Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3432 E. 2024/3655 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3432
Karar No
2024/3655
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1587 E., 2023/398 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/217 E., 2022/40 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılardan ..., ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar, Rize ili, Merkez İlçesi, ... Mahallesi 115 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, oysa dava konusu taşınmazın mirasbırakanları ...’in amcası ...’e ait olduğunu, 21.08.1987 tarihinde ....Noterliğinde düzenlenen zilyetliğin devri satış senedi ile ... tarafından taşınmazın mirasbırakanları ...’e satıldığını ve zilyetliğinin de devredildiğini, dava konusu taşınmazın gerçekte mirasbırakanları ...’e ait olduğunu, davacı ...’in bir kısım kayıt malikinin payını satın aldığını , bu nedenle taşınmazın ¼ payının davacı ... adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ... mirasçılarının muvafakatı doğrultusunda mirasbırakanın eşi olan davacı ... adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir. II. CEVAP Davalılar ..., ... ve ... , dava konusu taşınmazın ... tarafından ölmeden önce oğlu ...’e hak olarak verildiğini, taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven adlarına yazıldığını, söz konusu yanlışlığın düzeltilmesi gerektiğini beyan etmişler, yargılama sırasında davalılardan ...’in ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Rize 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli, 2020/217 Esas, 2022/40 Karar sayılı kararı ile davalıların mahkemenin ilk duruşmasından sonra 06.09.2021 tarihinde davacının talep sonucunu kabul ettiklerine yönelik dilekçe ibraz ettikleri, davalılardan ...’nin 04.11.2021 tarihinde ölümü üzerine mirasçılarının davaya dahil edildiği, davalıların usulüne uygun kabul beyanları doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ..., ... ve ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar ..., ... ve ... istinaf dilekçelerinde özetle; kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmadan ve deliller toplanmadan işin esasına geçilerek karar verildiğini, çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven adlarına tespit edildiğini, taşınmazın adlarına tespit edilmesine yönelik olarak herhangi bir müdahalelerinin olmadığını, nitekim kadastro tutanağında imzalarının dahi bulunmadığını, eldeki davanın açılmasına sebebiyet vermemelerine rağmen mahkemece aleyhlerine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedildiğini, buna gerekçe olarak da kabul beyanlarının ilk duruşmadan sonra verilmiş olmasının gösterildiğini, oysa ki mahkemece gönderilen davetiyelerin usulüne uygun şekilde kendilerine tebliğ edilmediğini, yapılan tebligatların usulsüz olmakla birlikte davadan haberdar olur olmaz dosyaya kabul dilekçelerini sunduklarını, yargılama devam ederken davalılardan ...'nin vefat etmesi üzerine mirasçıları olarak davaya dahil edildiklerini, dahili davalılar olarak da davayı yine kabul ettiklerini, buna rağmen aleyhlerine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemişlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 24.03.2023 tarihli ve 2022/1587 E. 2023/398 K. sayılı kararıyla; davacılarca, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibariyle mirasbırakanları ...'in amcası ...'e ait ve onun zilyetliği altında iken, zilyetliğin devri senediyle bedeli karşılığında mirasbırakanları ...'e satış yoluyla devredildiği, ayrıca mirasbırakanları ...'in, amcası ...'in bakıma muhtaç kız kardeşi İlhame'nin tüm ihtiyaçlarıyla ilgilendiğini, dolayısıyla taşınmazın bu nedenle de mirasbırakanları ...'e verildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ...'in diğer mirasçılarının muvafakatı doğrultusunda davacılardan ... adına tapuya tescili istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalılarca yasal süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmadığı, ancak yargılama sırasındaki yazılı beyanlarında, dava konusu taşınmazın ... tarafından vefat etmeden önce oğlu ...'e yani davacıların mirasbırakanına hak olarak verildiğini, çekişmeli taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında sehven adlarına yazıldığını beyan ettikleri, mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabul nedeniyle kabulüne karar verildiği, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın dosyaya beyan dilekçesi sunmadan önceki adresleri ile dilekçe sunduktan sonraki adreslerinin aynı olduğu, dava dilekçesinin davalı ...'e bizzat, ön inceleme duruşma gününün ise eşine tebliğ edilmiş olduğu, dolayısıyla adı geçen davalının kendisine yapılan tebligat işlemlerinin usulsüzlüğünü ileri süremeyeceği, yargılama sırasında vefat eden davalı ...'in ön inceleme duruşmasından sonra dosyaya sunduğu ilk dilekçesinde davayı kabul etmediği gibi tam aksine davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik açıklamalar yaptığı, dolayısıyla davalı ... mirasçısı ...'in aksi yöndeki istinaf itirazlarının dinlenemeyeceği, davalı ...'e yapılan tüm tebligat işlemlerinin ise aynı konutta bulunan yakınına yapılmış olduğu, yapılan tebligat işlemlerinde şeklen herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, tebligatların usulsüz olduğunu gösteren somut bir kanıt sunulamadığı, kaldı ki davalı tarafça ilk derece mahkemesindeki yargılama sırasında tebligat işlemlerinin usulsüz olduğunun ileri sürülmediği, davalılar ..., ... ve ...'in beyan dilekçelerinde yeralan "... Köyü üst mahallede 115 ada 11 nolu parseli babamız ... tarafından vefat etmeden önce oğlu ...'e yani abimize hak olarak vermiştir, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu yer sehven yani yanlışlıkla bizim üzerimize yazılmıştır, bu vesileyle yanlışlığın düzeltilmesi için tarafınızdan gereğinin yapılmasını talep ederiz" şeklindeki ifadelerin açık ve sarih bir kabul beyanı değil davacı tarafın iddialarının doğru olduğuna yönelik ikrar niteliğinde beyanlar olduğu, tüm dosya kapsamına göre, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ...’in istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarına ek olarak; dava konusu taşınmaz ile farklı parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinden önce aynı yer olduklarını, ancak kadastro geçmesi ile taşınmazın bir çok parsel haline geldiğini, bu taşınmazlarla ilgili farklı mahkemelerde görülen davaların bulunduğunu, bu davaların eldeki dava ile birleştirilmesi yöndeki taleplerinin mahkemece reddedildiğini, kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili olan tüm davaların birleştirilmesi gerektiğini,eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi 3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Kadastro sonucu; Rize İli Merkez İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 115 ada 11 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği, miras yoluyla gelen hak ve pay satın almaya dayanılarak belgesizden 36/144 payının ..., 60/144 payının ..., 12/144'er payının ..., ..., ... ve ... adına tespit edildiği, Kadastro Komisyonu'nun 08.05.2012 tarihli kararıyla kadastro tespitine yapılan itirazın reddine karar verildiği, askı ilanlarının 30.05.2012-29.06.2012 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, hissedarlardan ..., ... ve ... hisselerinin 28.02.2019 tarihinde davacı ... kızı ...'e satış yoluyla devredildiği, halihazırda taşınmazın 1/4 (36/144) payının ..., 1/4 (36/144) payının ... kızı ..., 60/144 payının ..., 12/144 payının ise ... kızı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. 2. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ...’in yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 3.558,23‘er TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ... ve ...’den ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3432, K. 2024/3655, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3432-e-2024-3655-k-0ddc28db1ee6