İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/956 E. 2024/645 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/956
Karar No
2024/645
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/956 Esas - 2024/645 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/956 Esas KARAR NO : 2024/645 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVALI : 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/11/2022 KARAR TARİHİ : 12/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davaya konu edilen ... Plakalı aracı satın aldığını, ilgili aracın elektrikli olması nedeniyle pil aksamında arıza meydana geldiğini, davacı tarafından yetkili servisse götürülerek yapıldığı, ancak araçtaki pil arızasının yaklaşık 4 yıl boyunca giderilemediği, bu 4 yıl boyunca serviste kaldığını, ortaya çıkan ayıbı gizler niteliğinde olduğu, dava konusu aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini talep ve dava ettiği, Davalı ... vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; kendilerinin üretici olmadığı, distribütor oldukları, aracın satışının pilsiz bir şekilde yapıldığı, pildeki arızadan sorumlulukların olmadığını, ayrıca servis süresince davacıya ikame araç sağlandığı, mağduriyet yaşatmadıkları ayrıca zaman aşımı itirazında bulundukları ve davanın reddini talep ettiği, Davalı ... vekilinin süresinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; pillerin mülkiyetinin davalıya ait olmadığını, kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığı, aracın serviste uzun süre kalmasının sebebinin davacının aracın geç almasından kaynaklı olduğu , ayrıca davacının ayıp ihbarının süresinde olmadığını, garanti süresinin bitmiş olduğundan bahisle davanın reddini talep ettikleri, Davacının 03.10.2023 tarihli tamamen ıslah dilekçesinde özetle; Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/956 Esas sayılı dava dosyası devam etmekte iken, 26/09/2023 tarihli celsede davanın tam ıslah edildiğini, HMK'nın 180. Maddesi gereği yeni dava dilekçesinin mahkeme sunduklarını, Müvekkilinin Davalı ...'nden ... plakalı ... marka ... model ... Şasi Numaralı aracı ... TL bedel karşılığında 31/07/2017 tarihinde satın aldığını, aracın davacı adına 31/07/2017 tarihli ... Yevmiye numaralı Sakarya 3. Noterliğince düzenlenen Araç Satış Sözleşmesi vesilesiyle tescil edildiğini, tescil tarihinden yaklaşık 4 ay sonra elektrikli aracın pil aksamında arıza meydana gelmiş ve araç müvekkil tarafından ... yetkili servisine götürülerek onarımı için bırakıldığını, meydana gelen mağduriyetten; Satıcı ... sorumlu olduğu gibi, üretici ...'nin de sorumlu olduğunun kabulü gerekeceğini belirterek, aracın serviste onarımının yapılmaya çalışıldığı sürenin uzunluğu dikkate alındığında, ortaya çıkan ayıp nedeniyle beklenen fayda sağlanamaz hale geldiğini, bu süre zarfında, ilk olarak yaklaşık 6 ay serviste tamire bırakılan araç yerine herhangi bir ikame araç tahsil edilmemiş olup, müvekkile üçüncü kişi/kurumlardan almış olduğu hizmetin bedeli davalı ...'den tarafından karşılandığını, buna ilişkin belgelerin dilekçe ekinde sunduklarını, tüm bu nedenlerle; aracın ayıplı olması ve davalılarca onarımı yapılmadığından, davacı tarafından aracın sağlam ve ayıpsız piyasa değerinin aşağısında satılması nedeniyle oluşan zararın HMK 107. Madde kapsamında yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilerek davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsil talebi için iş bu davayı ikame etme zorunluluğunun doğduğunu, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla, HMK 107. Madde kapsamında yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek zararın, aracın satıldığı 04/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı müvekkile ödenmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin 23.10.2024 Tarihli tamamen