İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/349 E. 2024/674 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/349
- Karar No
- 2024/674
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/349 Esas KARAR NO :2024/674 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :26/05/2022 KARAR TARİHİ:30/09/2024 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı Yetkisizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...A.Ş. demir çelik sektöründe Türkiye'nin önde gelen firmalarından olduğunu, davacının aynı zamanda uluslararası alanda da önemli bir yer edinmiş olup, bir çok ülkeye ihracat yaptığını, davacının ihracat yapan bir firma olduğundan, yurt dışında ticari ilişkisi olduğu şirketlere konşimento vb. gibi önemli belgeler gönderebilmek adına davalı ...Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını, 2 adet orijinal fatura, 2 adet orijinal çeki listesi ve 3/3 Orijinal konşimento içeren, alıcısı ... olan ... konşimento numaralı gönderinin davalı tarafından 28.06.2021 tarihinde alıcısına gönderilmek üzere teslim alındığını, ancak davalının da açık ikrarı ile ortada olduğu üzere, davacının gönderisinin yanlış alıcıya teslim edildiğini, makul süre içerisinde gönderinin alıcıya ulaşmaması üzerine, 12.07.2021 tarihinde davalı ile iletişime geçilerek gecikme bildirimi yapıldığını, gönderinin akıbeti hakkında bilgi talep edildiğini, işbu gecikme bildirimi akabinde, gönderilen evrakların önemi ve evrakların alıcıya zamanında ulaşmaması halinde davacının uğrayabileceği zararlar da göz önünde bulundurularak; davacı tarafından gönderinin durumu detaylıca takip edilmeye başlandığını, davacı şirket tarafından davalıya defalarca mail atıldığını, gönderinin durumu ile ilgili bilgi talep edildiğini, davalı tarafından 13.07.2021 tarihinde mail yolu ile, davacının gönderisinin operasyonel bir hata sonucunda Amerika Birleşik Devletleri'nde yanlış bir alıcıya teslim edildiğinin bildirildiğini, davacının gönderinin içerisindeki evrakların ne denli önemli olduğunu davalıya her aşamada hatırlattığını, ihracat konşimentosunun acilen bulunarak doğru alıcıya teslim edilmesinin gerektiğini, aksi takdirde limana ulaşan malların çekilemeyeceği ve bu durumun davacı nezdinde çok ciddi zarara sebep olacağının defalarca davalıya iletildiğini, ne var ki, davalı tarafından gönderinin yanlış adrese gönderilmesi ile başlayan işbu sürece sonuca ulaştırılamadığını, davalı ihmalkar davranışları ve kusurlu eylemleri ile davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davalı yanın 02.08.2021 tarihinde davacıya, yazılı beyan ile gönderinin yanlış adrese gönderildiği, gönderinin bulunamadığı, kendilerinin sebebiyet verdiği bu kayıptan dolayı çok üzgün olunduğunu ifade eden bir yazı gönderdiğini, 02.08.2021 tarihli işbu yazı dilekçemizin ekinde yer aldığını, davacının, davalı ile yapılan yazışmalara istinaden son ana kadar gönderinin bulunmasını beklediğini, ancak gönderinin bulunmadığı/ bulunamayacağını belirten 02.08.2021 tarihli yazı akabinde; gönderinin içerisindeki evraklara ilişkin malları taşıyan gemi varış limanına varmadan önce evrakların alıcıya ulaşmış olması gerektiğinden ve konşimento olmadan alıcı malları çekemeyeceğinden; alıcı ile ticari ilişkinin bozulması yanında ardiye demuraj ve sair bir çok maliyetin çıkacağı gerçeğinde davacı tarafça alternatif bir çözüm oluşturma yoluna gidildiğini, bu doğrultuda, davacı tarafça 02.08.2021 tarihinde kayıp konşimento prosedürü başlatılarak, yeni bir konşimento düzenlenmesi için gerekli işlemlerin yapılması zorunluluğu hasıl olduğunu, davalının, üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirmediğini, davalının kusurlu eylemleri ile davacının gönderisini yanlış adrese teslim etmiş ve akabinde gönderiyi kaybetmiş olduğundan, davacının uğramış olduğu zararı tazmin etmesi gerektiğini, davalının kusurlu ve ihmalkar eylemleri ile davacının gönderisini yanlış adrese gönderdiğini ve akabinde gönderiyi kaybettiğinden davacının yeniden konşimento almasına ve zarara uğramasına sebep olduğunu, davaya konu alacak likit olup, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini, davalı tarafın davaya konu icra takibine mesnetsiz itirazı takibin durmasına sebebiyet vermiş olup, davacının alacağının sürüncemede bırakıldığını, belirterek davalının.