Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6427 E. 2024/17 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6427
- Karar No
- 2024/17
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/383 E., 2022/56 K. DAVALILAR : ... vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ..., ..., Avukat ..., ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : ... HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen ihdasen tescil edilen yerin tapu kaydının iptali ile tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Kapatılan 16. Hukuk Dairesin'ce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Mevkiinde bulunan 25.000 m² taşınmazın 70 yıldan beri müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tespit dışı bırakıldığını, ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz iktisabı koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini ileri sürerek davanın reddine, ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.11.2015 tarih ve 2013/555 esas ve 2015/763 karar sayılı kararıyla zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Mahallesinde bulunan ve Teknik Bilirkişi ...'nin 09.11.2015 havale tarihli raporunda "A" harfiyle gösterilen 6.524,21 m² taşınmazın davacı adına tapuya tesciline, ... Mahallesinde bulunan ve Teknik Bilirkişi ...'nin 09.11.2015 havale tarihli raporunda "B" harfiyle gösterilen kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/1212 esas, 2018/4380 karar sayılı kararıyla; "...dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait 3 ayrı dönemde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığı'ndan getirilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeolog bilirkişi ve teknik bilirkişi katılımı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Mahallinde yapılacak keşif sırasında yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği, taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazların yönünü ne okuduğu belirlenmeli; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli, krokili rapor alınması" gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17 nci maddesine aykırılığın bulunmadığı, yine 2863 sayılı Kanun'un 11 ve devamı maddelerine aykırı bir durumunda bulunmadığı; yapılan zilliyetlik araştırması, mahallinde icra olunan keşif alınan bilirkişi raporları ve keşif sırasında dinlenen davalı tanıkları ile resen seçilen bilirkişilerin yeminli beyanlarına göre davacıların kazandırıcı zamanaşımı suretiyle adlarına tapuya tescil edilme haklarını kazandıkları gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile ... mevkinde kain güncel tapu kaydının 4896 ada 1 parsel içerisinde kalan ve (A) harfi ile işaretli 1.944,48 m2 lik yüz ölçümlü, halen tapuda ... adına kayıtlı olan taşınmazın bu kısmı ile (C) harfi ile işaretli kadastro harici bırakılan ve 490 nolu parsel içerisinde kalan 403,46 m2 lik kısmın tapu kayıtlarının iptali ile 4721 sayılı Kanun'un 713 üncü ve 3402 sayılı Kanun'un 14 ve17 nci maddeleri uyarınca davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde ... vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde özetle, zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluşmadığını, eksik araştırma ile karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, usulüne uygun şekilde hava fotoğrafı incelemesi yapılmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağını, eksik incelemeyle karar verildiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakıldıktan sonra ihdasen tescil edilen yerin tapu kaydının iptali ile tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü ve 17 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. ... Mahallesinde kadastro sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz 24.03.2015 tarihinde 1159 parsel numarasıyla "mera" olarak özel sicile yazıldıktan sonra, 26.09.2016 tarihinde ifraz edilip, 1262 ve 1263 parsel sayılı taşınmazlar "ham toprak" vasfıyla Hazine adına 1264 parsel sayılı taşınmaz "mera" vasfıyla özel siciline yazılmıştır. 2. Mahkemece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği için aranan şartların oluştuğu gerekçesiyle kabule karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; taşınmazın komşu taşınmazı mera olduğu halde Mahkemece usulüne uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı, taşınmazın imar kapsamına alınıp alınmadığı sorulmamış, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların kadastro tutanakları ve varsa bu tutanakların dayanağı belgeler getiriltilmemiş, belgelerdeki sınırların dava konusu taşınmazı ne şekilde okuduğunun tespiti yapılmamıştır. Bunun yanında, imar-ihyayı en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde hava fotoğraflarının çözünürlüğü iyi olmadığı gerekçesiyle yöntemince hava fotoğrafı incelemesi yapılmamış, dava tapu iptal ve tescil davası olduğu halde belediyeler yönünden husumet yokluğundan ret kararı verilmemiş ve (C) ile gösterilen bölüm davacı adına kayıtlı olduğu halde bu bölüm yönünden tapu iptali ve tescil kararı verilmiş olması isabetsiz olup bu şekilde eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru değildir. 3. O halde Mahkemece, dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları (tespite esas dayanakları) tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ... ile ilgili İlçe Belediye Başkanlığından sorulmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden (imar planı içerisinde ise bu tarihten) 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, hükmen oluşmuş iseler mahkeme dosyaları celp edilmeli; 4. Bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek komşu köylerden üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği, taşınmazın evvelinde kadim mera olup olmadığı, mera ile arasında ayırıcı bir sınır bulunup bulunmadığı, mera değil ise imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; 5. Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın evvelinde mera olup olmadığı, mera özelliği gösterip göstermediği hususlarını belirleyen, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı, taşınmazın ne zaman imar ihya edildiği ve tamamlandığı hususlarını açıklayan, önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; taşınmaz ile çevresinin yakın plan ve panaromik fotoğrafları çektirilip üzerine taşınmazın sınırlarının işaretlenilmesi istenilmeli; Mahkeme hakiminin, taşınmazın konumuna, niteliğine ve çevre parsellerle karşılaştırılmalı olarak fiziksel özelliklerine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı; 6. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan taşınmazın kadastro paftasındaki konumunun bilgisayar programı aracılığıyla uydu ve hava fotoğraflarına aktarılması suretiyle hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle ve temin edilebilecek en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları üzerinde de inceleme yaptırılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazın mera vasfında olup olmadığı, mera ile arasında ayırıcı bir sınır bulunup bulunmadığı, taşınmazın taşlık-çalılık gibi imar ihyaya muhtaç olan yerlerden mi yoksa boş (hali) nitelikte mi bulunduğu, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren başladığı hususlarında ayrıntılı rapor düzenlemesi istenilmeli; 7. Fen bilirkişisine keşfi takibe, bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verir krokili rapor düzenlettirilmeli, bundan sonra taşınmazın öncesine ait niteliği doğru şekilde belirlenerek imar-ihya gerektirmeyen yerlerden olması halinde 20 yıllık zilyetlik süresinin dava tarihine kadar gerçekleşmesi gerektiği dikkate alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Değinilen hususlar göz ardı edilerek hüküm kurulması doğru değildir. 8. Öte yandan, davaya konu taşınmazın yargılama sırasında hali arazi niteliği ile idari yoldan davalı Hazine adına tapuya tescil edilmesi nedeniyle davanın tapu iptali ve tescil davasına dönüştüğünün kabulü zorunludur. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın idari yoldan Hazine adına tescil edilmesi nedeniyle tescil davası yönünden ilgili kamu tüzel kişileri olarak yasal hasım konumunda bulunan davalılar ... ile Van ...’nın davada taraf sıfatlarının kalmadığı gözden kaçırılarak bu davalılar yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aleyhlerine kabul kararı verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, (C) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına kayıtlı olduğu halde bu bölüm yönünden tapu iptali ve tescili kararı verilmesi de isabetsizdir. 9. Kabule göre de, eldeki davanın tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu ve davalı Hazine aleyhine açılan bu dava kısmen kabul edildiğine göre davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, dava tescil davası gibi değerlendirilip harcın davacı üzerinde bırakılması ve hüküm kısmında taşınmazın vasfı belirlenmeden karar verilmesi de doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar Hazine ve ... Belediyesi vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince kararın BOZULMASINA, 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13 üncü maddesinin “j” bendi gereğince Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3. İstek halinde peşin temyiz harcının temyiz eden Belediyeye iadesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.