Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2013/2300 E. 2013/4743 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/2300
- Karar No
- 2013/4743
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK. 250. maddesi İle Görevli) SUÇ : Kasten öldürme, kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma, kasten yaralama, örgüt kurma, sahtecilik, yağmaya teşebbüs, korku ve kaygı yaratacak şekilde ateş etme HÜKÜM : 1) Sanık ... hakkında örgüt kurma suçundan açılan davanın 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2 maddeleri ile CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine. 2)Sanık ...'ın yağmaya teşebbüs suçu sabit görülmediğinden, CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine. 3)Sanık ... hakkında sahtecilik suçundan açılan davanın 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. ile CMK.nun 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşmesine. 4)Sanık ...'nun kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma ve kasten öldürmesuçları sabit görülmediğinden CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine. 5)Sanık ...'in kişiyi özgürlüğünden yoksun kılma suçu sabit görülmediğinden, CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraatine. 6)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın; a)5237 sayılı TCK'nun 149/1-a,c,d,h,35/1-2, 62/1 maddeleri gereğince 8 yıl 9 ay hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. b)5237 sayılı TCK.nun 109/2, 109/3-a,b, 62/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. 7) Sanıklar ..., ..., ...: 5237 sayılı TCK.nun 149/1-a,c,d,38,35/1-2, 62/1 maddeleri gereğince 5 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına. 8)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın; 765 sayılı TCK.nun 448, 59/2, 31,33. Maddeleri gereğince 20 yıl hapis cezası ile ayrı ayrı cezalandırılmalarına, 9) Sanık ...'un 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c, 62/1 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 04.11.2010 gün 2010/838 esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın, maktul ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan dava hakkında hüküm kurulmamış ise de, dava zamanaşımı içerisinde bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. 2- Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'ın mağdur ...'e yönelik yağmaya teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ve ...'ın maktul ... ...'ı kasten öldürme; sanıklar ..., ..., ...'un mağdur ...'a yönelik yağmaya teşebbüs suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların nitelikleri tayin, takdire ilişkin cezalarını azaltıcı nedenin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, sanık ...'ın sahtecilik suçundan cezalandırılması için açılan davada, sanığın kendi kullandığı sahte kimlikle ilgili olarak Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2011 gün ve 2010/745 esas, 2011/673 karar sayılı ilamı ile cezalandırılmasına karar verilmiş olup, eldeki davaya konu olayda, sanığın diğer sanık ...'a sahte kimliği tedarik edip vermesi iddiası hakkında, ...'un kimlikle birlikte yakalanma tarihi itibariyle dava zaman aşımına uğradığından isabetli şekilde düşmesine karar verilmiş, sanık ...'ın yağmaya teşebbüs suçundan açılan davada elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek beraatine karar verilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, Cumhuriyet Savcısının sanık ...'ın sahtecilik suçundan davanın zaman aşımına uğramadığından cezalandırılması gerektiğine, sanık ... yönünden sübuta; ... ve ...müdafiinin sübuta vesaireye; sanık ... müdafiilerinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, suç vasfına, eksik kovuşturmaya vesaireye; sanık ... müdafiinin bir nedene dayanmayan; sanık ... müdafiilerinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede suç vasfına, sübuta vesaireye; sanık ... müdafiinin sübuta, fazla ceza verildiğine vesaireye; sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, eksik kovuşturmaya, fazla ceza verildiğine vesaireye; sanık ... müdafıinin temyiz dilekçesi ve duruşmalı incelemede sübuta, suç vasfına vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, gerekçeli kararın başlığında 13. sanık olarak ismi geçen sanık ...'nin kişisel kimlik bilgilerinin Gürcistan interpolünden alınan yazı cevabından farklı ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde yazılması yasaya aykırı ise de, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerekçeli kararın başlığında 13. sanık olarak ismi geçen sanık ...'nin isminden sonra Yazılı bulunan "Auto ve...oğlu" ibaresinin karardan çıkartılarak, yerine, "... oğlu, 61001002253 personel numaralı" ibaresinin eklenmesine, karar verilmek suretiyle düzeltilen, kısmen re'sen de temyize tabi bulunan hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 3- Sanık ...'un, genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan cezalandırılmasına ilişkin hüküm yönünden; Sanığın üzerine atılı suçun 765 Sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddeleri uyarınca yedi yıl altı aylık uzamış dava zamanaşımı süresine tabi olup, suçun işlendiği 28.11.2002 tarihten inceleme tarihine kadar bu sürenin dolduğu anlaşılmakla hükmün (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının, 765 Sayılı TCK.nun 102/4, 104/2 ve CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca (DÜŞÜRÜLMESİNE), 4- Sanık ...'un maktul ...'ı kasten öldürme, sanıklar ... ve ...ın mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık ...'ın silahlı suç örgütü kurma ve yönetme suçundan dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen hükümler yönünden; a) Sanık ...'un maktul ...'ı kasten öldürme suçundan kurulan beraat hükmü yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; alacağının tahsili işini sanık ... ve arkadaşlarına veren maktul ...'ın, daha sonra tahsilat yapamayan, üstelik sürekli masraf adı altında para isteyen ve aracını da alıp vermeyen sanıklardan bu işi alarak başka kişilere vermeye çalıştığı, sanıkların da bundan haberdar olup kendilerine rakip ve hasım gördükleri kişilere neden işi verdiği hususunu sorgulamak için maktulü çağırdıkları ve burada şiddetli şekilde dövmek suretiyle öldürdükleri olayda; sanık ...'un da, hükümleri onanan sanıklarla fikir ve irade birliği içerisinde hareket ederek suçun işlenmesine doğrudan doğruya katıldığı anlaşıldığından cezalandırılması yerine, yazılı şekilde beraatına karar verilmesi, b) Sanıklar ... ve ...ın, mağdur ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçlarından kurulan beraat hükümleri yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre; maktul ...'ın, mağdur ... ve onun ortağı olduğu söylenen ... isimli kişideki alacağını tahsil için, sanıkların Abdülkadir'i aradıkları, bulamayınca onun yakın arkadaşı ve akrabası olup taksicilik yapan mağdur ...'in aracına binerek, bir otoparka götürdükleri ve orada tabanca da göstermek suretiyle yaklaşık 3-4 saat kadar zorla tutmak suretiyle mağduru hürriyetinden yoksun bıraktıkları ve bu şekilde suçun sübuta erdiğinden cezalandırılmaları gerektiği halde, yazılı şekilde suçun sübuta ermediğinden bahisle beraatlerine karar verilmesi, c) Sanık ...'ın silahlı suç örgütü kurma ve yönetme suçundan verilen dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı yönünden; Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanığın üzerine atılı suçun 4422 sayılı Yasanın 1/1-2. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 220/1-3. maddesine girer nitelikte olduğu, anılan yasa hükümlerinde öngörülen cezaların üst haddi dikkate alındığında, eylemin 765 sayılı TCK.nun 102/3. maddesi uyarınca 10 yıl, 5237 sayılı TCK.nun 66/1-d maddesi uyarınca ise 15 yıllık dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, buna göre 4422 sayılı Yasanın 1/1-2-6 maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 220/1-3. maddesinin somut olarak karşılaştırılması ve lehe olan hükmün tespit ve uygulanması yerine, yazılı şekilde suçun 765 sayılı TCK.nun 313/1-2. maddesine uyduğundan bahisle aynı yasanın 102/4, 204/2, maddeleri uygulanarak dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiileri ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanıklar ..., ..., ..., ... ...'e verilen ceza miktarları ve tutuklu kaldıkları süreye göre müdafiilerinin tahliye istemlerinin reddine, 03.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi. 03.07.2013 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ... Karaıslı'nın huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafii Avukatlar ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... ...’in yokluklarında 04.07.2013 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.