Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/5937 E. 2026/3938 K. – Kasten Öldürmeye

Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5937
Karar No
2026/3938
Karar Tarihi
Konu
Kasten Öldürmeye Teşebbüs

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/491 E., 2025/395 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2023 tarihli ve 2021/91 Esas, 2023/614 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81/1, 35/2, 62... /1. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/491 Esas, 2025/395 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, teşebbüsün derecesinde hataya düşülerek eksik ceza tayininin eleştirilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, sanığın öldürme kastı bulunmadığından bahisle suç vasfına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılanın sanığın eniştesi olduğu, katılan ve eşinin müşterek çocuğunu, sanığın yaşadığı evine bıraktıkları, katılanın olay tarihinde çocuğu almak için sanığın evinin önüne gittiği, ancak sanık ve ailesinin çocuğu vermek istememeleri sebebi ile aralarında anlaşmazlık olduğu, olay anını gösteren kamera kayıtlarına göre, tanık ... ile sanığın katılanın bulunduğu aracın yanına geldikleri, araçta bulunan katılan ile konuştukları sırada sanığın silah ile aracın içine doğru ateş ederek, katılanı, sol bacağından üç, sol kolundan bir isabet olmak üzere, hayati tehlikeye neden olmayacak ancak sol üst ekstremite işlevinin sürekli zayıflamasına ve ağır (4) derecede kemik kırığına sebebiyet verecek şekilde yaraladığı, görüntü kayıtlarına göre yakın mesafeden hayati bölgelerini hedef alma imkanı varken ayaklarına doğru ateş etmesi ve yaralanmanın niteliği de dikkate alındığında, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı, kastının yaralamaya yönelik olduğu ve katılanda meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre kasten yaralama suçundan temel cezanın sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle kasten yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi suç vasfı yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.03.2025 tarihli ve 2024/491 Esas, 2025/395 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/5937, K. 2026/3938, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-5937-e-2026-3938-k-314b2ff078ab