Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2012/5655 E. 2014/1643 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/5655
- Karar No
- 2014/1643
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kasten yaralama, kasten yaralamaya teşebbüs, iftira, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : TCK.nun 86/1-3-e, 29, 62, 52 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, 4 kez TCK.nun 86/2-3-e, 35/2, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 ay 3 gün hapis cezası, TCK.nun 267/1-2, 43, 62, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, 6136 sayılı Kanunun 13/1, 62, 53 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası, 500 TL adli para cezası. TÜRK MİLLETİ ADINA 1-Mağdur ...'in 08/11/2010 tarihli celsede şikayetinden vazgeçtiği bu nedenle katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin hükmü temyiz etme yetkisi bulunmadığından vaki temyiz isteminin CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş, inceleme sanık müdafiinin temyiz talebine hasren yapılmıştır. 2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...'nin mağdur ...'e yönelik kasten yaralama suçu ile 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçların niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yasal savunmaya yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, A-Sanık hakkında mağdur ...'e yönelik kasten yaralama ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), B-Sanık hakkında mağdurlar ..., ..., ... ve ...'a yönelik kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya içeriğine göre; yaşanan tartışma sonrasında mağdurların sanığın evine doğru geldikleri sırada sanığın tabanca ile evden yaptığı atışlar neticesinde mağdur ...'i yaraladığı anlaşılmış ise de; diğer mağdurları hedef alarak her bir mağdura doğrudan kasıtla ateş ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek atılı suçlardan beraatine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından mahkumiyet kararları verilmesi, C-Sanık hakkında zincirleme iftira suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; aa-Dosya içeriğine göre; her ne kadar olay sırasında sanığın evinin camı kırılmış, mağdurlar ve tanıkların aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları ile sanığın oğlu olan tanık İsmail'in Cumhuriyet Savcılığındaki ifadesine göre kırılan camın sanık tarafından kırıldığı anlaşılmış ise de, sanığın camın mağdurlar tarafından kırıldığına yönelik bir beyanı bulunmadığı, kim tarafından kırıldığını bilmediğini beyan ettiği, mağdurlar hakkında bir isnat ve şikayette bulunmadığı, salt savunmanın bir parçası olarak camı kendisinin kırdığını inkar etmiş olmasının iftira suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden, unsurları itibari ile oluşmayan iftira suçundan beraati yerine, mahkumiyetine karar verilmesi bb-Kabule göre de; iftira suçunun hukuki niteliği dikkate alındığında sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ile TCK'nun 29. maddesi uyarınca cezada indirime gidilmesine bir engel bulunmadığı halde, aynı mağdurlara yönelik işlendiği kabul edilen kasten yaralama ve kasten yaralamaya teşebbüs suçlarından farklı olarak iftira suçu yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasından imtina edilmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 18/03/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.