Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2025/3141 E. 2025/6204 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3141
- Karar No
- 2025/6204
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği SAYISI : 2016/248 (E), 2016/249 (K) İNCELEME KONUSU KARAR : Kesinleşmiş Disiplin Cezasının Onaylanmasına KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sivas Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'un, firar etmek veya tünel kazmak eylemi nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 44/3-ı maddesi uyarınca 15 gün hücreye koyma disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü Disiplin Kurulu Başkanlığının 10.02.2016 tarihli ve 2016/31 sayılı kararının şikayet edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, disiplin cezasının onaylanmasına ilişkin Sivas İnfaz Hâkimliğinin 01.03.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 21.04.2025 tarihli ve .............-105-58-1257-2025-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve 2025/55020 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.05.2025 tarihli ve 2025/55020 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "7242 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un “Disiplin soruşturması” başlıklı 47. maddesinin 2. fıkrasında, “Hükümlülerin diğer disiplin cezalarını gerektiren eylemlerinin öğrenilmesinden itibaren derhal ve en geç iki gün içinde kurum en üst amirince atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanır.” aynı maddenin 3. fıkrasında, “Soruşturma en geç yedi gün içerisinde tamamlanır ve düzenlenen rapor ve ekleri disiplin kuruluna sunulur. Soruşturma süresi eylemin ve soruşturmanın niteliğine göre infaz hâkiminin yazılı onayı ile yedi güne kadar uzatılabilir.” ve yine aynı maddenin 5. fıkrasında “Disiplin cezaları disiplin kurulunca evrak üzerinden görüşülerek en geç üç gün içinde karara bağlanır.” şeklinde yer alan düzenlemeler ile benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.11.2019 tarihli ve 2018/1821 Esas, 2019/4965 Karar sayılı ilâmında, "...hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun'un 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukuki durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün firar tarihinden 7 ay 18 gün sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlanılması nedeniyle verilen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla..." şeklinde yer alan açıklamalar karşısında, Firar eylemi nedeniyle disiplin soruşturmasının, belirtilen sürelere ve usullere uyularak yapılması gerektiği; somut olayda ise hükümlünün 21.05.2015 tarihinde 7 gün özel izne gönderildiği, izinden dönmesi gereken 28.05.2015 tarihinde kuruma dönmeyerek firar ettiği halde en geç 2 gün içerisinde soruşturmaya başlanmayıp, hükümlünün 04.02.2016 tarihinde yakalanması üzerine aynı tarih itibarıyla soruşturma işlemlerine başlandığı ve yazılı savunmasının alınmasını takiben 10.02.2016 tarihinde hücreye koyma disiplin cezasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümlü hakkında söz konusu sürelere ve soruşturma usulüne uyulmaksızın soruşturma yapılmış olması sebebiyle disiplin cezası verilemeyeceğinden, disiplin cezasının onaylanmasına karar verilmeyip, disiplin cezasının kaldırılması için dosyanın ceza infaz kurumu idaresine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir.
2. Hükümlünün cezasının infazı sırasında gönderildiği özel izinden dönmeyerek 28.05.2015 tarihinde firar ettiği kabul edilerek, hakkında 04.02.2016 tarihinde disiplin soruşturması başlatıldığı ve yapılan disiplin soruşturması sonunda firar eyleminden dolayı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından hücre disiplin cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve verilen disiplin cezasının şikayet olmaksızın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
3. Kesinleşmiş hücreye koyma disiplin cezasının infazına başlayabilmek için infaz hakiminin onayının alınması aşamasında kesinleşmiş disiplin cezasının esasına ilişkin olarak tarafların itiraz etme, İnfaz Hakimliğinin ve itiraz merciinin de kesinleşmiş disiplin cezası kararıyla ilgili olarak esastan inceleme yaparak, doğrudan kaldırma yetkisinin bulunmadığı, inceleme yetkisinin disiplin cezası verildiği sırada değerlendirme konusu yapılmayan ancak cezanın infazı aşamasında değerlendirmeye alınmasında zorunluluk bulunan hükümlünün sağlık durumu, infaza geçilmesi için gerekli hukuki ve fiili koşulların uygun olup olmadığı gibi hususlarla sınırlı olduğu, ancak bu incelemeleri yaptığı sırada kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu ve bu nedenle infazının yapılmaması gerektiğinin anlaşılması durumunda, bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına ve disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekmektedir.
4. Somut olayda, hükümlü hakkında 7242 sayılı Kanun’un 27 nci maddesi ile değişiklik yapılmadan önceki 5275 sayılı Kanun’un 47. maddesinin ikinci fıkrasına göre, hükümlü hakkında 5275 sayılı Kanun'un 47/2. maddesi uyarınca firar eyleminin öğrenildiği tarihten itibaren en geç 2 gün içerisinde kurum en üst amiri tarafından atanan bir görevli tarafından soruşturmaya başlanması, hükümlünün firar eylemi ile ilgili olarak tüm bilgi ve belgelerin toplanması, varsa alınması gereken ifadelerin alınması, hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezasının verilmesi mümkün olmadığından, İnfaz Hakimliğinden eylemin niteliği gereği hükümlü yakalandığında kullanılmak üzere ek süre talebinde bulunulması, hazırlanan disiplin soruşturması raporunun Disiplin Kurulu Başkanlığına sunulması, Disiplin Kurulu Başkanlığının da yasa gereği hükümlünün savunması alınmadan disiplin cezası verilemeyeceğinden, hükümlü yakalandığında disiplin soruşturmasının tamamlanması için dosyanın soruşturmacıya gönderilmesi ve sanığın hukuki durumunun savunması alındıktan sonra değerlendirilmesi yönünde bir karar alması, hükümlü yakalandığında dosyanın görevlendirilen soruşturmacıya gönderilmesi, yasada öngörülen süre içerisinde hükümlüye yazılı yada sözlü olarak savunma yapma hakkı tanınması ve disiplin soruşturmasının tamamlanması gerekirken, kanunda öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmadan hükümlünün 28.05.2015 tarihinde firar ettiği kabul edilmesine rağmen 04.02.2016 tarihinde yakalanmasından sonra muhakkik görevlendirilmesi suretiyle soruşturmaya başlandığı anlaşılmaktadır.
5. Kanun da öngörülen emredici ve hak düşürücü sürelere uyulmaksızın başlatılan ve yürütülen disiplin soruşturması sonucu verilen ve şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, kesinleşen disiplinin cezasının onaylanması istemi üzerine İnfaz hakimliğince bu aşamada disiplin cezasının infazına başlanmasına yer olmadığına, şikayet olmaksızın kesinleşen disiplin cezasının kaldırılması için idari işlemlerin başlatılması amacıyla yetkili ve görevli idari birimlere bildirimde bulunmasına karar verilmesi gerekirken disiplin cezasının onaylanmasına dair verilen karar Kanun'a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi açıklanan bu sebeple yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Sivas İnfaz Hâkimliğince verilen 01.03.2016 tarihli ve 2016/248 Esas, 2016/249 Karar sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2025 tarihinde karar verildi.