Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2022/6109 E. 2024/1600 K. – Tescil
Konu: Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6109
- Karar No
- 2024/1600
- Karar Tarihi
- Konu
- Tescil
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/93 E., 2022/171 K. HÜKÜM : Ret Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece verilen karar Dairece bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; 1966 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün irsen intikal ve paylaşım yoluyla kendisine kaldığını beyan ederek taşınmazın adına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında ... dava konusu edilen yerin kendisine ait olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine vekili, davanın reddi ile tapulama dışı bırakılan alanın Hazine adına tescilini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.02.2011 tarihli ve 2005/574 Esas, 2011/57 Karar sayılı kararıyla; zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne, (A) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.09.2011 tarihli ve 2011/5705 Esas, 2011/9570 Karar sayılı kararıyla, yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek taşınmazla ilgili orman ve zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur. 3. Mahkemenin 15.05.2013 tarihli ve 2011/567 Esas, 2013 /601 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazla ilgili tutanak düzenlendiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir. 4. Kadastro Mahkemesinin 05.11.2014 tarihli ve 2013/65 Esas, 2014/73 Karar kararı ile; davacı ve asli müdahilin davalarının reddine, 1066 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tesciline, malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden dosyanın tefrikine karar verilmiş, temyize konu (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerine ilişkin davaya Kadastro Mahkemesi'nin 2014/26 Esas sayılı dosyasında devam edilmiş, Mahkemenin 21.11.2014 tarihli kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. 5. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.10.2015 tarihli ve 2015/4183 Esas, 2015/8373 Karar sayılı kararıyla; (A) bölümünün tespiti kesinleşen 293 parsel içerisinde kaldığı, (B) bölümünün ise yol olarak gösterilen alanda kaldığı gerekçesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi yargı yeri olarak belirlenmiştir. 6. Mahkemenin 21.04.2016 tarihli ve 2015/421 Esas, 2016/216 Karar sayılı kararı ile; makul sürede dava açılmadığı gerekçesiyle müdahil ...’in davasının reddine, davacı ...'in davası yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 7. Dairenin 23.11.2021 tarihli ve 2021/3849 Esas, 2021/7123 Karar sayılı kararıyla; davalı Hazine vekilinin 23.02.2016 havale tarihli beyan dilekçesinde MK 713/6 ncı maddesi gereğince dava konusu taşınmazın Hazine adına tescilini istediği ve davanın reddine karar verildiği halde davalı Hazinenin tescil talebi yönünden de olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği belirtilmiş; Mahkemece, davalı Hazinenin tescil talebi yönünden bir değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu olup bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın 293 nolu parsel içinde kaldığı ve bu parselin 1966 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kesinleştiği, (B) harfi ile gösterilen kısmın ise "Yol" olarak bırakıldığı ve yol için kadastro tutanağı düzenlenmediğinin bildirildiği, tapusuz taşınmaz tescili davalarında yasal hasım konumunda bulunması gereken Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığının dava konusu taşınmazların tapulu taşınmazlar olması sebebiyle davaya dahil edilmesinde hukuki yararın bulunmadığından davaya dahil edilmediği, davalı Hazinenin tescil talebi bakımından TMK'nın 713 ve Kadastro Kanunu'nun 17 ve 18 inci maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olduğu, taşınmazların dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı olduğu, Hazine adına tescilini gerektirir tapusuz taşınmaz bulunmadığı, nitekim Hazine tarafından davaya cevap süresi içerisinde de savunma yoluyla tescil talebinde bulunulmamış olduğu gerekçesi ile tescil talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin tescil talebinin bulunduğunu, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1.Kadastro sonucu, Mersin ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz tespit harici bırakılmıştır. 2. Temyizen incelenen nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin yollamasıyla davada uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesindeki sebeplerin varlığı halinde mümkündür. Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler (A) bölümüne ilişkin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 3. Mahkemece davalı Hazinenin tescil talebi bakımından TMK'nın 713 ve Kadastro Kanunu'nun 17 ve 18 inci maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmemiş olduğu, Hazine adına tescilini gerektirir tapusuz taşınmaz bulunmadığı bu nedenle davada taraf olması gereken Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın davaya dahil edilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen bölümün yol olarak tespit harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında TMK’nın 713/3 üncü maddesi uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri yasal hasım olup somut olayda, dava konusu yerin Mersin ili sınırlarında bulunması nedeniyle ilçe Belediyesi yanında Büyükşehir Belediyesine de husumet yöneltilmesi gerekir. Bir başka ifade ile davada taraf teşkili sağlanmamıştır. Taraf teşkili dava şartlarından olup bu şart sağlanmadan davanın esasına girilemez. Hal böyle olunca; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na husumet yaygınlaştırılıp dava dilekçesi ve duruşma günü yöntemine uygun şekilde tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece açıklanan husus gözetilmeden karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Hazinenin (A) harfli bölüme yönelik temyiz itirazının reddi ile anılan bölüm yönünden hükmün ONANMASINA, 2.Davalı Hazine vekilinin (B) harfli bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Silifke 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,27.02.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.