Yargıtay · 1. Ceza Dairesi

Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/1994 E. 2023/8606 K. – Kasten Yaralama

Konu: Kasten Yaralama

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Ceza Dairesi
Esas No
2023/1994
Karar No
2023/8606
Karar Tarihi
Konu
Kasten Yaralama

B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, karar verilmiştir. 2. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.03.2016 tarihli ve 2015/511 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2020/8166 Esas, 2020/10741 Karar sayılı kararı ile; "1) Sanık savunmalarına karşın, mağdurun aşamalardaki değişmeyen beyanları ile tanıklar ... ile ...'un hazırlık aşamasındaki anlatımlarını destekleyen cd izleme ve tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın mağduru darp ettiği sabit olduğu halde, sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyeti yerine, yasal ve yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, 2) Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “...basit yargılama usulü...” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine, Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/441 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmişse de, sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine, karar verilmiştir. 4. Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/441 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.06.2022 tarihli ve 2022/4401 Esas, 2022/5059 Karar sayılı kararı ile; dosyanın "Yargıtay Ceza Genel Kuruluna Gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına Tevdiine" karar verilmiştir. 5. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 29.11.2022 tarihli ve 2022/1-344 Esas, 2022/733 Karar sayılı kararı ile "Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.02.2021 tarihli ve 441-58 sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir direnme kararı niteliğinde olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdii edilmesine" karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi; suçun sanık tarafından işlendiğine, vesaire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın kızı olan dava dışı ...'in ile katılanın aynı okulda öğrenci oldukları, katılan ile inceleme dışı Mehmet'in facebook üzerinden Mekselina ile yazıştıkları ve mesaj tespit tutanaklarından da anlaşıldığı üzere aralarındaki arkadaşlık tekliflerinden ve bu teklifin açıklanmasından dolayı küfürlü ve rahatsız edici mesajlar yazdıkları, Mekselina'nın annesi olan sanığın bu durumu öğrenmesi üzerine kız kardeşi olan Lütfiye ile birlikte katılanın bulunduğu okula gittikleri ve katılanı yaraladığı iddiası ile cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında istikrarlı bir şekilde katılanı yaralamadığını savunduğu, yine CD izleme tutanakları incelendiğinde sanığın katılana vurduğuna dair delil bulunmadığı sadece müdürün odasına götürmek amacı ile omuzundan tutup çekiştirdiği, bu hususun yaralama kastı ile olmadığının anlaşılması karşısında sanığın savunmasının aksine katılanın tarafsız kamu tanığı ile desteklenmeyen aşamalardaki soyut beyanı dışında üzerine atılı suçu işlediğine dair sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil bulunmadığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde kesin olarak ispat edilemediği, şüphenin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü tesisine yeter biçimde bertaraf edilmediği gerekçesiyle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. 2. Katılan hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalınca tanzim olunan; "şahısta herhangi bir tıbbi tedaviyi gerektirecek nitelikte bir lezyon tarif edilmediği" görüşlerini içeren adli rapor dava dosyasında bulunmaktadır. 3. Sanık savunması, katılan beyanları, tanık beyanları adli raporlar, mesaj tutanakları ve diğer tutanaklar dava dosyasındadır. 4. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın suçlamayı kabul etmeyen savunmalarına karşın, katılanın aşamalardaki değişmeyen atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair beyanları ile tanıklar Süleyman Mihrican ile ...'un hazırlık aşamasındaki anlatımlarını destekleyen CD izleme ve tespit tutanağı içeriğine göre, sanığın katılanı darp ettiği sabit olduğu halde, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken beraatine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerla Adana 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2021 tarihli ve 2020/441 Esas, 2021/58 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/1994, K. 2023/8606, T. 28.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-ceza-dairesi-2023-1994-e-2023-8606-k-5d26da904096