İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/281 E. 2025/339 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/281
- Karar No
- 2025/339
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/281 Esas - 2025/339 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/281 Esas KARAR NO : 2025/339 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 2- ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/04/2025 KARAR TARİHİ : 22/05/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2025 Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın PTT UETS vasıtasıyla Kocaeli 5. Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi davacıya gönderdiğini, ihtarname içeriğinde 30/11/2022 tarihli 1.500.000,00-TL bedelli, 03/11/2022 düzenleme tarihli, lehdarı ... düzenleyeni tarafınız olan düzenlemeye yeri Sakarya olan senedi müvekkil ..., ...'den ciro vasıtasıyla devralmıştır. Senet bedelini ... numaralı ibana ... tarihine kadar göndermenizi aksi halde e-icra vasıtasıyla gerekli işlemlerin yapılacağı" yönünde olduğunu, senet aslına vakıf olmadıklarını, bononun davacı şirketten sadır olup olmadığı hususunda itiraz ve beyan haklarını saklı tuttuklarını, davacı şirketin senet lehtarı ve hamili ile hiçbir ilişkisi olmadığını, senet ile ilgili bir borcunun bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından senedin Sakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2025/5125 esas sayılı dosyasından takibe konulduğunu, huzurdaki davanın tedbirden sonra açıldığını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davacının işbu davayı kötü niyetli olarak ve senedi ödememek amacıyla açtığını, davanın reddi ile %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; . Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Davacının, dava konusu edilen senet hakkında senet lehtarına borçlu olup olmadığı ve ayrıca arabulucuya başvuru dava şartının yerine getirilip getirilmediği hususlarındadır. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dava dilekçesi ve ekleri ileSakarya 1. İcra Müdürlüğünün 2025/5125 esas sayılı dosyası incelenmiştir. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) "Menfi tesbit ve istirdat davaları" kenar başlıklı 72. maddesinin 7. fıkrasında "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrasında "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmü ve yine 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümü düzenlenmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Yasanın düzenlenmesinden ve emredici hükümlerinden görüleceği üzere 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvuru zorunlu ve dava şartı olduğu, bu yola başvurulmaksızın açılan davaların dava şartı yokluğundan reddine karar verileceği ayrıca bu yola başvurulup uzlaşma sağlanamaması ve dava açılmasının gerekmesi halinde ise açılan davaya arabuluculuk son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin ibraz edilmesi zorunlu olduğu belirtilmiştir. Kanun emredici düzenlemesi arabuluculuğa başvurulmaksızın dava açılması hali ile arabuluculuğa başvurulup da son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylı bir örneğinin dava dosyasına ibraz edilmemesinin farklı sonuçlara bağlamıştır. Bu haliyle davacı arabulucuya başvurmuşsa anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış örneğinin dava dosyasına sunulmaması halinde mahkemece davacıya 1 haftalık kesin süre içerisinde davacıya bu eksikliği gidermesi için süre verilmesi ve verilen sürede karar gereği icra edilmemesi halinde davanın usulden reddedileceğine karar verileceği yasanın amir hükmüdür. Davacı vekiline 25/04/2025 tarihli tensip zaptının tebliği ile 7155 sayılı yasanın 23. maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunması için bir haftalık kesin süre verildiği halde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, böylece dava tarihinden önce yasal olarak dava şartı hâline getirilen arabulucuya başvurma şartının gerçekleştirilmediği anlaşıldığından 6102 Sayılı Kanun'un 5/A. Maddesinin 1. fıkrası ve HMK m. 115/2 gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. 22/05/2025 HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-6102 Sayılı Kanun'un 5/A.-1 ve HMK nın 115/2 maddeleri gereğince, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 25.000,85-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden Avukatlık asgari ücret tarifesinin 7/2. Maddesi gereği 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine' 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinden yatırana iadesine, 6-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, davacı vekili ve davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/05/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır