Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/993 E. 2010/58 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/993
- Karar No
- 2010/58
- Karar Tarihi
Adam öldürmek suçundan ... hakkında verilen hüküm Dairemizce onanarak kesinleşmiş olup 01.06.2005 tarihinde 5237 sayılı Yasanın yürürlüğe girmesi nedeniyle yeniden duruşma açılarak TCK.nun 81,29,62,53/1,63. maddeleri gereğince hükümlülüğüne dair (İSTANBUL) Beşinci Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 2/02/2008 gün ve 342/97 sayılı karar re'sen temyize tabi olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1-05.11.2007 gün 4937-8110 sayılı ilamda “sanık hakkında kurulan hükmün gerekçesiz bırakılarak Anayasanın 141 ve CMK nun 34 ve 230. maddelerine aykırı davranıldığı” belirtilerek hükmün bozulduğu ve bozma ilamına uyulduğu halde; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.06.2008 tarih ve 2008/1-89 esas, 2008/158 karar sayılı ilamında belirtildiği gibi uyarlama yargılamasının amacı, kesinleşmiş hükümde suç olduğu saptanan olaya ilişkin lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması ile sınırlı olduğundan, yeniden bir olay yargılaması yapılmasını gerektiren ayrıksı durumlar dışında, önceki yargılamada iddia ve savunma olarak ileri sürülen görüşler ile delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine gerek bulunmamakla birlikte sonradan yürürlüğe giren yasaya göre kurulacak mahkûmiyet hükmünün gerekçesinde, 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasının 230. maddesine uygun olarak, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması ve hüküm fıkrasının Ceza Yargılaması Yasası’nın 232. maddesine uygun şekilde kurulması gerektiği düşünülmeksizin, hükmün gerekçesiz bırakılması suretiyle bozma ilamının gereğinin yerine getirilmemesi, 2-Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.02.2009 gün ve 172-26 sayılı kararı uyarınca, hükümlünün hazır bulunmadığı son oturumda Cumhuriyet Savcısının esas hakkında mütalaasından sonra hazır bulunan hükümlü müdafiinin, mütalaaya karşı diyeceklerinin ve son sözünün sorulmaması suretiyle CMK nun 216/3. maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması, Usule aykırı olup, ceza miktarı itibariyle re’sen temyize tabi bulunan öldürme suçundan kurulan hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 18/01/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.