Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/2881 E. 2024/4777 K. – Tapu İptali Ve
Konu: Tapu İptali Ve Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2881
- Karar No
- 2024/4777
- Karar Tarihi
- Konu
- Tapu İptali Ve Tescil
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/681 E., 2020/198 K. HÜKÜM/KARAR : Ret / Esastan Ret - Temyiz Talebi Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/329 E., 2018/648 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 22.02.2023 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Temyiz istemi, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine yönelik Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ek kararına ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11/1 inci maddesi; “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır…” şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 75 inci maddesinde de; ''Dava için birden fazla vekil görevlendirilmiş ise vekillerden her biri, vekaletten kaynaklanan yetkileri, diğerinden bağımsız olarak kullanılabilir. Aksi yöndeki sınırlamalar, karşı taraf bakımından geçersizdir” şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; davacı tarafından verilen Bornova 3. Noterliğinin 21.05.2015 tarihli, 15842 yevmiye numaralı vekaletnamesi incelendiğinde, İzmir Barosu avukatlarından ...’nın tevkil yetkisini de içerecek biçimde vekil tayin edildiği, davacı vekili ...’nın vekaletnamesinde yer alan başkalarını tevkil yetkisine dayanarak 24.01.2017 tarihli yetki belgesi ile İzmir Barosu avukatlarından ...’i Avukatlık Kanunu’nun 56 ıncı maddesi uyarınca yetkili kıldığı, mevzu yetki belgesinin vekâletnamedeki tüm yetkileri kapsadığı, (bkz. aynı istikamette Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2021/17-45 Esas, 2021/238 Karar, 2018/13-877 Esas, 2018/1755 Karar sayılı kararları) davacı tarafından Kuşadası 3. Noterliğinin 09.05.2017 tarihli, 4172 yevmiye numaralı vekaletname ile İzmir Barosu avukatlarından Av. ...’ın da vekil tayin edildiği, Bölge Adliye Mahkemesi kararının birden fazla vekili olan davacının tevkil suretiyle yetkili kılınan vekili avukat ...’e 19.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, vekil ...’nın azli veya istifasına ilişkin belgenin bulunmadığı, ancak UYAP kaydında davacı vekili ...'nın meslekten men nedeniyle kayıt durumunun pasif olduğuna ilişkin uyarının yer alması üzerine, eksikliğin giderilmesi yoluyla dosya arasına alınan İzmir Barosunun 28.06.2024 tarihli cevabında Av. ...'nın İzmir Barosu Yönetim Kurulunun 31.05.2022 tarihli ve 47/76 sayılı kararı ile Avukatlık Kanunu'nun 72/1-c maddesi gereğince Baro Levhasındaki kaydının silindiği, bu kararın 11.08.2022 tarihinde kesinleştiği, ancak 19.02.2020 tarihinde adı geçen avukatın İzmir Barosu Levhasındaki kaydının devam ettiğinin bildirildiği, yapılan tebligatın usulüne uygun ve geçerli olması karşısında diğer vekil tarafından ibraz edilen 18.06.2021 tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olmadığı açıktır. Hal böyle iken, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince 22.02.2023 tarihli ek karar ile süresi içerisinde yapılmayan temyiz talebinin reddine hükmedilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin temyiz isteğinin reddi gerekmiştir. Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir. KARAR Açıklanan sebeple; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 22.02.2023 tarihli ek kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 427,60 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.