ıslah dilekçesine verdiği beyan dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı araçtaki pil arızasından dolayı müvekkilin sorumluluğun bulunduğunun belirtilmesi hukuken olanaklı olmadığını, zira elektrikli araçlarda bulunan pillerin garantisi müvekkil veyahut üretici tarafından verilmediği gibi pilden kaynaklı olarak müvekkilin hukuki sorumluluğunun bulunduğunun belirtilmesi de yerinde olmadığını, davacıya ait araçtaki pilin garantisi ... İsimli şirketten sağlanmakla birlikte pillerin mülkiyeti de iş bu şirkete ait olduğunu, elektrikli araçlarda pil garantisi 3. Şahıslar tarafından sağlanmakla birlikte pillerin mülkiyeti de müvekkil ve üreticiye ait olmadığından pil kiralama, garanti, ayıp vs. tüm hususlara ilişkin sorumluluk da 3. şahıslara ait olduğundan müvekkilin hukuken hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, davacı yan dilekçesinde her ne kadar pilde meydana gelen arıza sebebiyle müvekkil şirketin sorumlu olduğunu ileri sürse de belirtildiği üzere pilin mülkiyeti hiçbir zaman müvekkile ait olmamış bu nedenle de elektrikli araç ile birlikte alıcıya devredilmediğini, kira ilişkisinin tarafı olmayan müvekkilin kiralanan pil bakımından sorumluluğuna hükmedilmesi hakkaniyete ve yasaya aykırı sonuçlar teşkil edeceğini, davacı yan dilekçesinde “araçta gizli ayıbın meydana geldiğini, sorunun çözümünün özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğini, bunun aracın yetkili serviste 4 yıl kalmasından da anlaşılabileceğini” iddia etmişse de aracın serviste uzunca bir süre kalmasının nedeni davacı yanın kötü niyetli olmasıyla çağrı ve ihtarlara rağmen aracı teslim almaktan kaçınmış olmasının, diğer davalı ... tarafından gönderilen Beyoğlu 18. Noterliğinin 26/11/2020 tarih ...yevmiye numaralı ihtarnamesiyle servise bırakılan aracın teslim alınması ihtar edilmiş fakat bu tarihten yaklaşık 2 yıl sonra 09/11/2022 tarihinde davacı yanın aracını teslim aldığını, tüm bu nedenlerle; pilde herhangi bir arıza mevcut olmayıp yalnız pilin ömrü bitmiş olmakla müvekkilin pilin satıcısı veya kiralayanı konumunda olmadığından pil aksamında meydana gelen arıza nedeniyle sorumluluğu olmayıp işbu davanın ayıbın öğrenilmesinden sonra TMK m. 2 dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek şekilde uzunca bir süre sonra açılmış olduğundan davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun aracın satım tarihinde piyasa değerinin altında satılması ve bu nedenle de doğan zararların giderilmesi talebinin reddi gerektiğini, tüm bu nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekilinin 18.10.2023 tamamen ıslah dilekçesine verdiği beyan dilekçesinde özetle; Davacıya ait ... plakalı araçtaki pil arızasından dolayı müvekkilin sorumluluğun bulunduğunun belirtilmesinin hukuken olanaklı olmadığını, Elektrikli araçlarda bulunan pillerin garantisinin müvekkil veyahut üretici tarafından verilmediği gibi pilden kaynaklı olarak müvekkilin hukuki sorumluluğunun bulunduğunun belirtilmesinin de yerinde olmadığını, davacıya ait araçtaki pilin garantisi ... İsimli şirketten sağlanmakla birlikte pillerin mülkiyeti de iş bu şirkete ait olduğunu, elektrikli araçlarda pil garantisi 3. Şahıslar tarafından sağlanmakla birlikte pillerin mülkiyeti de müvekkil ve üreticiye ait olmadığından pil kiralama, garanti, ayıp vs. tüm hususlara ilişkin sorumluluk da 3. şahıslara ait olduğundan müvekkilin hukuken hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı yanın dilekçesinde her ne kadar pilde meydana gelen arıza sebebiyle müvekkil şirketin sorumlu olduğunu ileri sürse de belirtildiği üzere pilin mülkiyeti hiçbir zaman müvekkile ait olmamış bu nedenle de elektrikli araç ile birlikte alıcıya devredilmediğini, kira ilişkisinin tarafı olmayan müvekkilin kiralanan pil bakımından sorumluluğuna hükmedilmesi hakkaniyete