Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3711 E. 2026/3838 K. – Nitelikli Kasten
Konu: Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3711
- Karar No
- 2026/3838
- Karar Tarihi
- Konu
- Nitelikli Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/893 E. 2025/1280 K. SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2024/201 Esas, 2025/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 35/2, 29/1, 62, 53... . maddeleri uyarınca 7 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2025/893 Esas, 2025/1280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafinin istinaf istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 280/1-(a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; eylemin yaralama suçu olduğundan bahisle suç vasfına, meşru savunma ve meşru savunmada sınırın aşılmasına, haksız tahrik indirim oranına ve takdiri indirimin uygulanması gerektiğine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; tekerrüre esas hükmün hatalı olduğu ve haksız tahrik indirim oranına ilişkindir.
III. GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması koşullarının bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, tahrik indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Mahkemece sanığın ikinci kez tekerrüre esas alınan Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/637 Esas, 2021/1094 Karar sayılı ilamının sanığa ait olmadığı bu nedenle tekerrüre esas alınamayacak ise de, sanığın 04.01.2022 tarihinde işlemiş olduğu "bir kimseyi fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık etmek veya yer temin etmek" suçuna ilişkin Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/474 Esas, 2022/861 Karar sayılı ilamın ikinci kez tekerüre esas alınması gerekirken, hatalı ilamın tekerrüre esas alınması suretiyle oluşan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.03.2025 tarihli ve 2025/893 Esas, 2025/1280 Karar sayılı kararına yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 303/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi gereği, hükmün tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin fıkrasında ''Çarşamba 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/637 Esas ve 2021/1094 Karar" ibaresinin çıkartılarak, yerine ''Samsun 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/474 Esas, 2022/861 Karar'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y Katılan ... ...'ın daha önceden katılan ...’in yeğeni olan ... ... ile kavga etmelerinden dolayı aralarında husumet bulunduğu, olay tarihinde sanık ... ..., katılan ... ... ve katılan ...'nın annesi olan ... isimli şahısların birlikte bulundukları sırada ... Mahallesi ...üzerinde bulunan ... ... isimli iş yeri önünden geçtikleri sırada katılan ... ... ile karşılaştıkları, sözlü münakaşa yaşandığı ancak devamında sanık ... ile katılan ... ve annesinin olay yerinden yürüyerek uzaklaştığı, akabinde katılan ... ... ile tanık ...’un; sanık ..., katılan ... ve katılan ...’nın annesi ...’nın yanına koşarak geldikleri ve kamera kayıtlarından net bir şekilde görüleceği üzere sanık ..., katılan ... ve annesi ...’ya yaklaşarak bu kişileri ittirdikleri, sanık ...’ın da maruz kaldığı bu eylem neticesinde yanında bulunan bıçak ile katılan ... ... iki bıçak darbesiyle sol skapula üzerinde ve lateralinde iki adet ikişer cm lik kesi şeklindeki yaralanmasının solda hemopnömotoraksa ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, katılan ...’in de dudak ve çevresinde ödem oluştuğu, yaşamını tehlikeye sokmayan, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandığı olayda, sanığın öldürme değil yaralama kastıyla hareket ettiği kanaatiyle bu karşı oy yazısı yazılmıştır.
5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. Bu bağlamda, 1. Sanık ile katılan arasında doğrudan bir husumet bulunmaması, 2. Kamera görüntülerine göre katılan ... ile tanık...’ın koşarak sanık ... ile katılan ... ve katılanın annesi ...’nın yanlarına gelmeleri ve bu kişilere fiziki olarak saldırmaları, 3. Taraflar arasında başlayan kavga nedeniyle, hayati tehlikeye neden olan bıçak darbelerinin kavga sırasında hedef gözetme imkanı olmayan bir durumda meydana gelmesi, 4. Bıçak darbeleri hayati tehlikeye neden olsa da, iki adet ikişer cm lik kesi şeklinde olması, 3. Sanığın maktulün hayati bölgelerine daha fazla saplama imkanı olmasına sadece iki kez bıçağı saplaması, 4. Sanığa saldıran diğer kişi olan...’ın yaralanmamış olması, Hususları dikkate alındığında, her ne kadar sanık katılanı hayatı tehlike oluşturacak nitelikte yaralamış olsa da, sanığın öldürme kastıyla hareket etmiş olması halinde katılanın hayati bölgelerine bıçağı birden fazla saplayabilecek durumda olmasına rağmen katılanı hayati tehlikeye neden olacak nitelikte iki adet ikişer santim kesi şeklinde yaralanmış olması karşısında, sanığın dış dünyaya yansıyan davranışlarına göre suçu işlerken sahip olduğu kasta bakılmaksızın sadece kullanılan aracın öldürmeye elverişli olması ve failin fiili işlerken bilme ve belirleme imkanı olmayan hayati tehlike neticesi esas alınarak oluşturulan fiili bir karineyle, yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilmesi gereken sanığın fiilinin kasten adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesinin maddi gerçeğe ve hukuka aykırı olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.