Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3925 E. 2025/7859 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3925
Karar No
2025/7859
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/885 E., 2024/1021 K. SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 67/4. maddesi uyarınca suç tarihinden inceleme tarihine kadar 5271 sayılı Kanun'un 253/21. maddesinde yer alan "Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez" şeklindeki düzenlemede göz önünde bulundurulduğunda sanık ...'e usulüne uygun olarak ilk uzlaşma teklifinde bulunulan 01.02.2021 tarihten itibaren, uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği 25.03.2020 tarihi arasındaki durma süresi de gözetildiğinde, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenle İzmir 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.11.2024 tarihli ve 2019/885 Esas, 2024/1021 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2025/3925, K. 2025/7859, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2025-3925-e-2025-7859-k-ad4301645bcd