bu paylaşım gereğince birçok taşınmaz tescil edildiğini, ... verilen taşınmazların dava konusu taşınmazlardan daha değerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; mirasçıların birbirlerine karşı açtıkları eldeki davada istem terekeye iade olsa da davanın miras payı oranında görülmesi gerektiğinden, davacılar dışındaki diğer mirasçılarının muvafakatlarının alınmasına ve terekeye temsilci atanması davasının sonucunun beklenilmesine gerek olmadığı, taraflar arasında dava konusu taşınmazların kök mirasbırakan ...'dan intikalen geldiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın mirasbırakanın ölümünden sonra taşınmazların mirasçılar arasında usulünce taksim edilip edilmediği hususunda toplandığı, dinlenen mahalli bilirkişilerin ve taraf tanıklarının mirasbırakan sağlığında bir taksim yapmadığını, ölümünden sonra erkek çocukları olan davalılar ... ve ... taşınmazları taksim ettiğini, taksim sırasında asıl davada davacıların mirasbırakanı ... bulunmadığı ancak taksimi kabul ettiğini, taksimde kız çocuklarına hiçbir hak verilmediğini beyan etmeleri karşısında mirasçılar arasında usulünce yapılmış geçerli bir taksimin bulunmadığının anlaşıldığı, kız çocuklarına haklarının verildiğine dair bir delil de bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar Sultan ve Mustafa vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar .. ve ... vekili tarafından kararın yalnızca asıl davada ..... mirasçıları olan davacılar yönünden verilen kabul kararına yönelik istinaf edildiği, asıl davada davacı ... ve birleştirilen dava yönünden verilen kabul kararına yönelik davalıların istinafının bulunmadığı, diğer yandan asıl davada davacılar terekeye iade istekli olarak dava açtığı halde Mahkemece miras payıyla sınırlı olarak davanın görülmesi gerektiğinden bahisle miras payı oranında hüküm kurulmuş olması doğru değil ise de bu hususta tarafların istinafı olmadığından kaldırma sebebi yapılmadığı, dava konusu taşınmazların kök mirasbırakan .... kaldığı, mirasbırakanın ölümünden sonra erkek çocukları olan ..., ... ve .... arasında taksim yapıldığı, mirasbırakanın tüm mirasçılarının yani kız çocuklarının iştiraki ve onayı olmadan yapılan taksimin geçersiz olduğu, ancak bu durum kendi aralarında taksim yapan erkek çocuklar açısından karşılıklı pay devri niteliğinde olduğundan, yapılan bu anlaşmanın erkek çocukları ve mirasçılarını bağlayacağı, paylaşım yapan erkek çocuklar arasında pay devrinin yapıldığı tarihten dava tarihine kadar taşınmazların kullanımına dair herhangi bir ihtilaf da yaşanmadığı, erkek çocuklarının birbirlerine karşı taksimin geçersiz olduğunu ileri sürmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, dolayısıyla paylaşmaya katılan asıl davada bir kısım davacıların mirasbırakanı ... mirasçıları yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı, diğer yandan davacıların dava konusu 1 95... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davalı ... tarafından yaptırıldığı ve bu muhdesata yönelik herhangi bir taleplerinin bulunmadığı halde Mahkemece tapunun beyanlar hanesine muhdesatın davalı ...'ya ait olduğuna dair şerh verilmemesinin de hatalı olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak asıl davada ... mirasçıları olan davacılar .......... ... ve .... yönünden davanın reddine, asıl davada diğer davacı ... yönünden ve birleştirilen davada davacı ... yönünden davanın kabulüne, asıl ve birleştirilen davada dava konusu 1 95... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki üç katlı kargir evin davacı ...'ya ait olduğuna dair tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine, birleştirilen davada dava konusu 1 95... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki "2 bodrum+zemin kattan oluşan müştemilatın" mirasbırakan ... tarafından yapıldığına dair tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların mirasbırakanın rızai taksim yaptığından bahisle ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından taksim yapılırken davacıların mirasbırakanı ...’un orada bulunmadığının ortaya çıktığını, bu nedenle ..... yönünden de taksimin geçersiz sayılması gerektiğini, davacılardan....... ..., ... ve ....’nın erkek çocukların mirasçıları olmadığını, kök mirasbırakan ....’ın mirasının erkek çocuklar arasında paylaştırıldığı düşünülse dahi anılan davacılar yönünden davanın kabulünün gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... yönünden de davanın reddine karar verilmiş gibi gerekçe yazılıp hüküm kısmında anılan davacı bakamından kabul kararı verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucunda .... ili, .... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 1 83... , 1 83... , 1 83... , 1 95... , 2 28... parsel sayılı taşınmazların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden asıl davada bir kısım davacıların mirasbırakanı ... ...... adına; 1 70... , 1 83... , 1 83... , 1 83... , 1 84... , 1 95... , 2 28... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların aynı gerekçelerle belgesizden davalı ... adına, 1 70... , 1 82... , 1 83... , 1 95... , 1 16... parsel sayılı taşınmazların aynı gerekçelerle belgesizden davalı ... adına, 1 83... parsel sayılı taşınmazın ise aynı gerekçelerle belgesizden 1/3'er payla ...., ... ve ........ adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/1834, K. 2025/3679, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2024-1834-e-2025-3679-k-06b2edf0ee13