İlk Derece Mahkemesi · Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/678 E. 2022/634 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2015/678
- Karar No
- 2022/634
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2015/678 Esas - 2022/634 T.C. SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2015/678 Esas KARAR NO : 2022/634 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/07/2015 KARAR TARİHİ : 02/06/2022 KARARIN YAZ. TARİH : 09/06/2022 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ: Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe dava dışı ...'ye ait ... adresinde bulunan işyeri için Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi tanzim edildiğini, 03/07/2013 tarihinde yağışa bağlı olarak sigortalı işyerinin bulunduğu alışveriş merkezinin çevresinde bulunan dere yatağının taştığını, alışveriş merkezi ve sigortalı işyerinde hasar meydana geldiğini, sigortalı işyerinde gerçekleşen toplam 257.922TL'lik hasar bedelinin 227.992TL'lik kısmının 02/08/2012 tarihinde 30.000TL lik kısmının ise 13/10/2012 tarihinde sigortalıya ödendiğini, mahkeme kanalıyla yapılan keşif ve bilirkişi raporlarında İdol inşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş'nin dava konusu su hasarının gerçekleşmesinden kusurlu ve sorumlu olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 85.974-TL asıl alacağın ödeme tarihi olan 13/12/2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 03/07/2012 tarihinde Samsun ilinde meydana gelen kuvvetli yağış nedeniyle davacının sigortalısı ...'e ait mağazada büyük hasar meydana geldiğini, sigortalı işyerinde gerçekleşen toplam 257.922TL'lik hasar bedelinin 27.992TL lik kısmının 02/08/2012 tarihinden, 30.000TL 'lik kısmının 13/10/2012 tarihinde ödendiğini, Samsun 1 İdare Mahkemesinin 2013/131 esas sayılı dosyasından DSİ, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Samsun Su ve Kanalizasyon idaresi Genel Müdürlüğü ve Canik Belediye Başkanlığı aleyhine dava açıldığını, müvekkili şirketin Lovelet AVM'nin dere ıslahı ve dere üzerine yapı yapılmasının izin vereni konumunda olmaması nedeniyle iş bu davada yapılan taleplerden herhangi bir şekilde sorumlu olmadığı her türlü izahtan vareste olduğunu, bu itibarla müvekkili şirketin hukuken sorumluluğu bulunmaması nedeniyle esasa girilmeksizin husumet yönünden, reddine, 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan zamanaşımı yönünden davanın reddine karar verilmesini, DSİ Genel Müdürlüğünün görüşleri ile Büyükşehir Bleediyesine bağlı Saski Genel Müdürlüğünün onayı alındığını, Lovelet AVM'nin yasal mevzuata uygun inşaat ruhsatı verildiğini, ruhsata ve projelere uygun inşaat yapıldığından yapı kullanma izin belgesi verildiğini, sel baskını bir afet olduğundan, Samsun Valiliğinin 11/07/2012 tarihli yazısında sel ve verdiği zararlarla ilgili valilik tarafından tespitlerin yapıldığı, sel ve zararlardan kurumların sorumlu olduğu, alışveriş merkezinin inşaatının gerçekleştirilmesinin felaketin oluşmasında herhangi bir etkisinin olmadığının açıkça yer aldığını, hatta Samsun Valiliği ve mahkemelerce yapılan tespitlerde felaketin mücbir sebep olduğunun tespit edildiğini belirterek, iş bu sel felaketine dayanarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi ekinde, hasar dosyası, temlikname, kira sözleşmesi ve Samsun 1 İdare Mahkemesinin 2013/131 Esas 2015/467 Karar sayılı ilamı sunulmuştur. Cevap dilekçesi ekinde Samsun Valiliğinin 11/07/2012 tarihli yazısı, Samsun-Canik İncirli Deresi Derivasyon Projesi, Canik Belediye Başkanlığının 15/03/02011, 02/06/2011 tarihli yazıları, DSİ'nin 26/04/2011 ve 21/06/2011 tarihli yazıları, SASKİ'nin 13/05/2011 tarihli yazısı, Canik Belediyesi Başkanlığının İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün taşınmazın imar durumunu gösterir belgesi, 30/12/2010 tarihli yapı ruhsatları, taşınmaza ait tapu kayıtları, yapı kullanma izin belgeleri sunulmuştur. Samsun 1 İdare Mahkemesinin 2013/131 esas sayılı dosyasının onaylı sureti dosyamız arasına alınmıştır. Samsun 1. İdare Mahkemesinin 2012/1560 esas sayılı dosyasının onaylı sureti dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizin 2014/134 esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi vasıtasıyla 2017/74 Talimat sayılı 25/08/2017 tarihli rapor aldırılmıştır. 