Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3985 E. 2024/4499 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil, Olmazsa Bedel
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3985
- Karar No
- 2024/4499
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil, Olmazsa Bedel
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1033 E., 2023/1069 K. HÜKÜM/KARAR : Ret/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/212 E., 2022/74 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteğinin değerden reddine, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; mirasbırakan annesi ...’nin maliki olduğu dört daire ve iki dükkandan oluşan 135 ada 2, 3 ve 20 parsel sayılı taşınmazlarını kendisini devre dışı bırakmak için davalı kızına temlik ettiğini, bu durumu sonradan öğrendiğini, davalının yeşil kart almak için yaptığını söylediğini, annesinin ölmeden önce çok hasta olduğunu ve felç geçirdiğini, kendi işlerini yapamayacak durumda olduğunu, davalının taşınmazı oğluna kullandırmaması üzerine kötü niyetli olduğunu anladığını, davalının 135 ada 3 ve 20 parsel sayılı taşınmazları sattığını, mirasbırakanın taşınmazların devrinden önce davalının malvarlığı olmadığını, sonrasında 261 ada 24 parselde bulunan taşınmazı alıp sattığını, 2914 ada 15, 990 ada 1, 1273 ada 1 parsellerde bulunan taşınmazları aldığını, davalının taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığını, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığını ve tüm mal varlığını devrettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek mirasbırakanın devrettiği taşınmazların satışı ile edinilen 2914 ada 15, 990 ada 1, 1273 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tesciline, olmazsa mirasbırakana ait taşınmazların bedelleri tespit edilerek terekeye iadesine ve miras payı oranında bedelin satış tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, öninceleme duruşmasına davacı vekili taleplerinin miras payına ilişkin olduğunu, terekeye iade talepleri olmadığını bildirmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde, zamanaşımının geçtiğini, bedeli kendisi tarafından ödenerek alınan taşınmazlar için talepte bulunulduğunu, mirasbırakanla taşınmazların alakası olmadığını, talebin dinlenilmesinin mümkün olmadığını, diğer taşınmazların da 2/B sahasında kalan alan olduğunu ve zilyet olduğu için adına tescil edildiğini, mirasbırakan ile ilgisi olmadığını, taşınmazdaki gecekondunun kendisi tarafından yapıldığını, hatta taşınmazın satışından elde edilen bir daire bedelinin yarısının eşinden boşanan davalının eşine ödemesi için verildiğini, mirasbırakanın tapulu malı olmadığını, kendisine devir yapmadığını, davanın hukuki dayanağı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından temlik edilmediği, anılan taşınmazlar yönünden 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hatalı olduğunu, ... ilçesi, ... mahallesindeki taşınmazların davanın esasını teşkil ettiklerini, anılan taşınmazların mirasbırakan tarafından davalıya muvazaalı olarak devredildiğini, davalının bu taşınmazları satarak davaya konu diğer taşınmazları edindiğini, dava konusu taşınmazların belediye senetli taşınmazlar olduğunu, belediye senetli taşınmazların ancak belediye başkanlığında satış ve devir işlemlerinin yapılabileceğini, kadastro düzenlemeleri yapılmadan tapu dairelerinde ilgili taşınmazlara dair bir kaydın bulunamayacağını ve kadastrodan sonra taşınmazın son zilyedi adına tapu senedinin düzenlenebileceğini, mirasbırakanın davaya konu devir işlemini belediyede yaptığını, kadastro işlmlerinden önce ... Belediyesine verilen devir beyanları ile tapunun davalı adına çıkartıldığını, dinlenen tanıkların ve toplanan delillerin kendi lehine olduğunu, kararın hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan eski 1568 sayılı kadastral parselde kaldığı, fiili kullanım kadastrosu yapılarak Maliye Hazinesine devredildiği, 135 ada 3 parselin ifrazen kapatılması ile 20 ve 21 parsellerin oluştuğu, 2 nolu parselin dava dışı ... adına 6292 sayılı Yasa gereği satış işleminden tescil edildiği, 20 ve 21 nolu parselin ifraz ve satış işlemleri ile dava dışı kişiler adına kayıtlı olduğu, bu taşınmazlarda mirasbırakanın hiç bir zaman tapuda malik olmadığı ve mirasbırakan tarafından tapuda davalıya devredilen taşınmazlar olmadığı, mirasbırakanın bu taşınmazlardaki zilyetlik hakkını ve buna bağlı olarak taşınmazın Hazineden ya da belediyeden bedeli karşılığı satışı ve adına tescilini isteme hakkını devir etmiş olmasının dahi sonuca etkili olmadığı, 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı olmadığı, davacının mirasbırakana ait taşınmazların satışı ile üçüncü kişilerden tapuda temlik alınan taşınmazlara yönelik iddiası için de 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanma olanağı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı, istinaf dilekçesindeki gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 01.04.1974 tarih 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması HMK'nın 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dosya içeriğinden; 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 886/6805 payının Maliye Hazinesi tarafından 05.01.2015 tarihinde 6292 sayılı Kanun uyarınca davalı ...'a devredildiği, 135 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 2017 yılında ifrazı ile 135 ada 20 ve 21 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, ... payının 135 ada 20 parsel sayılı taşınmazda 1772/7087 olduğu, ...'ın anılan payı 26.07.2019 tarihinde dava dışı kişiye devrettiği, 21 parselin dava dışı kişi adına kayıtlı olduğu, 135 ada 2 parsel sayılı taşınmazın Maliye Hazinesi tarafından dava dışı kişiye temlik edildiği, 261 ada 24 parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümün dava dışı Atilla tarafından 10.11.2014 tarihinde davalı ...'a temlik edildiği, ...'ın da 05.07.2018 tarihinde dava dışı kişiye taşınmazı devrettiği, 2914 ada 15 parsel sayılı taşınmazdaki 5 numaralı bağımsız bölümün dava dışı şirket tarafından davalı ...'a 04.11.2008 tarihinde temlik edildiği, 1273 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 10 numaralı bağımsız bölümün dava dışı şirket tarafından davalı ...'a 17.08.2018 tarihinde devredildiği, 990 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 2 numaralı bağımsız bölümün dava dışı şirket tarafından davalı ...'a 11.11.2009 tarihinde devredildiği, davalı ...'ın da taşınmazı 24.07.2020 tarihinde dava dışı kişilere 1/2 şer pay ile temlik ettiği anlaşılmıştır. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle tenkis isteğinde bulunulmadığına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.