Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/3378 E. 2024/4485 K. – Tapu İptal Ve

Konu: Tapu İptal Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3378
Karar No
2024/4485
Karar Tarihi
Konu
Tapu İptal Ve Tescil

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/482 E., 2022/624 K. HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/71 E., 2021/54 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacının temyiz isteği süresinde olmadığından ek karar ile reddedilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelendi, gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, davalılar ile anne bir kardeş olduklarını, babası ... ve davalıların babası ...’in babalarından kalan kendi taşınmazları işlettiğini, ...’nin ölümü ile kalan taşınmazların annesi ... ve kendi arasında taksim edildiğini, annesi ...’in davalıların babası aynı zamanda amcası olan ... ile evlendiğini, ... ilçesi, ... köyü 106 ada 49, 60, 66, 109 ada 101, 102, 115 ada 1 ve 2, 111 ada 9, 116 ada 1 ve 116 ada 10 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit edildiğini, annesinden kalan miras payı olduğunu adına tescil yapılmadığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı ..., davacının babası ...’ninin ölümü ile ona babasından kalan taşınmazların tamamının davacı adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların babası ...'e ait olduğunu ve sağlığında kendisi ve diğer davalı kardeşi ...'a 1970 senesinde sattığını, buna dair senedin mevcut olduğunu, davacının şu anda kullanmış olduğu taşınmazlar ile dava konusu taşınmazların birleştirilerek mirasçılar arasında yeniden taksimi yapılması gerektiğini, davacının ... Asliye Hukuk Mahkemesine 2012/486 Esas, 2014/48 Karar sayıl dosyası ile yine aynı şekilde tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu dava dosyası ile üç kardeşin birbirinden ayrılmasının 1987 yılı olduğunun tespit edildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., dedelerinin ölümünden sonra kalan taşınmazların eşit bir şekilde köyün ileri gelenleri olan ihtiyar heyeti ve köy halkının tanıklığında 1987 senesinde sözlü olarak paylaşıldığını, bu paylaşıma göre tespit yapıldığını ve kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI ... Asliye Hukuk Mahkemesi 30.03.2021 tarihli ve 2017/71 E., 2021/54 K. sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazların davalıların babası ...’e babasından intikal etttiği, tarafların ortak mirasbırakını dedeleri ...’dan gelen başka taşınmazlar da olduğu, davacının babası ...’ye kalan taşınmazların davacı adına tescil edildiği, davacının dava konusu taşınmazlarda hakkı olduğunun ispat edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Nedenleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kararın gerekçesiz olduğunu, tüm mirasçıların bir araya gelerek yaptığı taksim olmadığını, kök mirasbırakan ...’dan dolayı payı olmadığı kanaati halinde ...’in miras payı yönünden ...’den kalan ¼ paydan kendisine düşen payın talep edildiğini, ret gerekçesi tek olduğundan davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan tek vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 26.12.2022 tarihli ve 2020/551E., 2022/1660K. sayılı kararı ile, elbirliği (iştirak) mülkiyetinde mirasçılar arasında pay devrinin mümkün olmasına, davacının keşif mahallindeki beyanları dikkate alındığında davacı ile davalılar arasında yapılan paylaşmanın adı geçen mirasçılar arasında pay devri olarak kabul edilmesinde zorunluluk bulunmasına, dava dışı ortak mirasbırakandan kalan bir çok taşınmazın davacı adına da tescilli olduğu gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacının temyiz isteği süresinde olmadığından 17.04.2023 tarihli ek karar ile reddedilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur. B. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, tebliğin usulüne uygun olmadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, usulüne uygun taksim yapılmadığını, satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, yaşları itibariyle alamayacaklarını, davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 15 inci maddeleri 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemesince 17.04.2023 tarihli ek kararla, temyiz olunan kararın süresinde temyiz edilmediğinden temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacıya “... Mah. 42-43 Sok. ... Apt. No:6 D:13 Merkez/Sivas” adresine Tebligat Kanunu(TK) 21/2 inci maddesine göre 28.07.2022 tarihinde muhtara tebliğ edildiği, ancak kişiye önce bilinen en son adresi esas alınarak TK 21/1 inci maddesine göre tebligat çıkartılması, adres tebligata elverişli değilse ya da tebligat yapılamazsa adres kayıt sistemindeki adresine, buna ilişkin şerh de düşülerek 21/2 nci madde uyarınca tebligat yapılması gerekirken doğrudan TK 21/2 inci maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğu, davacının temyiz dilekçesinde tebliğ tarihinin 05.11.2022 olduğunu belirttiği, kararın 14.11.2022 tarihinde temyiz edildiği gözetildiğinde, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, ek karar kaldırılarak davacının ileri sürdüğü temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir. Kadastro çalışmalarında Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü 106 ada 49, 109 ada 101, 115 ada 2(ifraz ile 115/15 parsel davalı ve 16 parsel DSİ) parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 106 ada 60,109 ada 102,111 ada 9, 115 ada 1, 116 ada 1 ve 10(ifrazla 116/50 ve 52 parsel davalı, 51 parsel DSİ) parsel sayılı taşınmazların davalı ... ve 106 ada 66 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalılar adına eşit paylarla senetsizden, ırsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinden tespit edildiği, tespitlerin dava açılmadığından 29.03.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle istinaf konu edilmeyen satış senedine ilişkin itirazların temyiz konusu da yapılamayacağı, davalılar adına ayrı ayrı maktu vekalet ücreti verilmesine ilişkin ise, davalı ... ve Yusuf adına kayıtlı farklı taşınmazlar aleyhine talepte bulunulduğu, davanın esastan reddine karar verilmesi üzerine ayrı ayrı nispi vekalet ücreti takdiri gerektiği, bu durumun temyiz edenin sıfatına göre aleyhe bozma yasağı kapsamında kaldığı gözetildiğinde, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 17.04.2023 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA, Peşin yatırılan harcın istek halinde davacıya iadesine, Davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 346,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/3378, K. 2024/4485, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2023-3378-e-2024-4485-k-76d26e0cd719