11/03/2021 tarihli bilirkişi heyet raporu aldırılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, rücuen tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamından ... poliçe numaralı Bileşik Ürün Sigorta Poliçesi ile 01/12/2011-01/12/2012 tarihleri arasında sigortalanan ve 04/07/2012 tarihlerinde meydana gelen sel baskını sonucu hasarlanan sigortalı işyerinin hasarının davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği ve iş bu dava ile öncelikle TTK'nun 1472 maddesi gereği halefiyet esasına dayalı olarak ödenen bedelin rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinin davalı şirkete 16/10/2015 tarihinde tebliğ edildiği, 27/10/2015 tarihinde sunulan cevap dilekçesinin süresinde olduğu, davalı vekilinin zamanaşımı def'i ileri sürdüğü görülmüş olup, öncelikle bu yönden değerlendirme yapılması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlıklı 1472/1. maddesine göre, "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." Sigortacının kanuni halefiyetinden söz edilebilmesi için; a-geçerli bir sigorta sözleşmesinin olması, b-sigortacının bu sigorta sözleşmesine dayalı tazminat ödemesi ve c-ödeme yaptığı sigortalının zarar verene karşı bir talep ve dava hakkının bulunması gerekir. Bu üç şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda, sigortacının halefiyeti kanun gereği kendiliğinden doğar. 17.01.1972 tarih, 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda belirtildiği üzere, sigorta tazminatını ödeyen sigortacının zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı davada zamanaşımı, sigorta ettirenin aynı şahıs aleyhinde açabileceği davanın zamanaşımına tabidir ve aynı tarihte başlar. Yani, TTK'nın 1472. maddesi gereğince yasal halefiyet hakkına sahip olan davacı, selefi bulunduğu kişi davayı hangi zamanaşımı süresi içinde açması gerekiyorsa davayı o süre içinde açması gerekir (Bkz: Yargıtay 11. HD.nin 23.10.2017 tarih 7575 /5615 sayılı kararı). Somut olayda dava dışı .... ile davalı arasında TBK'nun 69. maddesindeki yapı eseri malikinin sorumluluğu kapsamında bir ilişki bulunmaktadır. TBK'nun 69. maddesi uyarınca sorumlulukta zamanaşımı TBK'nun 72. maddesi hükmüne tabidir. TBK'nun 72. maddesinde zamanaşımı hususu düzenlenmiş olup, buna göre "Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır". Bu halde zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihler incelenmelidir. Eldeki davada, hasarın 04/07/2012 tarihinde meydana geldiği sabittir. Dolayısı ile davalı şirketin yapı maliki olarak sorumluluğu hasarın meydana geldiği tarih itibariyle bilinmektedir. Zararın belirlenmesine ilişkin olarak ise, davacı sigorta şirketi tarafından olay sonrası hasar tespiti yaptırılmış ve dava dışı sigortalıya 02/08/2012 ve 13/10/2012 tarihlerinde hasar bedeli ödemesi yapılmıştır. Şu halde zararın da en geç 13/10/2012 tarihi itibariyle öğrenildiği anlaşılmaktadır. Olayda ceza yargılamasını gerektirir bir fiil bulunmaması ve sorumluluğun kusursuz sorumluluk ilkesinden kaynaklanıyor olması dikkate alınarak ceza zamanaşımının sürelerinin de uygulanamayacağı anlaşılmıştır. Yine dosyada mevcut kira sözleşmesinin de dava dışı İdart Turizm Ve Yönetim Hizmetleri Ticaret A.Ş. ile imzalandığı nazara alındığında sözleşmesel sorumluluk hükümlerinin de taraflar arasında uygulanamayacağı anlaşılmaktadır. Davanın açılış tarihinin 29/07/2015 olduğu, dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla davanın zamanışımı nedeni ile reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL karar ilam harçtan peşin alınan 27,70 TL'nin mahsubu ile bakiye karar ilam harcı olan 19,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafın sarf ettiği 38,00-TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 5-Kararın talep halinde Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine, 6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde, müracaat etmeleri halinde kalemde, müracaat etmemeleri halinde dosyaya hesap numarası bildirmiş ise hesaba aktarmak sureti ile, hesap numarası da bildirilmemiş ise masrafı gider avansından karşılanmak sureti ile PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara iadesine, Dair, davacı vekilini ve davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usülen anlatıldı.02/06/2022 Katip ¸e-imza Hakim ¸e-imza Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır.