Bölge Adliye Mahkemesi · Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/620 E. 2023/137 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/620
Karar No
2023/137
Karar Tarihi

T.C. TRABZON BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/620 KARAR NO : 2023/137 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : TRABZON ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 20/10/2021 NUMARASI : 2019/495 - 2021/470 E.K. DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26/01/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2023 Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonucunda verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan .......'a ait iş yerinde 22/1/2018 tarihinde hasar oluştuğunu, hasarın tazmini için sigortalıya 26/12/2018 tarihinde toplam 12.347,98 TL tazminat ödendiğini, maddi hasarın meydana gelmesinde kusuru bulunan davalıya ödenen bedelin ve faizinin rücuen tahsili için başvurulduğunu, davalı tarafından zararın ödenebilmesi için mahkeme kararı gerektiğinin bildirildiğini, bunun üzerine Trabzon İcra Müdürlüğünün 2019/28052 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini dava ve talep ettikleri görülmüştür. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu zararın müvekkili idare tarafından kaynaklanmadığını, yasal düzenleme gereğince yüzey ve yağmur sularının uzaklaştırılmasında asli görevin belediyelerin olduğunu, zararın oluşumunda şiddetli yağmur yağışının etken olduğunu, zararın belediye tarafından karşılanması gerektiğini bu nedenle müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; "23/11/2018 tarihinde şiddetli yağmur nedeniyle ana şebeke atık su hattından kaynaklanan sel sularının dava dışı sigortalının iş yerine basması neticesinde meydana gelen zararın davacı sigorta şirketi tarafından 17/12/2018 tarihinde tutulan ekspertiz raporundaki tutar üzerinden yapılan ödemesi sonucu davalı idareye rücuen tazminat alacağına ilişkin başlatılan takibe itiraz sonucu işi bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Trabzon Belediyesi bünyesinde görev icra eden davalı idarenin yağan yağmur sularının şebeke hattından taşmaması ve gerekli önlemi almakla sorumlu oldukları, meydana gelen zararın şebeke hattının yağmur suyunu taşırması nedeniyle meydana geldiği, bu sebeple davalı idarenin meydana gelen zararda doğrudan kusurlu olduğu anlaşılmakla, meydana gelen zarar miktarının tespiti için aldırılan denetime açık karar vermeye elverişli bilirkişi raporunda zararın ekspertiz raporunda belirtilen tutarla uyumlu olduğu belirtilmekle takibe yapılan haksız itirazın iptaline, talep edilen ana paranın %20'si kadar icra inkar tazminatı bedeline hükmedilmesine" karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece sorumluluk tespitinin yapılmadığını, oluşan zararın yağmur suyu olduğunu bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, yerel mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucunda karar verildiğini, ortada likit bir borç bulunmadığını, bu nedenle takdir edilen icra inkar tazminatının hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile mahkemece verilmiş olan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. I) Dava konusu zararın davalı tarafından işletilen atık su şebeke borularının patlaması sonucu meydana geldiğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği, meydana gelen taşkına yağmur sularının sebebiyet vermiş olmasının ve yağmur suları için ayrı bir şebekenin bulunmayışının davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira yağmur sularının tahliye sorumluluğunun da 2560 sayılı kanununun 25. Maddesi gereği davalı kurumda olduğu anlaşıldığından davalının tazminattan sorumlu olmadığı yönündeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. II) İcra ve İflas Kanunu’nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, dava konusu alacağın yargılama sonucu belirlendiği, bu haliyle alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile mahkemece verilen kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yerine esasa ilişkin yeniden hüküm tesisine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulüyle Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 20.10.2021 tarih ve 2019/495 Esas, 2021/470 Karar Sayılı kararın HMK'nun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-KALDIRILAN KARARIN YERİNE GEÇMEK ÜZERE; "a-Davacının davasının KABULÜ ile, davalının Trabzon İcra Müdürlüğü'nün 2019/28052 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin 12.347,98 TL üzerinden DEVAMINA, b-Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından REDDİNE, c-Alınması gereken 843,49 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 145,21 TL harçtan mahsubu ile bakiye 698,28 TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dava açılırken davacı tarafından yatırılan başvuru ve peşin harç toplamı olan 189,61 TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, d-Davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 4.080,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, e-Davacının yapmış olduğu yargılama gideri toplamı olan 1.756,20 TL'nin davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, f-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR YAZILMASINA, g-Yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE, 3-İstinaf başvurusu sırasında davalı tarafından yatırılan karar harcının talep halinde DAVALIYA İADESİNE, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan 162,10 TL başvuru harcı ile 64,60 TL posta masrafı olmak üzere toplam 226,70 TL masrafın davacıdan tahsili ile DAVALIYA VERİLMESİNE, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerinin mahal mahkemesince yerine GETİRİLMESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 362-(1)/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26/01/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan- Üye- Üye- Katip- E-imzalı E-imzalı E-imzalı E-imzalı

Atıf: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/620, K. 2023/137, T. 26.01.2023, www.arakarar.com/karar/trabzon-bolge-adliye-mahkemesi-4-hukuk-dairesi-2022-620-e-2023-137-k-66f281c48e0d