Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/5837 E. 2025/4633 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5837
Karar No
2025/4633
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/750 E., 2023/885 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/1968 E., 2019/429 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından duruşma istekli, temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan önce inceleme sonucunda, 21.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar; murisleri ...′nin dava konusu 790 (yeni 267 ada 1) parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla davalıların murisi olan oğlu ...′ye temlik ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile, varsa üçüncü kişiye satılan paylar için tazminata karar verilmesini istemişlerdir.

Davacı ...'ın ölümü üzerine davasını mirasçıları takip etmiştir.

II. CEVAP Davalılar; muvazaa bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2019 tarihli ve 2016/1968 Esas, 2019/429 Karar sayılı kararıyla; muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraflarca istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.03.2021 tarihli ve 2021/12 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun esastan reddine; davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, vekalet ücreti düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 15.04.2021 tarihli ek karar ile; temyize konu miktar yönünden kararın kesin nitelikte olduğu gerekçe gösterilerek davacı tarafın temyiz talebinin reddine karar verilmiş; davacı tarafından dava değerine itiraz edilerek ek karar temyiz edilmiş; Dairemizin 25.01.2022 tarihli ve 2021/7908 Esas, 2022/685 Karar sayılı kararı ile; taşınmazın satış tarihindeki değerinin dava tarihine uyarlanması suretiyle bulunan 61.520,00 TL dava değeri olarak benimsenip bu değer üzerinden işin esası ve temyiz isteği hakkında karar verildiği, oysa yapılması gereken işin, davalılardan...′in dava dışı Belediyeden satın aldığı payın mahsubu da yapılarak davalılar üzerine kayıtlanan bağımsız bölümlerde murisin temlik ettiği 790 nolu parselden gelen paylarının dava tarihindeki serbest piyasa alım-satım değerlerinin bilirkişilere hesaplattırılması ve bu şekilde belirlenecek değerin dava değeri olarak kabul edilmesi olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına, Bölge Adliye Mahkemesinin asıl kararının bozulmasına karar verilmiş; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...’ın gerçek irade ve amacının mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, kendisine özenle bakan davalıların murisi ...’ye minnet duyguları ile çekişme konusu taşınmazı temlik ettiği, temlikin, bakım, hizmet ve emek karşılığı gerçekleştirildiği gerekçesiyle davanın ve asli müdahilin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; hükmün eksik ve hatalı olduğunu, bozmadan önce taşınmazın keşfen saptanan değeri olan 9.267.360,00 TL üzerinden 158.265,00 TL olan eksik harcı ikmal ettiklerini, Bölge Adliye Mahkemesince bozma öncesinde verilen karar kesin nitelikte olduğundan ikmal ettikleri harcın taraflarına iade edildiğini, taşınmazın akitte gösterilen satış bedeli ile keşfen saptanan değeri arasında fahiş fark olduğunu, hükme esas davalı tanıkların beyanları değerlendirildiğinde tanıkların kök muris ... ile yakınlık derecelerinin olmadığı, devrin gerçekleştiği esnadaki yaşları itibariyle taraflarla arkadaş dahi olamayacakları dolayısıyla beyanları doğrultusunda ifade ettikleri olaylara şahit olmalarının yahut olayları bu kadar net bilmelerinin ve bununla birlikte taraflara bu kadar uzak olan kişilerin yıllar geçmiş olmasına karşın olayları ve mahremiyetlerini bu kadar net hatırlıyor olmalarının mümkün olamayacağını, devir sırasında murisin maddi-manevi bakıma muhtaç olmadığını, emekli maaşı sayesinde geçimini fazlasıyla sağlamakta olduğu, davalının satış bedelini ödemediğini, davalıların beyanlarının çelişkili olduğunu, salt minnet duygusu kapsamında değerlendirme yapılarak karar verildiğini, davada ahde vefa ilişkisini ispatlar hiçbir delil bulunmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali, tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1907 doğumlu muris ...'ın 15.08.1997 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak 01.02.2002 tarihinde ölen kızı ... (bir kısım davacıların annesi), 17.05.2003 tarihinde ölen oğlu ... (davalıların murisi) ile davacı oğlu ...'nin kaldığı; muris ...'nin 790 parsel sayılı taşınmazını (6.080 m², bahçe) 11.01.1978 tarihinde oğlu ...'ye satış suretiyle temlik ettiği, ...'nin ölümü üzerine taşınmazın mirasçıları olan davalılara intikal ettiği, mirasçılardan ...′in kendi payını 13.07.2010 tarihinde kardeşi...′e devrettiği, taşınmazın 20.02.2012 tarihinde imar görerek 267 ada 1 parsel olduğu ve ...′nin eşi ile 3 çocuğu (.........) adına ve de dava dışı Belediye adına tescil edildiği; ...′in, Belediyenin taşınmazdaki payını 18.12.2014 tarihinde satın aldığı, 26.12.2015 tarihinde payının bir kısmını ...Ltd. Şti.'ye devrettiği, anılan Şirket ile 15.05.2015 tarihli Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin düzenlendiği, taşınmazda kat irtifakına geçilmesi sonucu pek çok bağımsız bölümün oluştuğu anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,

03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/5837, K. 2025/4633, T. 21.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-5837-e-2025-4633-k-ce6712f877b3