Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/6550 E. 2011/2494 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/6550
- Karar No
- 2011/2494
- Karar Tarihi
...'yı kasten yaralamaktan sanık ...'nın yapılan yargılanması sonunda: Hükümlülüğüne, diğer sanık ...'ın beraatine ilişkin (KOZAN) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.03.2006 gün ve 49/40 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ile müdahil vekili taraflarından istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA 1- Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan verilen beraat hükmünün incelenmesinde; Toplanan ve elde edilen delillerin mahkumiyete yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri açıklanarak takdir kılınmış olmakla, verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden, katılanın sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (ONANMASINA), 2- Sanık ... hakkında katılan ...'e yönelik kasten yaralama suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi, Bozmayı gerektirmekle, sanık müdafiinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), üye ...'in davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği yönündeki karşıoyu ve oyçokluğu ile 21.04.2011 gününde karar verildi. KARŞI OY: Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY.nın 223 maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Buna karşılık; ceza ilişkisini sona erdiren hallerden birisi olan dava zamanaşımı kural olarak, bir suçun işlenmesiyle başlar, suçun gerektirdiği cezaya göre değişen sürelerin dolması ile de sonuç ve etkilerini doğurur. Görüldüğü üzere; hükmün açılanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içerisinde başka bir suç işlenmediği takdirde 5271 sayılı Yasanın 223. Maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi söz konusu olmakta iken, zamanaşımının dolması durumunda derhal düşme kararı verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, sonuçları itibarıyla her iki hukuki kurumla ilgili olarak verilmesi gereken "düşme kararları" arasında herhangi bir fark bulunmadığından, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilebilen hallerde, ancak denetim süresinin suç işlemeden geçirilmesi halinde düşme kararı verilmesine olanak sağlayan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi sanığın aleyhinedir. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan açılmış bulunan kamu davası ile ilgili olarak, kasten yaralama suçundan 765 sayılı TCY'nın 456/2 maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verilerek, cezanın 647 sayılı Yasanın 6. Maddesi uyarınca ertelendiği somut olaya gelince; Suç tarihinin 01.07.2004, zamanaşımını kesen son işlem olma özelliğini taşıyan mahkumiyet karar tarihinin 09.03.2006; zamanaşımı süresinin ise 765 sayılı TCY'nın 102/4. Maddesi uyarınca 5 yıl olması karşısında, 09.03.2006 tarihi ile dosyanın Yüksek Dairece incelendiği 21.04.2011 tarihi arasında 5 yıllık asli zamanaşımı dolmuş bulunduğundan; sadece sanık tarafından temyiz edilen hükmün, nitelendirme yönünden incelenmesi suretiyle, vasfın kasten yaralama olduğunun saptanması halinde, 5237 sayılı TCY'nın 102/4 ve 5271 sayılı CYY'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verilmesi gerekirken, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren ve söz konusu suçlar açısından da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına olanak tanıyan düzenlemenin değerlendirilmesi gereğinden bahisle bozulması şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüne katılmıyorum.