ve yasaya aykırı sonuçlar teşkil edeceğini belirterek; davacı tarafın davaya konu aracın arızalanması sebebiyle aracı servise teslim ettiğini, kendisine ikame araç teslim edilmiş olmasına rağmen 3 yıl süre ile aracını teslim almaktan da imtina ettiğini, davaya konu aracın Sakarya 3. Noterliği 31/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davacıya satılarak devredilmiş olup davacı yan aracının arızalanmasına müteakip aracını diğer davalıya teslim etmiş ve yaklaşık 5 yıla yakın süre teslim almadığını, bu süre zarfında ikame araç kullanan davacı tarafından kendisine gönderilen Beyoğlu 18. Noterliği 26/11/2020 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnameye cevap vermediği gibi ikame aracı teslim etmiş ve fakat kendi aracını iş bu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 2 yıla yakın süre teslim almadığını, bu nedenlerle de davacının kötü niyetli olduğu ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığının da aşikâr olduğunu belirterek; davacı yanın dava açıldığı günden yargılama safahatı süresi boyunca aracı çoktan satmış olasına rağmen kötü niyetli olarak aracın ayıpsız misliyle ücretsiz olarak değişim talebinde bulunmaya devam ettiğini, sonrasında davacı yan tarafından dava konusu aracın 04/01/2023 tarihinde 167.500,00 TL bedelle satıldığı iddia ederek söz konusu aracın satım tarihinde piyasa değerinin altında satılması ve bu nedenle de doğan zararlardan tarafımız mesul tutulmaya çalışılmışsa da söz konusu tarihte aracın daha fazla bir bedele satılıp satılmadığı satıma dair düzenlemiş faturanın muvazaalı olup olmadığının meçhul olduğunu, dava süresi boyunca davacı yanın hukuki güveni zedeler tutumlar sergilemesi nedeniyle ileri sürdüğü taleplerin hem taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı hem de hukuki mesnetten yoksun olduğunu, tüm bu nedenlerle; Pilde herhangi bir arıza mevcut olmayıp yalnız pilin ömrü bitmiş olmakla müvekkil pilin satıcısı veya kiralayanı konumunda olmadığından pil aksamında meydana gelen arıza nedeniyle sorumluluğu olmayıp işbu davanın ayıbın öğrenilmesinden sonra TMK m. 2 dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edecek şekilde uzunca bir süre sonra açılmış olduğundan davacı yanın hukuki dayanaktan yoksun aracın satım tarihinde piyasa değerinin altında satılması ve bu nedenle de doğan zararların giderilmesi talebinin reddi gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce Türkiye Noterler Birliği'ne dava konusu edilen ... plakalı aracın geriye dönük tüm maliklerinin bildirilmesi için yazılan müzekkereye cevap verildiği anlaşıldı. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava başlangıçta, ayıplı 2.el araç satışı nedeniyle misli değişim talebiyle açılmıştır. Davacı taraf 03.10.2023 tarihinde davayı tamamen ıslah etmiş ve dava konusu talebi değiştirmiştir. Buna göre dava; ayıplı 2.el araç satışı ve satın alınan aracın ayıplı bir şekilde üçüncü kişiye satılması nedeniyle ortaya çıkan zararın davalılardan tazmini yönündedir. Davacının davaya konu ... plakalı ... marka ... model ... Şasi Numaralı aracı 34.250,00 TL bedel karşılığında 31.07.2017 tarihinde davalı ... Şirketinden satın aldığı, aracı 08.11.2017 tarihinde servise bıraktığı görülmüştür. Davacının Kocaeli 4. Noterliğinin 04.01.2023 tarihli satış sözleşmesi ile davaya konu aracı dava dışı ...'ya ... TL bedelle satmış olduğu görüldü. Davacı taraf satın aldıkları aracın pil aksamındaki arızanın ayıptan kaynaklandığını ileri sürmüş, davalı ...