İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/410 E. 2018/717 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/410
Karar No
2018/717
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/410 Esas - 2018/717 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018/410 KARAR NO : 2018/717

HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ :... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 08/06/2018 KARAR TARİHİ : 24/10/2018 KARAR YAZIM T. : 02/11/2018 Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti; Davacı vekili 08/06/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle;davacıya ait ... plakalı aracın dava dışı ... idaresindeyken 15/09/2017 tarihinde maddi hasarlı trafk kazasın meydana geldiğini, davacı aracının ... poliçe numaralı ve 10/07/2017-10/07/2018 vadeli kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazayla ilgili tanzim edilen ekspertiz raporunda aracın rayiç değerinin 370.000,00 TL ile 380.000,00 TL civarında olduğu tespit edilmesine rağmen sigorta şirketinin 340.600,00 TL rayiç değer üzerinden hesap görerek ödeme yaptığını beyanla HMK 107. maddesi gereğince bilirkişilerce eksik ödenen gerek zarar tespit edildiğinde arttırılmak üzere, davalı sigorta şirketinin davacıya eksik ödediği 10.000,00 TL kasko tazminatının 19/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili 03/07/2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle;dava konusu sigorta poliçesinde, dava konusu araca ilişkin olarak ... Bankası A.Ş. /...adına dain-mürtehin kaydı bulunduğunun tespit edildiğini, ödemenin dain-mürtehine yapıldığını, ödemede eksik tutar söz konusu olsa dahi müvekkil şirketin sigortalıya ödeme yapabilmesi için rehin alacaklısı olan kurumun buna açıkça kayıtsız ve şartsız şekilde onay vermesi gerektiğini, eksper tarafından yapılan değerlendirme neticesinde tespit edilen ve davacı yan ile mutabık kalınan 340.000,00 TL rayiç değer tutarının rehin hakkı sahibine ödendiğini beyanla davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddini, rehin hakkı sabihi tarafından davaya muvafakat verilmesi halinde davanın esastan reddini talep etmiştir. Davacı vekili 03/08/2018 tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle;davacının bu dava ile yasal haklarını korumaya çalıştığını ve davalıdan olan yasal hakkını talep ettiğini, bu durumda dain mürtehin sıfatıyla poliçede hak sahibi olan kurumun muvafakatinin alınmasına gerek olmadığını, aracın hasar tarihindeki gerçek piyasa değeri ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme arasında fahiş bir fark söz konusu olduğunu beyanla davalının cevap dilekçesindeki haksız ve hukuka aykırı beyan ve taleplerinin reddi ile davanın kabulünü talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi: Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde kesin ekspertiz raporu suretini, trafik kazası tespit tutanağı sureti ile delil listesi ibraz etmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde poliçe suretini, tarihli ödeme dekontu suretini, muvafakete ilişkin banka yazısı suretini, ekspretiz raporu suretini ve mutabakatname suretini ibraz etmiş, davalı ...A.Ş.'den hasar dosyasının ve poliçenin sureti celp edilmiştir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamından, davacıya ait ... plakalı aracın 10/07/2017 - 2018 dönemini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalandığı, 15/09/2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu aracın hasarlandığı ve perte ayrıldığı, ekspertiz raporuyla aracın rayiç değeri 370.000,00 TL - 380.000,00 TL arasında tespit edildiği, sigorta şirketi tarafından ise 340.600,00 TL ödeme yapıldığı, davacının gerçek zararın ödenmediğinden bahisle belirsiz alacak davası olarak iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. 28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde belirtilmiştir. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu hüküm altına alınmıştır. Yine Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Dosya kapsamından, taraflar arasında hasarlanan ... plakalı araca yönelik genişletilmiş kasko poliçesinin yapıldığı ve hasarın poliçe kapsamında gerçekleştiği, aracın Range Rover marka özel otomobil olduğu, ticari niteliğinin bulunmadığı, kullanım şeklinin hususi olduğu görülmektedir. Davalının tacir olduğuna ilişkin dosyada bilgi, belge, delil olmadığı, iddiada bulunulmadığı bu durumda davacının tüketici olduğunun kabulünün gerektiği ve davalı sigorta şirketi ile aralarındaki kasko sigorta poliçesine dayalı olarak talepte bulunduğu, bu durumda 6502 sayılı Tüketici Kanunun 3. maddesindeki sigorta işleminden doğan bir uyuşmazlık bulunması sebebiyle iş bu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 20. HD'nin 2015/6202 Esas 2015/8766 Karar, Yargıtay 17. HD'nin 2017/3143 Esas 2017/9363 Karar sayılı örnek ilamları) Görev hususu ise HMK 114/1-d ve 115 maddeleri gereği kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan ve resen nazara alınması gerekmektedir. Bu nedenle, Mahkememizin görevsizliğine ve talep halinde dosyanın Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. madde gereği karar kesinleştiğinde ve iki haftalık yasal sürede talep halinde dosyanın görevli Samsun Tüketici Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, 3-Yargılama gideri ve harç açısından HMK'nun 20. ve 331. maddeleri nazara alınarak süresinde başvurulması halinde görevli mahkemece nazara alınmasına, süresinde başvurulmaz ise, talep halinde mahkememizce karara bağlanmasına. Dair, karar davacı vekilinin yüzünde, davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere usulen ve alenen tefhim olundu.24/10/2018

Katip ...

Hakim ...

Atıf: Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/410, K. 2018/717, T. 24.10.2018, www.arakarar.com/karar/samsun-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-410-e-2018-717-k-a127da38de5a