Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2023/1594 E. 2023/8160 K. – Kasten Yaralama
Konu: Kasten Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1594
- Karar No
- 2023/8160
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Yaralama
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 09.06.2021 tarihli 2021/4573 Esas, 2021/10181 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine verdiği, 31.03.2022 tarihli ve 2021/376 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan vekilinin temyiz istemi; haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, üst hadden ceza tayin edilmesine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi; lehe hükümlerin uygulanmasına, sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihi olan 29.12.2017 tarihi saat 15:00 sıralarında ... ili Nusaybin ilçesi ... mahallesinde bulana TOKİ inşaat alanında mantolama işi yapan işçilerden sanık ..., tanıklar Akın Akgün, ... ile inşaatın korkuluklarını yapan katılan ..., tanıklar Metin, ..., ... ve bir takım işçiler arasında yük asansöründe inşaat malzemesi taşınması hususunda yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında yaralanan katılan ...'in alınan ifadesinde özetle; olay günü TOKİ inşaatında, adı geçen diğer kardeşleri ile birlikte çalıştıklarını, aynı binada çalışan ..., Muhammed, Akın, ... Halil ve Murat isimli şahıslar ile yük asansörlerinin çarpışması nedeniyle tartışma yaşadıklarını, şahısların üzerlerine saldırdıklarını, ... isimli şahsın elinde kalas benzeri odun olduğunu, arkasını döndüğü esnada ... isimli şahsın elinde bulunan sopa ile kafasına vurduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. İstanbul Adlî Tıp Kurumu Başkanlığının, 21.10.2019 tarihli raporuna göre; "Katılanın yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır (6.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tarif edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, muayene bulguları, epilepsi tipi ve kranial MR birlikte değerlendirildiğinde bu hastada mevcut bulguların posttravmatik epilepsi ile uyumlu olduğu (olayla illiyetli sara hastalığı sonucuna varıldığı, früst hemiparezisi de olan hastanın mevcut nöroloji tutulumun organlardan birinin işlevenin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu iyileşme olanağı bulunmayan hastalık niteliğinde olmadığı," belirtilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, adlî tıp raporları, kriminal raporlar, kolluk tutanakları, adlî tıp raporları, sanıklara ait nüfus ve adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, suç vasfının ve buna bağlı yaptırımların belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdîri indirimin Mahkemenin takdîr yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle
uygulanmamasına karar verildiği, cezanın bireyselleştirilmesi kapsamındaki lehe hükümlerin uygulanmasının olanaklı bulunmadığı anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/376 Esas, 2022/177 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.12.2023 tarihinde karar verildi.