Şirketi davadan sorumlu olmadıklarını, garanti süresinin dolduğunu ileri sürmüş, davalı ... Şirketi araç pilinin maliki olmadıklarını, davadan sorumlu olmadıklarını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, garanti süresinin dolduğunu ileri sürmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık: Davaya konu aracın herhangi bir arızasının bulunup bulunmadığı, varsa bu arızanın neden kaynaklandığı, arızanın ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıp ise açık ayıp/gizli ayıp olup olmadığı, gizli ayıp ise ilk olarak hangi tarihte ortaya çıktığı, davalıların ayıptan sorumluluklarının olup olmadığı, talep edilen zarar miktarına hükmetmenin gerekip gerekmeyeceği hususların olduğu anlaşıldı. Davalı ... Şirketi husumet itirazında bulunmuştur. Davacı ile davalı .... Şirketi arasında doğrudan bir satış ilişkisi bulunmamaktaysa da ithalatçı firma olarak üreticinin sorumluluğu ilkesi çerçevesinde dava konusu taleplerden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının davaya konu ... plakalı RENAULT marka ... model ... Şasi Numaralı aracı ... TL bedel karşılığında 31/07/2017 tarihinde davalı ... Şirketinden satın aldığı, aracı 07.11.2017 tarihinde servise bıraktığı görülmüştür. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesine göre; bir maldaki ayıp, satıcının zikir ve vaat ettiği vasıflarda veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmasıdır. Satıcı lüzumlu vasıflarda eksiklik şeklinde ortaya çıkan ayıptan bunun varlığını bilmese dahi sorumludur. TBK'da tanımını bulan ayıba karşı tekeffül, satılan şeyin satıcının zikrettiği vasıfları taşımamasından veya bu şeyin değerini sözleşme gereğince ondan beklenen yararları azaltan veya kaldıran eksiklikler bulunmasından satıcının sorumlu olmasıdır. TBK. 222 Maddesinde;'' Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur,'' hükmü düzenlenmiştir. Mahkememizin 07/05/2024 Celse Tarihli duruşma zaptı (1) Nolu ara kararı ile; "Dosyanın otomotiv alanın uzman bir makineci bilirkişiye tevdiine, tamamen ıslah dilekçesi, savunmalar dikkate alınarak dosyaya sunulan deliller ve servis kayıtları kapsamında rapor sunulmasının istenmesine, raporda ayrıca; davaya konu ... plakalı aracın ayıplı olup olmadığı, ayıplı ise ayıbın açık mı yoksa gizli ayıp mı olduğu, ayıbın ortaya çıktığı tarihin ne olduğu, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı, ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle aracın garanti kapsamında olup olmadığı, araçta pil arızasının üretimden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, aracın satıldığı 04.01.2023 tarihi itibariyle rayiç fiyatının ne olduğu, aynı tarihte ayıpsız rayiç fiyatının ne olduğu, bundan dolayı davacının zararının oluşup oluşmadığı, zararı var ise miktarının ne olduğu, davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, araçtaki pil aksamından kimin sorumlu olacağı hususlarının da değerlendirilmesine," şeklinde karar verilmiş olup; mahkememizce istenilen hususlarda rapor düzenlemek üzere dosya aslı 08/05/2024 Tarihinde ...'a tevdi edilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişisi ... 16/05/2024 Tarihli Bilirkişi Genel Talep dilekçesi ile; Tarafına tevdi edilen 2022/956 Esas sayılı dosyasında dava konusu olan araçla ilgili araştırma konusunun içinde aracın pili ile ilgili çalışma prensibi, yapısı, garanti süresi ve ömrü ile ilgili olarak dosyaya araç pilleri konusunda uzman Elektrik - Elektronik Mühendisi Bilirkişisinin dahil edilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 22/05/2024 Tarihli ara kararı ile; "Makine alanında uzman bilirkişinin 16/05/2024 tarihli dilekçesi dikkate alınarak makineci alanında uzman bilirkişinin yanına 1 Elektrik - Elektronik Mühendisi Bilirkişisi ...'un resen seçilmesine," karar verilmiş olup, mahkememizce bilirkişi ... 22/05/2024 Tarihinde görevlendirilmiştir. Makine Mühendisi Bilirkişisi ..., Elektrik Mühendisi Bilirkişi ... 