İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/580 E. 2025/609 K.
Konu: Uyuşmazlık; Davanın Belirsiz Alacak
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/580
- Karar No
- 2025/609
- Karar Tarihi
- Konu
- Uyuşmazlık; Davanın Belirsiz Alacak
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/580 Esas - 2025/609 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/580 Esas KARAR NO : 2025/609 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVALI : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait olan plakalı araç 16.04.2025 tarihinde sürücüsünün , sahibinin ait olduğu plakalı araçla birlikte Sakarya ilinde maddi hasarlı trafik kazasına karışmıştır. İlgili kazada davalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, dava konusu kaza nedeniyle, davacıya ait aracı uzun süre onarımda kalmış olup; müvekkil tarafından kullanılamadığından; meydana gelen hasarın yanında işbu davaya konu takibin konusu olan hak mahrumiyeti de meydana geldiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edildikten sonra arttırılmak üzere şimdilik 10,00 TL hak mahrumiyeti tazminatının kaza tarihi olan 16.04.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi davalılardan tahsilini, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olmadığını, 3-) Davaya konu alacaklar zamanaşımına uğramıştır. Davacı yanın, araç mahrumiyet bedeli talep etmesinin hukuki koşulları oluşmadığını, Davacının kendisine ait plakalı araca, davalı şirkete ait plakalı aracın çarparak zarar verdiğini ispat etmesi gerektiğini, Ayrıca, davacının, bu trafik kazasının gerçekleşmesinin diğer davalının kusuruyla gerçekleştiğini ispat etmesi gerekmekte olduğunu, Davacı, kaza nedeniyle aracın onarımda kalması nedeniyle uzun süre aracı kullanamadığı için araç mahrumiyet zararının oluştuğunu iddia ettiğini, kazanın oluşuna ve kusura ilişkin beyanlarımız saklı kalmak kaydıyla, davacının iddia ettiği araç mahrumiyet süresinin uzun süre olduğundan söz edilemeyeceğini talep edilen araç mahrumiyet süresine itiraz ediyor ve kabul etmediklerini, davanın , Adresinde bulunaN ’ye, adresinde bulunan ’ne İhbarına, davalı şirketin aracında oluşan araç mahrumiyet bedeline ilişkin takas defimiz de gözetilerek davanın esastan reddini, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı asil cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle davacı tarafından ikame edilen davada kusur oranlarına itirazımız ettiklerini, her ne kadar tutulan kaza tespit tutanağı akabinde şahsımın “6100 kusurlu olduğuna dair bir tespit mevcutsa da davacı tarafından da sunulan kaza tespit tutanağında görülecektir ki kazaya karışan davacıya ait araç benim sevk ve idaremdeki plakalı aracımın sol arka tamponuna vurması sonucunda anılan kaza meydana gelmiştir. Bu halde tarafımca kavşak içindeki manevra bitirilmek üzereyken kontrolsüzce kavşağa giren ve hızını kesmeyen davacı kusurlu olduğunu, Bu bağlamda anılan kusur oranının kesin ve bağlayıcı olmaması nedeniyle tüm delillerin ikamesi akabinde dosyanın uzman bilirkişi marifetiyle yeniden tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın iddiaları ve talepleri ayrıca belirsiz ve aynı zamanda iyi niyetli olmadığını , kazaya karışan davacıya ait araçta değişen ve onarılan parçalara bakıldığında söz konusu kazadan bağımsız birçok tamirat, tadilat işlemi mevcuttur. Zira anılan kazanın kavşak içerisinde ve hızların da düşük olduğu göz önüne alındığında davacı tarafından kriz fırsata çevrilmek mantığıyla hareket edilerek araç tamamen yenilenmek istenmiştir. Kusur oranlarının kesinlikle kabul etmemekle birlikte tamamen kusurun tarafımda olduğu halde dahi kazayla bağlantılı olmayan tamirat ve tadilatlardan sorumlu tutulmam mümkün değildir. Zira anılan parça değişimleri ya da onarımları aracın davacıya teslimini geciktirdiyse bu husus davacının kendinden ya da ustadan kaynaklı olabilir. Ancak bu durumda aracından mahrum kalan davacnın bu bedeli şahsımdan talep ve tahsili mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; trafik kazası nedeniyle Plaka sayılı araçta oluştuğu iddia olunan hasar nedeni ile talep edilen araç mahrumiyet tazminatına ilişkin maddi tazminat davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davanın belirsiz alacak davası olarak açılıp açılmayacağı, talebin zaman aşımına uğrayıp uğramadığı, mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, kazadaki kusur durumu, dava şartlarının oluşup oluşmadığı ve varsa davacının talep edebileceği değer kaybı, değişen parçalar sebebi ile oluşan zarar ile araç mahrumiyet tazminat miktarına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Mahkememizin 2025/580 Esas sayılı dosyasından 12/08/2025 tarihli karar evrakı ile; Eldeki Tazminat Davasında Arabuluculuk Başvuru dosyasının huzurdaki dosyanın uyap sisteminde, ilgili dosya bilgileri kısmında ekli olmadığı gibi dosyaya arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneği de sunulmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk son tutanağının sunulması amacıyla davacı asile 1 haftalık kesin süre verildiği ve 19/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine 15/09/2025 tarihinde sunulduğu anlaşılmıştır. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereği ticari davalarda, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A-2 maddesine göre arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilecektir. Mahkememizin iş bu Esas sayılı dosyasına arabuluculuk son tutanağı sunulmadığı anlaşıldığından arabuluculuk son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış suretini sunmak üzere davacı asile 1 haftalık kesin süre verildiği ve 19/08/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına karşın arabuluculuk son tutanağının dosya uhdesine 15/09/2025 tarihinde sunulduğu anlaşılmıştır. Arabuluculuk son oturum tutanağının suresinde sunulmaması nedeniyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Davacı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 3-Karar tebliğ giderleri karşılandıktan sonra artan gider avansının karar kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, 4-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.24/09/2025 Katip E-imzalıdır. Hakim E-imzalıdır.