Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/7390 E. 2026/3889 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/7390
- Karar No
- 2026/3889
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4250 E., 2025/2770 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 19.06.2025 tarihli ve 2024/4250 Esas, 2025/2770 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.10.2024 tarihli ve 2024/375 Esas, 2024/495 Karar sayılı kararına konu eylem için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın türü ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün ve bu hükme yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-d maddesinin ilgili bölümünde yer verilen; “…ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY Sanık ... hakkında, mağdur eşi ...’e karşı (25.07.2022 tarihinde işlediği) basit kasten yaralama suçundan, yerel mahkeme olan Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesince 26.02.2024 tarih, 2022/498 Esas ve 2024/117 sayılı kararı ile TCK 86/2, 86/3-a, 29/1, 62/1, 53/1, 58. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezasına ve sanık hakkında Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararın sanık tarafından istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi, 13.06.2024 tarih, 2024/1417 Esas ve 2024/2035 sayılı kararı ile “Tekerrüre esas sabıkası bulunmayan sanık hakkında, tekerrüre esas sabıkası bulunması gerekçe gösterilerek TCK 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan hapis cezası seçilmesi” nedeniyle kararın bozulduğu, BAM’ın bozma kararı üzerine, yerel mahkeme olan Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2024 tarih, 2024/375 Esas ve 2024/495 sayılı kararı ile bu sefer seçimlik cezada adli para cezası seçilerek, TCK 86/2, 86/3-a, 29/1, 62/1. maddeleri uyarınca 3.360 TL Adli Para Cezasına karar verilmiştir.
Kararın Üst Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın tekerrüre esas sabıkası olması nedeniyle aleyhe istinafı üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi duruşma açarak 19.06.2025 tarih, 2024/4250 Esas ve 2025/2770 sayılı kararı ile “Sanık hakkında, tekerrüre esas sabıkası bulunması gerekçe gösterilerek, TCK 86/2, 86/3-a, 29/1, 62/1, 53/1, 58/6-7. maddeleri uyarınca 5 ay 18 gün hapis cezasına ve sanık hakkında Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” karar verilmiştir.
Kararın sanık tarafından temyizi üzerine, sayın dairemiz çoğunluğu bu kararın kesin olduğu belirtilerek, temyizen incelemeyerek, CMK 286/2-d. maddesi gereğince RED’dine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince verilen 5 ay 18 gün hapis cezası hükmünün kaldırılmış olduğu, bozma üzerine bu sefer yerel mahkemece sanığın tekerrüre esas sabıkası yok diye seçimlik cezada adli para cezası seçilerek 3.360 TL Adli Para Cezası verildiği, (7499 sayılı kanunla yapılan değişiklikle CMK 272. maddesindeki para cezalarındaki kesinlik sınırının hapisten çevrilen adli para cezaları hariç 15.000 TL olduğu, CMK’da yapılan bu değişiklik RG.’de 01.06.2024 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdiği), yerel mahkemece verilen hapisten çevrili olmayan 3.360 TL Adli para cezasının karar tarihinin 21.10.2024 tarihi olduğu, karar tarihinde 15.000 TL’ nin altında olduğu için bu kararın kesin olduğu, İlk derece mahkemesince verilen kesin bir hükme, üst Cumhuriyet Savcısı tarafından aleyhe istinaf yoluna başvurulması üzerine, istinaf (BAM)’si tarafından “5 ay 18 gün hapis cezasına ve sanık hakkında Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilk defa karar verilmiştir. Kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, aşağıdaki gerekçelerle çoğunluk kararına muhalifim. Bölge Adliye Mahkemesince, ilk defa kesin bir hükme karşı aleyhe istinaf üzerine, “Hapse ve TCK 58. maddesi gereğince Mükerrirlere özgü infaz rejimine” karar verilmiş ise, bu durumda bölge adliye mahkemesinin kararı temyize konu teşkil edebilecek midir?
Mükerrirlere özgü infaz rejimi TCK 58. maddesi bir güvenlik tedbiri olarak kanunda yazılı olmasına rağmen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.05.2012 tarih, 2012/364 Esas ve 2012/180 sayılı kararında,“TCK 58. maddesinde belirtilen tekerrürü maddi ceza hukukuna ilişkin görmüş ve mahkeme kararında mutlaka mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanacağının belirtilmesi gerektiğini, belirtilmemesi halinde bunun kazanılmış hakka konu teşkil edeceğini” belirtmiştir. Yine 5275 sayılı CGTİHK’nun 108/3. maddesinde “Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.” Şeklinde düzenleme getirilerek, ikinci kez mükerrirliğin de kararda belirtilmesi gerektiği, aksi durumda kazanılmış hakka konu teşkil edeceği belirtilmiştir.