06/06/2024 Tarihli Bilirkişi raporunda özetle; "Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davaya konu ... plakalı aracın satış kaynaklı ayıplı olup olduğu, ayıbın gizli ayıp olduğu, aracın tamiratı için araç 08.11.2017 tarihinde servise bırakıldığını, aracın servise bırakıldı tarih aynı zamanda ihbar kabul edildiğinden ihbar yapılmış sayılmakta olduğunu, aracın satın alındı tarih 31.07.2017 arızanın veya ayıbın ortaya çıktığı tarih ise 08.11.2017'dir İki tarih arasında toplam 100 gün (3 ay 10 gün) bulunmakta olduğunu, ikinci el motorlu kara taşıtlarının ticareti hakkında yönetmelik 15. maddesine göre ikinci el satılan araçların satan tarafından 3 ay garantisi bulunduğunu, araçta pil arızasının üretimden kaynaklanmayıp ömür kaynaklı olduğunu, aracın güncel (07.06.2024 ) yapılan araştırmada ortalama ...TL olduğu, aracın satıldığı 04.01.2023 tarihi itibariyle rayiç fiyatın ...TL olduğu, aracın 04.01.2023 tarihinde satıldı satış fiyatının ... TL olduğu aracın aynı tarihte kasko değerinin ... TL olarak tespit edildiği ve ... - ... = ...TL olduğu, piyasa fiyatlarına göre ise ...TL- ... TL= ...TL, bundan dolayı oluşan ortalama zararın (88.000,00TL+...TL)/2=...TL olduğu, davalılardan ... firması aracın 2. El satışını yapan firma olduğundan dolayı pilin durumu ile ilgili bilgi vermesi gerektiğinden ve bu bilgiyi vermediğinden dolayı sorumlu olduğunu, ...firmasının ise konuyla ilgili sorumluluğu olmadığını, aracın pil aksamından ve tamamından satıcı firma ... Sorumlu olduğunu, araçtaki pil aksamından pilin sahibi ... sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı," şeklinde rapor düzenlenmiştir. Somut olayda; davaya konu aracın 2012 model olduğu, ilk tescil tarihinin 04.01.2013 yılı olduğu, 31.07.2017 tarihinde davalı ... Şirketinden satın alındığı ve pil aksamında meydana gelen arızanın 08.11.2017 tarihinde ortaya çıktığı, aracın satın alınması ile arızanın ortaya çıktığı tarih arasında 3 ay 10 gün kadar süre olduğu, bu sürenin İkinci Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmeliğin 15. maddesinde belirlenen 3 aylık garanti süresini aştığı, pil aksamındaki arızanın üretimden kaynaklanmayıp pilin ömrünün bitmesinden kaynaklandığı ve pilin ömrünün garanti süresi olan 2 yılı geçtikten sonra bittiği, dolayısıyla davaya konu aracın arızalanmasının hem pilin garanti süresinden sonra, hem de davalı ... sözü edilen Yönetmelik'te belirtilen 3 aylık garanti süresinden sonra ortaya çıktığı ve üretimden kaynaklanmadığı anlaşılmıştır. 06.06.2024 tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar davalı ... Şirketinin aracın pili hakkında davacıya bilgi vermediğinden sorumlu olduğu belirtilse de raporda bunun dayanağı olarak gösterilen davalı ... arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin imza atan tarafları bağlayacağı ve üçüncü kişi konumunda olan davacıya karşı ileri sürülemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte davacı tacir olup davaya konu ikinci el aracı satın alırken aracın pil ölçümünü tespit ettirecek basirette olması gerekirken bunu yapmayarak aracı satın almasında basiretli davranmadığı anlalışmıştır. Dava konusu taleplerden davalıların sorumlu olmadığı ve ayıptan kaynaklı taleplerin ileri sürülemeyeceği kanaatiyle davanın reddine karar verilmişitr. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Yürürlükte Bulunan Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.256,39-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ve müteselsilen verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk nedeniyle hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL tutarın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı ... vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yokluğunda verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 12/11/2024 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/956, K. 2024/645, T. 12.11.2024, www.arakarar.com/karar/sakarya-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-956-e-2024-645-k-68729b6ac68d