İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/752 E. 2025/811 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/752
- Karar No
- 2025/811
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 202...... Esas - 202..... T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 202........ Esas KARAR NO : 202.....
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/11/2024 KARAR TARİHİ : 09/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle: Davalı ........Şirketi ile 17.05.2023 Tarihli düzenlenen ticari alım satım sözleşmesi ile davalı projesine teslim edilmek üzere üretilecek emtia ve fiyatı konusunda anlaşma sağlandığı, emtia bedelinin 102.500,00EURO + KDV ve ödeme şeklinin 120.950,00EURO KDV Dahil olarak tamamının siparişte hesaba havale olacağı, TL ödemelerin ödeme günündeki TCMB Euro efektif satış kurundan EURO para birimine çevrileceği, tahsilatların gerçekleşmesine müteakip kur farkı hesaplanıp fatura edileceğinin belirtildiği, emtia faturalarının sipariş mektuplarına karşılık gelecek biçimde düzenleneceği, kısmi sevkıyatlarda siparişin tamamı sevk edildiğinde fatura düzenleneceği, Davalı Berko şirketinin 22.05.2023 Tarihinde 2.198.430,25TL (102.500,00EURO) ödediği, sözleşme konusu işin teslimatının yapılması sonrasında 29.03.2024 Tarih LD02024000000132 numaralı 102.500,00EURO + 20.500,00EURO KDV olmak üzere 123.000,00EURO tutarlı üretilen emtia faturasının düzenlenip davalıya iletildiği, 17.05.2023 Sözleşme tarihinde %18 oranında olan KDV nin fatura düzenleme tarihinde (29.03.2024) tarihinde %20 olduğu, davalı tarafından 12.06.2024 tarihinde 439.686,49TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemelerin 115.135,72EURO karşılığı olduğu, fatura bedelinden kalan 7.864,28EURO bakiye borcu olduğu, alacağın tahsili için Sakarya ......İcra Dairesi 202......E. Sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durdurulduğu, itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği görülmüştür. Mahkememizce dava dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafın davaya karşı cevap dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile 17.05.2023 Tarihinde 102.500,00EURO + KDV bedel karşılığında sözleşme kapsamında emtianın üretimi ve montajı hususunda anlaşıldığı, KDV hariç 102.500,00EURO karşılığı ürün bedelinin 22.05.2023 Tarihinde 2.198.450,25TL (102.500,00EURO karşılığı) davacı banka hesabına havale ile ödendiği, Davacının emtia üretimi ve teslimini 20.03.2024 Tarihinde tamamladığı, 29.03.2024 Tarih LD02024000000132 numaralı fatura 3.575.364,00TL + 715.072,80,TL KDV olmak üzere toplam 4.290.436,80TL tutarlı fatura düzenlediği, ödeme günü kur ve fatura tarihindeki kur farkı sebebi ile davacı şirkete 1.376.933.38TL + 275.386,68TL KDV Toplam 1.652.320,06TL tutarlı kur farkı faturası düzenlendiği, davacı tarafından faturaya itiraz edilmediği, davacı tarafından düzenlenen 29.03.2024 tarihli faturaya istinaden 12.06.2024 tarihinde 439.686,49TL banka havalesi ile davacıya ödendiği, davacının her hangi bir hak ve alacağının olmadığı, davanın reddi ile takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesinin talep edildiği görülmüştür. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, eser sözleşmesi nedeniyle fatura ilişkisinden kaynaklanan icra takibine yönelik itirazın iptali taleplidir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: Sakarya ........İcra Müdürlüğünün 202...... Esas sayılı takip dosyası kapsamında faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının itirazının haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği hususlarında olduğu anlaşıldı. Mahkememizce Sakarya ...... İcra Dairesi'nin 202....... Esas sayılı dosyası Uyap Sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş ve bir sureti dosyamız arasına çıktı alınmıştır. Sakarya ..... İcra Müdürlüğünün 202...... sayılı dosyası incelendiğinde, davacının takip alacaklısı, davalının takip borçlusu olduğu, 7.864,28 EURO asıl alacak üzerinden takibin yürütüldüğü, takip sebebinin "17/05/2023 tarihli sözleşme ve 29/03/2024 tarihli ve LD02024000000132 numaralı fatura kaynaklı bakiye alacak. 7.864,28 EUR" şeklinde olduğu, başlatılan takipteki ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, süresinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı anlaşıldı. Dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartının sağlandığı görüldü. Taraflar arasında 17.05.2023 tarihli sözleşmenin imzalandığı uyuşmazlık konusu değildir. Sözleşmenin konunun sözleşmede belirtilen kapıların üretim ve montaj işidir. Sözleşmenin mahiyeti eser sözleşmesi niteliğindedir. 