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, davalı itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'sinden az olmamak üzere aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. ISLAH: Davacı vekili 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile; davanın HMK 180.maddesi ışığında tam ıslahı ile talep sonucunun alacak davası olarak değiştirilmesini ve davanın tam ıslahı ile kabulüne karar verilerek 3.427,95 USD (dava tarihindeki kur 16,32 TL olduğundan 55.944,144 TL - 452,84 = 55.491,30 TL) alacaklarının 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek dolar cinsi mevduat faizi ile birlikte davacı şirket lehine davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla huzurda görülen davada taşımacılık hukukuna ilişkin uluslar arası sözleşmelerin uygulanacağını, davacının davalı şirketten doğrudan ve dolaylı zararlara ilişkin herhangi bir tazminat / alacak taleplerinin bulunmasının mümkün olmadığını, Mahkememiz aksi kanaatte olması halinde ise somut olayda davalı şirketin yalnızca sınırlı sorumluluğundan bahsedilebileceğini, davalı şirketin sınırsız sorumlu olduğundan bahsetmenin mümkün olmadığını, davacının uğramış olduğunu iddia ettiği zararlarını davalı şirketten kötü niyetli olarak talep ettiğini, ... konşimento numaralı gönderinin kaybolmasında davalı şirketin kastı ya da kasta yakın kusurlu eylemin olduğundan söz edilemeyeceğini, davalı şirketin sınırlı sorumlu bulunduğundan ve sınırlı sorumluluk tutarının davacıya ödenmiş olması nedeniyle tamamen kötüniyetli, haksız, maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş, davacı vekilince sunulan ihtarname, taraflar arasında yapılan sözleşme, yazışmalar, konşimentoya ilişkin belgeler, ödeme dekontları dosyamız içerisine alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.427,95 USD üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya taşıma Uzmanı, Sektör ve Nitelikli Hesaplama Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 09/02/2024 tarihli raporda; takdiri Mahkememize ait olmak üzere davacı tarafından talep edilen 3.427,95 $'ın harcanmasına kendi kusurlu hareketi ile neden olan davalının anılan bedelden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 20/05/2024 tarihli ek raporda; dava konusu 28.06.2021 tarihinde ... konşimento numarası ile teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilemediği kayıp ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiği, Mahkememiz kararının davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanması yönünde olması halinde tazmin tutarının; taşıyıcının kargonun tahrip olması, kaybolması ya da kargoya hasar gelmesi halinde her bir kg için sorumluluğunun 22 ÖZEL ÇEKME HAKKI (SDR ) ile sınırlı olduğu, 28.06.2021 tarihinde ... numaralı konşimentonun taşımacıya teslim edildiği tarihli SDR kuru 12,4713 TL ile 22 SDR x 1 kg x 12,4713 TL. = 274,36 TL olabileceği, Mahkememiz kararının; davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı yönünde olması halinde; davacı tarafından talep edilen 3.427,95 $'in harcanmasına kendi kusurlu hareketi ile neden olan davalının anılan bedelden sorumlu olması gerektiği, davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkememiz takdirinde olduğu belirtilmiştir. Dava, taraflar arasında düzenlenen taşıma sözlemesi kapsamında davalı tarafça uğradığı iddia olunan zararın tahsiline ilişkin başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekili 13/03/2024 tarihli dilekçesi ile; davanın HMK 180.maddesi ışığında tam ıslahı ile talep sonucunun alacak davası olarak değiştirilmesini ve davanın tam ıslahı ile kabulüne karar verilerek 3.427,95 USD (dava tarihindeki kur 16,32 TL olduğundan 55.944,144 TL - 452,84 = 55.491,30 TL) alacaklarının 04/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek bankalarca uygulanan en yüksek dolar cinsi mevduat faizi ile birlikte davacı şirket lehine davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Uyuşmazlık konusu 24348169 konşimento numaralı gönderinin Türkiye çıkışlı olması Dominik Cumhuriyeti varış adresli olması nedeniyle taraflar arasında uluslararası taşımacılık ilişkisi bulunup uyuşmazlığa her iki devletin taraf olduğu Montreal Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Montreal Konvansiyonunun 18/1. maddesine göre; taşıyıcı, yükün mahvolması, zıyaı veya hasarı halinde maruz kalınan zararlardan dolayı, sadece zararı doğuran olayın hava yoluyla taşıma sırasında gerçekleşmesi şartıyla sorumludur. Konvansiyonun 22. maddesine göre ise; yük taşımasında, yükün mahvolması, zıyaı, hasarı veya gecikme halinde taşıyıcının sorumluluğu, gönderen tarafından yükün taşıyıcıya teslim edildiği esnada, gerekirse ek bir ücret ödenerek, yükün varış yerinde tesellümünde menfaati bulunduğuna dair özel bir bildirim yapılmadığı takdirde, hasar tarihi itibariyle kilogram başına 22 Özel Çekme Hakkı tutarıyla sınırlıdır. Böyle bir bildirimin yapıldığı hallerde, söz konusu tutarın gönderenin varış yerinde yükü tesellümünden elde edeceği hakiki menfaati aştığını ispatlamadığı müddetçe, taşıyıcı bildirilen tutarı geçmeyecek bir miktarı ödemekle sorumlu olacaktır. Somut olayda, taşınan emtianın taşıma sırasında kaybolduğu, yanlış alıcıya teslim edildiği hususunun davalı tarafın kabulünde olduğu, kaybın davalının hakimiyet alanında iken gerçekleştiği, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiği, davalı tarafça Konvansiyonun 18/2 maddesi kapsamında sorumluluktan kurtulma hallerinin varlığına ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmemiş olduğu anlaşılmış olup hava taşıması için teslim alınan emtianın kaybı nedeniyle oluşan zarardan, akdi taşıyıcı davalının sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizce aldırılan kök ve ek rapordaki tespitlere göre Uluslararası sözleşmelerde "sınırlı sorumluluk" ilkesinin benimsendiği, ancak bu ilkenin uygulanması için ( eşyanın tamamen kaybolması veya yok olması ya da hasara uğraması) gerektiği, bu hususlar dışında sınırlı mesuliyet ilkesinin uygulanmayacağı, (Hüseyin Ülgen, Hava Taşıma Sözleşmesi, s.192) dava konusu olayda ise kargo yanlış bir adrese teslim edilmiş olup, belirtilen kriterlere uymadığı, dava konusu 28.06.2021 tarihinde ... konşimento numarası ile teslim edilen kargonun alıcısına teslim edilemediği kayıp ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği, davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan sorumlu olacağı, taşımanın hava yolu ile yapılmış olması nedeniyle sorumluluk açısından Montreal Konvansiyonunun uygulanması gerektiği, davalı taşıyıcının sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanamayacağı dolayısıyla davacı tarafından talep edilen 3.427,95 $'in harcanmasına kendi kusurlu hareketi ile neden olan davalının anılan bedelden sorumlu olması gerektiği değerlendirilmekle davacının davasının kabulüne, 3.427,95 USD'nin temerrüt tarihi 27.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayalı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜNE, 3.427,95 USD'nin temerrüt tarihi 27.08.2021 tarihinden itibaren 3095 sayalı yasanın 4a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsine uyguladığı 1 yıllık en yüksek mevduat faiz oranına göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.790,61-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.225,03-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.565,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 1.225,03-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 516,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.241,03TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13)- (14) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır