İlk Derece Mahkemesi · Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/817 E. 2024/487 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/817
- Karar No
- 2024/487
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/817 Esas - 2024/487 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/817 Esas KARAR NO : 2024/487 BAŞKAN : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... FERİ MÜDAHİL : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/09/2022 KARAR TARİHİ : 18/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf; Davalı ile aralarında imzalanan 29/06/2021 tarihli ... isimli Eser Sözleşmesi gereğince davalının 13-17/09/2021 tarihlerinde işi tamamlayıp teslim ederek edimlerini yerine getirdiğini, bu kapsamda teslim edilen ve sözleşmeye göre 5 yıl üretici garantisi bulunan Huawei/Goodwe marka Dizi Inverterlerden birinin 30 Ekim 2021 tarihinde bilinmeyen bir sebepten ötürü alev alarak arızalandığını, bu durumun davalıya bildirimde bulunulduğunu, davalı firma tarafından inverterde bulunan arızanın giderilmeye çalışıldığını ancak inverterin verimliliğinin önemli ölçüde azaldığını ve hedeflenen miktarın oldukça altında bir üretim yapabildiğini, davacının 2022 yılı Mart, Nisan ve Mayıs aylarına ilişkin toplam zararının 45.586,3 TL olduğunu, 30 Ekim 2021 tarihinde yanan inverterın 08/06/2022 tarihinde bilinmeyen bir sebepten ötürü yine arızalanarak artık kullanılamaz hale geldiğini, 09/06/2022 tarihinden itibaren davacı tarafından yüklenici davalıya inverterin kullanılamaz hale geldiğine dair defaatle sözlü bildirimde bulunulmasına rağmen davalının çeşitli bahaneler sunarak oyalama yoluna gidip güneşten yararlanma imkanının en çok olduğu dönemde inverterü tamir etmediğini ve değiştirmediğini, davacının Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin toplam zararının 115.455,5 TL olduğunu, bunun üzerine 23/06/2022 tarihinde davalıya sözleşme kapsamında taahhüt edilen edimin yerine getirilmesi ve arada geçen zaman içerisinde davacının iş yapamamasından kaynaklanan menfi ve müspet zararının giderilmesine yönelik ihtarname çekildiğini, ihtarnameye rağmen inverterin yenilenmediğini, ara buluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davalı 19/08/2022 tarihinde yeni inverterı davacıya kargo yolu ile göndermiş ise de davacının borcun ifasından ve gecikme tazminatı hakkından vazgeçerek BK 125 maddesi kapsamında borcun ifa edilmemesinden doğan zararının giderilmesi seçimlik hakkını kullanmış olduğunu ve ayrıca davalının yeni bir inventer göndermesinden önce davacının ... firmasından MAX 100 KTL3-X LV İnverter'ü işçilik bedeli ile birlikte toplamda 145.000, 00 TL bedel ile satın alarak 19/08/2022 tarihinde yeni inverterün montajının dava dışı bu şirket tarafından yapıldığını, dolayısıyla davalı tarafça yapılan yeni inventer gönderilmesini ihtiyacı kalmadığı için reddettiğini, davacının yeni inverter için ödediği bedel olan 145.000,00 TL ile 2022 yılı mart, nisan ve mayıs aylarında inverterün yeterli verimlilikte kullanılamamasından doğan 45.586,3 tl zararı ve haziran temmuz ve ağustos aylarında inverterü kullanamamaktan doğan 115.455,5 tl zararı olmak üzere toplam zararının 306.041 TL olduğunu ileri sürmüştür. Davacı; davacının yeni inverter için ödemiş olduğu 145.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, bilirkişi incelemesi neticesinde davalı taraf sözleşmeye uygun hareket etseydi müvekkilin uğramayacağı zararın (menfi ve müspet) tespiti ile davalıdan tahsilini talep etmiş ve kısmi dava olarak açtığı davada her iki alacak kalemi yönünden toplam dava değerini 1000 TL göstererek davalıdan tahsilini istemiştir. Ön inceleme aşamasında yapılan incelemede; Dava dilekçesinde talep sonucu kısmında yeni inverter için ödenen 145.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve ayrıca sözleşmeye uygun davranmama sebebiyle menfi ve müspet zararlarının tespiti ve davalıdan tahsilinin talep edilerek dava değerinin taleplerden sadece biri olup inverter bedeli olarak talep edilen rakamın çok altında 1000 TL gösterilmek sureti ile bu rakam üzerinden harç yatırıldığı, bu haliyle menfi ve müspet zarar talebinin değerinin ayrıca gösterilmediği gibi müspet ve menfi zarar taleplerinin açık olmadığı, bildirilen değere (145.000,00 TL) göre de peşin harcın eksik yatırıldığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacı tarafa netice-i talebi açıklattırılmış, harç eksikliği tamamlatılmıştır. Davacı tarafın sonuç talebinin; a)Yeni inverter için ödemiş olduğu 145.000,00 TL'nin ödeme tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili , b)2022 yılı mart, nisan ve mayıs aylarında inverterin yeterli verimlilikte kullanılamamasından doğan zarar ile haziran temmuz ve ağustos aylarında inverteri kullanamamaktan doğan zarar için kısmi olarak 1000 TL nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf; Dava konusu inverterin üretici firma Goodwe garantili