Yargıtay CGK kararlarına göre, hükümlünün cezaevinde daha fazla kalmasını sağladığından, maddi ceza hukukuna konu teşkil ettiğinden ve yine kazanılmış hakka da konu teşkil edeceğinden, kesin kararın aleyhe istinafı üzerine, bölge adliye mahkemesinin TCK 58/6-7. maddesi gereğince “Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına” ilk defa karar vermesi durumunda, kesin hüküm mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanarak temyizi kabil hale gelecektir.
Yargıtay CGK’nun 30.11.2010 tarih, 2010/5-237 Esas ve 2010/242 sayılı kararı uyarınca, “Miktar itibariyle kesin nitelikte adli para cezasına hükmedildiği halde, sanık hakkında TCK’nın 58/6-7. maddesi uyarınca mükerrirliğe özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine karar verilmesi halinde verilen hüküm kesin olmayıp, temyiz kanun yoluna tabi olacaktır”. Temyiz için geçerli olan bu husus, İstinaflar yürürlüğe girdiği nedenle şu an BAM’lar için de aynen geçerlidir.
Yine Yargıtay CGK’nun 04.10.2023 tarih, 2023/347 Esas ve 2023/500 sayılı kararı uyarınca, “İlk derece mahkemesince verilen hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün aleyhe istinaf edilmesi üzerine, bölge adliye mahkemesince yapılan incelemede TCK 58. maddesi eklenmek suretiyle “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” ilişkin verilen kararın temyizinin mümkün olduğuna” dair karar verilmiştir. Bu Ceza Genel Kurul kararı ile birlikte, yerel mahkemece 5 yıl veya 5 yılın altında hapis cezası verilmesi durumunda, aleyhe istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, ilk defa TCK 58. maddesini ekleyerek, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına dair karar vererek, “İstinaf Başvurusunun Düzeltilerek Esastan Reddine” karar vermesi durumunda, bu karar kesin olmayacak, temyizi kabil olacaktır.
İlk defa bölge adliye mahkemesince sanık hakkında tayin olunan hapis cezasına TCK 58. maddesi eklenerek mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve denetimli serbestlik tedbirine uygulanmasına karar verilmesi veya istinaf tarafından ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine karar verilmesi nedeniyle kesin hüküm, temyizi kabil hale gelecektir. Örneğin-1; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında neticesi sebebiyle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 4 yıl 6 ay hapis cezası verilmiş ise,
-İstinaf(BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf(BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejimini uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir. Örneğin-2; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında nitelikli mala zarar verme suçundan açılan kamu davasında 4 yıl hapis cezası verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, istinaf (BAM) duruşma açarak veya açmadan, sanık hakkında sabıkası nedeniyle TCK 58/6-7. maddeleri gereğince “ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına ve İstinaf başvurusunu esastan red’dine” karar vermiş ise, -Bu durumda, yerel mahkemenin hükmü 5 yılın altında olduğu için CMK 286/2-a maddesi gereği kesin hüküm olsa da, istinaf ilk defa ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulaması nedeniyle, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir.
Örneğin-3; -İlk derece mahkemesi kararı: sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e, 62... . maddeleri gereği 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verilmiş ise, -İstinaf (BAM)’ın kararı: Katılan tarafından istinafa başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında basit kasten yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-b-e, 29, 62, 53... . maddeleri gereğince 5 ay 18 gün hapis cezası ile mahkumiyetine “mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar vermiş ise, -Bu durumda, suçun türü itibarıyla TCK 86/2. maddesi basit kasten yaralama suçunun üst sınırı 2 yıldan az olduğu için ceza istinaf mahkemesince artırılmış olsa da CMK 286/2-d maddesi gereği ceza kesin olsa da, istinaf ilk defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulamasına karar verdiğinden, yukarıda belirtilen Yargıtay CGK kararı gereğince hüküm temyizi kabil hale gelecektir. Bölge adliye mahkemesinin bu tür kararı kesin değildir. Temyizi kabildir.
Sonuç olarak; Yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurul Kararları gereğince, Bölge Adliye Mahkemesince üst Cumhuriyet savcısının aleyhe istinafı üzerine, ilk defa “Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejiminin uygulanmasına” karar verildiğinden, kesin kararın temyizi kabil hale geleceği nedenle, kararın temyizen incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, sayın çoğunluğun kararına muhalifim.