Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/1762 E. 2025/3663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1762
- Karar No
- 2025/3663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1321 E., 2024/40 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ürgüp 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2023/353 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Mal Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı Mal Müdürlüğü vekili dava dilekçesinde; davacı Hazinenin .. ili ... ilçesi ... köyü sınırları içinde bulunan 16.09.1968 tarih, 265 yevmiye, 68 cilt, 98 sayfa, 5 sıra numaralı,114. 83... yüz ölçümlü tapu senedine istinaden 1440/2304 pay sahibi olduğunu, 2008 yılında yapılan kadastro çalışmalarında "uygulanamadı" şeklinde belirtme yapılarak kadastro işlemlerinin sonuçlandırıldığını, uygulanmadığı belirtilen tapu senedinin 1/2'şer paylarla davalılar ... ve ...mer adına tescil edilen 2 47... parsel ve ... adına tescil edilen 2 47... parsel olduğunun düşünüldüğünü, tapu senedinin uygulanarak davalılar adına tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; dava konusu 2 47... parsel sayılı taşınmazın kendilerine babalarından intikal ettiğini, dava konusu taşınmazda bulunan evin 70 yıllık olduğunu, daha önce kendilerine elatmanın önlenmesi davası açıldığını ve bu davanın reddedildiğini, taşınmazın kendilerine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... yargılama sırasında; dava konusu taşınmazı babasından satın aldığını, babasına da dedesinden intikal ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli ve 2018/44 Esas, 2019/343 Karar sayılı kararıyla, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsadığının kesin olarak bilinememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davacı Mal Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli kararıyla, dayanak tapu senedinin usulüne uygun şekilde zemine uygulanması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Mal Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; davacı dayanağı tapu kaydının nitelik olarak hane, miktar olarak 114, 83... , mevkii olarak . sokağında ve dört tarafının yol ile çevrili olduğu, dava konusu 227, 72... miktarlı 2 47... ve 126, 50... miktarlı 2 47... parsel ile davacı adına tescilli 99, 17... miktarlı 2 47... parselle birlikte düşünüldüğünde dört tarafının yol ile çevrili olduğu ancak dava konusu taşınmazların cami sokağında yer almadıkları, taşınmazların iç tarafından geçen yola da rastlanılmadığı, yüz ölçüm olarak da tapu kaydından daha fazla miktarlı oldukları birlikte değerlendirildiğinde davacı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmazlara uyduğundan söz edilemeyeceğinden, İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek davacı Mal Müdürlüğü vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Mal Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; dayanak tapu kaydının Hazineye ait 2 47... parsel sayılı taşınmaza örtüştüğü görülse de bu parselin yüz ölçümünün 99, 17... , dayanak tapu kaydının ise 114, 83... olduğu, dava konusu yerin Hazineye ait olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 2 47... parsel sayılı 227,72 metrekare yüz ölçümündeki kargir ev ve avlu nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer paylarla davalılar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Kadastro sonucu, ... ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 2 47... parsel sayılı 126,50 metrekare yüz ölçümündeki kargir ev ve müştemilatı nitelikli taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Mal Müdürlüğü vekili dava konusu taşınmazların bir kısmının pay sahibi oldukları tapu senedi içerisinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Mal Müdürlüğü vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı Mal Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.