Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3486 E. 2023/7409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3486
- Karar No
- 2023/7409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/760 E., 2023/213 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında görülen kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği görüşülüp düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, Muğla ili Fethiye ilçesi ... Eldirek köyünde bulunan taşınmazın davacıya ve davalılara atalarından kalmış olup 20 yılı aşkın süredir maliki ve zilyedi olduklarını, dava konusu taşınmazın tamamını tarafların bir araya gelerek 15.06.1985 tarihinde kendi aralarında paylaştıklarını, dilekçe ekinde sundukları taksim krokisi doğrultusunda yazılı olarak rızai taksim sözleşmesi yaptıklarını ve bu tarihten beri rızai taksim doğrultusunda kullandıklarını, ancak tapulama çalışmaları sırasında gerek müvekkiline düşen gerekse diğer parsellerin hatalı olarak rızai taksim dışında tespit gördüğünü ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile rızai taksim sözleşmesinde kararlaştırılan yüzölçümü miktarları itibarıyle 19 parsel sayılı taşınmazın davacı adına, 12 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... mirasçıları, 13 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ..., 14 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ..., 15 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... mirasçıları, 16 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ..., 17 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... ve 18 parsel sayılı taşınmazın davalılardan ... adına tesciline, rızai taksimde kararlaştırılan yerin tescili mümkün olmadığı takdirde eksik tescil edilen miktarın bilirkişilerce belirlenecek değerinin tespiti ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte payından çok yer iktisap eden davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve ... cevap dilekçelerinde, dava konusu parsellerle ilgili olarak Kadastro Mahkemesinin 2008/144, 146, 148, 149, 150 ve 151 esas sayılı dosyalarında dava açıldığını, öncelikle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, taşınmazın taraflar arasında paylaşıldığını, tespit hatalarının düzeltilmesi için taraflardan ... dışındakilerinin dava açtığını, hatanın düzeltilmesi amacı ile yapılan tüm çağrılara rağmen davacı ile davalılardan ...'nın Kadastro Mahkemesinde dava açmadığını, davalılardan ...'nın aleyhine açılan davayı kabul ettiğini, davacının ise hatanın düzeltilmesi için açılan davayı kabul etmediğini, davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği olaydan dolayı dava açtığını, hukuk davalarının menfaat değil hak ihlali halinde açılabileceğini, davacının 19 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini ve metrekaresinin az olduğunu iddia ettiğini, o zaman davayı 19 ve 18 parsellerin malikine karşı açması gerektiğini, diğer davalılar hakkında açtığı davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemişlerdir. Davalı ..., ... ve ... duruşmadaki beyanlarında; dava konusu taşınmazları aralarında taksim ettiklerini, taksim doğrultusunda paylaştırmaya razı olduklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10.02.2014 tarih ve 2009/530 Esas, 2014/102 Karar sayılı kararı ile; davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararları Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 20.03.2017 tarih ve 2017/1053 Esas, 2017/1715 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli 333 ada 14, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan nedenlerle ve karar gerekçesinin dava konusu 333 ada 14, 16 ve 17 parseller yönünden düzeltilmiş bu şekliyle onanmasına, 333 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince, dosya içerisinde bulunan 333 ada 18 parsel sayılı taşınmazlara yönelik mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılması için kararın bozulmasına karar verilmiş, Mahkemenin 09.07.2019 tarih ve 2017/482 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararı ile bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahallinde yapılan keşifte dava konusu 333 ada 19 parselin tamamı ile 18 parselin davaya konu kısmının taksimen kime kaldığı ve ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde kullanıldığının davacı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine dair karar, davacı ... vekili temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 24.03.2022 tarih ve 2021/4338 Esas, 2022/2406 Karar sayılı kararıyla; tarafların taksim iradeleri doğrultusunda teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.10.2018 tarihli raporda pembe renk ile taranıp (A) harfi ile gösterilen ve çekişmeli 333 ada 19 parselin tamamı ile 18 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını kapsamına alan 3.095,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur. B.Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin; 16.03.2023 tarihli ve 2022/760 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararı ile; tarafların taksim iradeleri doğrultusunda teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.10.2018 tarihli raporda pembe renk ile taranıp (A) harfi ile gösterilen ve çekişmeli 333 ada 19 parselin tamamı ile 18 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını kapsamına alan 3.095,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin; 16.03.2023 tarihli ve 2022/760 Esas, 2023/213 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararının usule uygun olmadığını, karar tarihine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğini, davanın açıldığı tarihte dava konusu parsellerle ilgili Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2008/ 144 E., 2008/ 146 E., 2008/ 148 E., 2008/149 E., 2008/150 E. ve 2009/151 E. sayılı dosyalarının derdest olduğunu, dava tarihinde dava konusu edilen parsellerden kadastro tespitleri kesinleşmeyenler bulunduğunu, bu parseller yönünden görevli Mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğunu, davacının taksime göre hak talep ettiği halde Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2008/150 E. sayılı davasını kabul etmediğini, davaya direndiğini, Mahkemenin davanın kabulüne ilişkin kararını istinaf ettiğini, hukuk düzeninin hakkın kötüye kullanılmasını korumayacağını, ...'nın hem 33 ada 15 parselde, hem de 33 ada 19 ve 18 parselde hak iddia ettiğini, Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2008/150 E. sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının, 333 ada, 12, 13, 14, 15, 16, 17 ve 18 parselleri dava konusu ederek Davalılar adına taleplerde bulunduğunu, hukuk davalarının menfaat değil hak ihlali halinde açılabileceğini, talep etmeyene birşey verilmemesi gerektiğini, bu itibar ile davacının davalılar adına yaptığı taleplerin reddi gerektiğini kendine düşen parselin tescilini ancak kendisine verilen parseli iade ederek (aleyhine açılan davayı kabul ederek) isteyebileceğini, davacının, 19 parselin adına tescilini ayrıca, 19 parselin metrekaresinin taksime göre eksik olduğunu iddia ettiğini, o halde davayı 19 parselin malikine ve 18 parselin malikine yöneltmesi gerektiğini, diğer davalılara karşı açılan davanın, husumet yokluğundan reddi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373 üncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü, 17 nci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tarafların taksim iradeleri doğrultusunda teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen 26.10.2018 tarihli raporda pembe renk ile taranıp (A) harfi ile gösterilen ve çekişmeli 333 ada 19 parselin tamamı ile 18 parsel sayılı taşınmazın bir kısmını kapsamına alan 3.095,32 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline dair hüküm kurulmuş ise de bozma ilamı konusunda tarafların beyanlarının alınmaması, olumlu olumsuz bir karar verilmemesi ve doğrudan sözlü yargılamaya geçilmesi önemli bir usul hatasıdır. 2. Somut olayda; Mahkemece, 16.03.2023 tarihli duruşmada Dairenin bozma ilamı usule uygun şekilde okunarak tarafların beyanı alınmamış, bozma ilamı konusunda olumlu olumsuz herhangi bir karar verilmeksizin doğrudan davanın kabulüne karar verilmiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece, taraflar duruşmaya usulüne uygun şekilde davet edilerek bozma ilamı konusunda dinlenmesi, beyanları alındıktan sonra bozma ilamı konusunda olumlu-olumsuz bir karar verildikten sonra hasıl olacak sonuca göre işlem yapılması gerekirken doğrudan karar verilmiş olması isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.