29/03/2024 tarihli ve LD02024000000132 numaralı faturanın davacı tarafından davalı adına düzenlendiği, 123.000,00 EURO bedelli olduğu, TL karşılığının ödenecek tutar kısmında 4.290.436,80 TL olarak belirtildiği görülmüştür. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı HMK'nın 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda; Davacı taraf, taraflar arasında imzalanan 17.05.2023 tarihli sözleşmeden dolayı edimini yerine getirdiklerini, düzenlenen faturada ödenmeyen kısmın tahsilini talep ettiklerini, dava konusu alacağın düzenlenen faturadan kaynaklandığını, takibe vaki itirazın iptaline karar verilmesini belirtmiştir. Davalı taraf davanın reddini talep etmiştir. Taraflar süresi içerisinde ticari defterlerin bulunduğu yer adresini bildirdiği tespit edilmiştir. Mahkememizin 13.05.2025 tarihli celsesinde tarafların defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişilere tevdi edilmiştir. Tarafların ticari defterlerini inceleyen bilirkişi ........sunduğu 28.06.2025 tarihli raporda, tarafların ticari defterlerinin delil olma vasfına haiz olduğu, tarafların cari hesap bakiyesinin 0,00 TL olduğu, davacının sözleşme tutarına göre 5.833,22 EURO, fatura tarihine göre 7.710,18 EURO davalıdan alacaklı olduğu görüşünde bulunmuştur. Yine bilirkişi 15.10.2025 tarihli ek raporunda maddi hatadan dönülerek davacının 7.883,20 EURO davalıdan alacaklı olduğu görüşünde bulunmştur. Alınan raporlar taraflara tebliğ edilmiş ve rapora itirazlar incelenmiştir. Dosya kapsamı ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 28.06.2025 tarihli ve 15.10.2025 tarihli bilirkişi raporları dikkate alınarak; takibe konu faturaların davalının ticari defterlerinde yer aldığı, tarafların ticari defterlerinin birbirini doğruladığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, sözleşme ilişkisinin de kabul edildiği dikkate alınarak taraflar arasında akdi ilişkinin kurulduğu ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, takibe konu faturalara 8 gün içinde itiraz edilmediği anlaşıldığından bu fatura kapsamında satışın gerçekleştiği kabul edilmiştir. Taraflarca sunulan ticari defter kayıtlarının delil olma niteliği taşıdığı ve tarafların birbirine borcu olmadığı yönündeki kayıtların birbiriyle örtüşmektedir. Taraflar, aralarında akdi ilişkinin olduğunu ve sözleşme bedelinin yabancı para alacağı üzerinden belirlendiğini kabul etmektedir. Davaya konu uyuşmazlık davalının yaptığı ödemelerin faturayı karşılayıp karşılamadığı ile kur farkı yönündedir. Taraflar arasında imzalanan 17.05.2023 tarihli sözleşmenin "Ödeme Şartları" başlıklı 4. maddesinde ödemenin tamamının sipariş tarihinde tahsil edileceği yazılı olup ayrıca bir vade tarihi belirtilmemiştir. Bu durumda sipariş tarihi takibe konu faturanın düzenlenme tarihi olan 29.03.2024 tarihidir. Taraflar da ticari defter ve kayıtlarına 29.03.2024 tarihi itibariyle faturanın TL karşılığını yazmışlardır. Ayrıca bir vade öngörülmediğinden sipariş tarihinde fatura üzerinde yazılı bedel muaccel hale gelmiştir. Davalının sipariş tarihinden sonra 22.05.2023 tarihinde 2.198.430,25 TL, 31.03.2024 tarihinde 1.652.230,06 TL ve 01.07.2024 tarihinde 439.686,49 TL ödeme yaptığı, ödemeler toplamı olan 4.290.436,80 TL'nin takibe konu faturanın TL karşılığı miktarınca olduğu tespit edilmiştir. Tarafların ticari defterleri de birbirleriyle uyuşmakta olup davacı kendi ticari defterleriyle alacaklı olduğunu ispatlayamamış, 17.05.2023 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine dayanarak alacak talebinde bulunmuştur. Davacının talep etmiş olduğu alacak esasında kur farkı taleplidir. Davacının, yabancı para alacağına dayalı muaccel alacağını Türk Lirası üzerinden kabul ettikten sonra kur farkı talebinin varlığını kendi ticari defteriyle ispatlayacak şekilde ileri sürmesi gerekirdi. Ticari defter kaydına göre davacının talep edebileceği bir kur farkı miktarı da yoktur. Ayrıca davanın mahiyeti gereği takip dosyasına sıkı sıkıya bağlılık ilkesi gözetilmesi gerektiğinden takip talebinde ileri sürülen alacağın kur farkı talebi olmadığı itirazında bulunan davacının, esasında kur farkı alacağı da dahil alacağının olduğunu ticari defterleriyle de ispatlayamadığı dikkate alınarak davalının takibe itirazının haklı olduğu sonucuna varılmış ve davanın reddine karar verilmiştir. Tedbir ya da haciz kararı verilmediği ile takip dosyasında haciz işlemleri başlayıp da takibin sonradan durması durumu oluşmadığı da dikkate alınarak şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.878,67-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.281,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL masrafın davacı taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 09/12/2025
Katip 03110 e-imza
Hakim e-imza