Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2023/2592 E. 2024/4705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2592
- Karar No
- 2024/4705
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/263 E., 2020/183 K. HÜKÜM : Kabul Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu gereğince kurulan 36 nolu Toprak Komisyonu'nun 26.11.1970 ve 16.12.1970/37 tarih ve sayılı kararına istinaden yapılan kura ile Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1133 parsel sayılı taşınmazda T118 simgesiyle belirtilen yaklaşık 4.029,13 metrekare miktarlı taşınmazın kendisine tahsis edildiğini, Hazine tarafından Balıkesir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmış olan 2005/205 Esas, 2007/736 Karar sayılı 15.06.2007 tarihli kararın kesinleştiğini ve bu yerin mera ve orman olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek 1133 nolu parselde T118 simgesi ile gösterilen yaklaşık 4029,13 metrekarelik taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya devam etmişlerdir. II. CEVAP Davalılar; dava konusu taşınmazın 338.250 metrekare yüzölçümü ile özel sicilinde mera olarak kayıtlı olduğunu, meraların vasfı ve tahsis amacı değiştirilmeden başka bir amaçla kullanılamayacağını, zilyetlik ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilmelerinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemece; iddianın sübuta erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.04.2019 tarihli ve 2016/2653 Esas, 2019/3556 Karar sayılı kararı ile; eksik harç tamamlanmadan davaya devam edilemeyeceğine değinilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazın değer tespitinin yapılması, tespit edilen değer üzerinden eksik harcın tamamlattırılmasının istenilmesi, bu eksikliğin tamamlanmaması halinde HMK’nın 150 nci maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi, harcın tamamlanması halinde ise yargılamaya devam edilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin 01.10.2020 tarihli ve 2019/263 Esas, 2020/183 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, dağıtım komisyonunun kararının geçerliliğini etkileyecek bir işlemin bulunmadığı, kararın geçerli olup davacının taşınmazı bu karara dayalı olarak iktisap ettiği, tescil işlemlerinin yapılmamış olmasının iktisaba engel olmayacağı, dağıtım kararının Valilikçe onaylanması ile mülkiyetin çiftçiye geçeceği, iktisabın kanun hükümlerine göre gerçekleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın hatalı ve eksik incelemeye dayalı, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın süre yönünden reddi gerektiğini, 20.05.2013 tarihli askı ilan cetvelinde belirtilen dava konusu taşınmaza karşı 30 günlük süre içerisinde Kadastro Mahkemesi'nde mera komisyon kararına itiraz davası açılmadığını, 5 ve 10 yıllık dava açma sürelerinin de geçirildiğini, dava konusu yerin, kadimden beri mera olduğunu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, hatalı bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının iddiasının dinlenemeyeceğini, dava konusu yerin mera özel siciline kayıtlı ve kadimden beri mera olduğunu, vasfı, tahsis amacı değiştirilmeden başka bir amaçla kullanılmayacağını, davalı belediyenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucu tahsis edildiği iddia edilen taşınmazın tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 46 ncı maddesinin 1 inci ve 2 nci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu 1133 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandığı, daha sonra 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan toprak tevzi çalışmaları ile taşınmazın bir kısmının dağıtıma tabi tutulduğu anlaşılmaktadır. 2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2 nci maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin j bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı 1.650,83 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı belediyeden alınmasına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.