olduğunu, sözleşme konusu işin yapılarak kusursuz olarak teslim edildiğini, sistemin hibe destekli olması sebebiyle Tarım İl Müdürlüğünce denetlendiğini, Sedaş tarafından verilen onayın sistemin hatasız çalıştığını gösterdiğini, bahsi geçen ilk arızanın bir kablo giriş kısmının yanmasından ibaret olup bu olaydan 4 gün önce Goodwe firması tarafından yapılan incelemede herhangi bir sorun görülmediğini, inverterin arızalanmasının davacı hatasından kaynaklandığını, inverterin ilk arızasında davalı tarafından müdahelenin yapıldığını ve yanan kısımların yenilenerek tekrar montaj yapıldığını, bu müdahele sırasında inverterin bulunduğu bölgenin ve bağlı kabloların ıslak olduğunun tespit edildiğini ve gerekli uyarının yapıldığını, arızanın inverterın su almasından kaynaklandığını ve garanti kapsamından çıkmış olmasına rağmen iyiniyetle tamiratın yapıldığını, malın tesliminden sonra meydana gelen ayıptan satıcının sorumlu tutulamayacağını, davacının ayıp bildiriminin TTK 18/3 maddesi hükmüne göre yapılmadığını, buna rağmen davacıya yardımcı olduklarını, Goodwe şirketinin Sems Portal uygulamasından görüleceği üzere tamir sonucunda inverterin verim kaybı yaşanmaksızın gerekli şekilde çalıştığını, davacının bildirdiği hedeflenen üretimlerin gerçekçi olmadığı gibi gerçek üretim gerçek tüketim verilerinin de hatalı olduğunu ve haksız kazanç sağlamayı hedeflediğini, düzenlenen faturalardaki verilerin de haksız kazanç temelli olduğunu, ilk arızanın giderilmesinden sonra 08/06/2022 tarihli ikinci arızanın kendilerine telefonla 10/06/2022 tarihinde bildirildiğini ve kontrol için gidilerek Goodwe tarafından arıza kaydı oluşturulduğunu, yapılan müdaheleye rağmen sonuç alınamadığını Goodwe tarafından uzaktan yapılan müdahelenin de sonuçsuz kaldığını, süreçte üretici firma nezdinde yapılan girişimler sonucunda yeni inverter getirtildiğini ve davacı şirkette eskisinin yerine monte edilmek istendiğinde arızalı inverter halen yerinde takılı bulunmasına rağmen davacı yetkilisi tarafından değişime müsaade edilmediğini ve durumun tutanak altına alınarak ihtarname ile davacıya bildirildiğini, davacının ileri sürdüğü işçilik dahil 140.000 TL yeni inverter bedelinin fahiş olduğunu, davacının girişimlerinin haksız kazanç teminine yönelik olduğunu, davacının bu dava dışında Sakarya 2 İcra Müdürlüğünün 2022/13292 esas sayılı dosyasında 145.000 TL bedelli icra takibi başlattığını, bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının ihtarnamesinde zararının 30.000 TL olduğunu bildirmesine rağmen dava dilekçesinde çelişkili iddialarda bulunulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiş ve ayrıca davanın üretici firmaya ihbarını istemiştir. İhbar olunan Şirket vekili; ... davalı yanında davaya feri müdahil olmayı talep etmiş, dava dilekçesinde sonuç ve istem kısmının açıklatılmasının gerektiğini ve talebe göre harcın eksik yatırıldığını, kendilerine TTK 18/3 maddesine göre yasal süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını, arıza kaydının iletilmesi sonrasında arızaya sebebiyet veren durumun garanti kapsamı dışında inverterin su alması nedeni kaynaklandığının tespit edildiğini, ancak yatırımcısını korumak adına hiçbir yasal zorunluluğu olmadığı halde ürünün ayıpsız misli ile değişimini sağladığını, bahsi geçen arızanın inverterın korunaksız olarak muhafaza edilmesi ve suya maruz bırakılmasından kaynaklandığını, bunun yanında inverter arızalarının kullanıcıdan kaynaklı farklı sebeplerle gerçekleşebildiğini, arıza sebebinin bilirkişi marifetiyle değerlendirilmesi gerektiğini, davacının sistemden beklediği üretimin garanti edilmediğini, iddia edilen üretim kaybından sorumlu tutulamayacaklarını, davacının hesaplamasının dayanaksız olup haksız kazanç amacına matuf olduğunu ve dava dışı şirketten alındığı iddia edilen inverterin fiyatının gerçek dışı olduğunu, sözleşme kapsamında sunulan garantinin sadece cihazın işlevselliğini tekrar sağlamak üzere donanımla ilgili malzemenin maliyetini kapsadığını ve garanti kapsamı dışında sayılan haller arasında suya maruz kalma yanlış kullanım ve ihmalin de belirtildiğini, pandemi sürecinde Çin kaynaklı yaşanan çip ve tedarik krizi nedeni ile mücbir sebeplerden dolayı arızalanan ürünlere servis hizmeti verilememesine rağmen davacı tarafın mağduriyet yaşamaması için iyi niyet göstergesi olarak garanti kapsam dışında kalan arızalı inverter yerine yeni inverter gönderimi sağlanmasına karşılık davacı tarafın kötü niyetli olarak bu değişimi kabul etmediğini belirtmiş, davanın reddini istemiştir. Tarafların ortak kabulünde olan hususlar: Taraflar arasında 29/06/2021 tarihinde Çatı Üzeri GES Projesi isimli Eser Sözleşmesi bulunduğu, davalının 13-17/09/2021 tarihlerinde işi tamamlayıp teslim ettiği, 30 Ekim 2021 tarihinde inverterin alev alarak arızalandığı, davalı tarafından inverterde bulunan arızanın giderildiği, ancak inverterın 08/06/2022 tarihinde tekrar arızalandığı ve davalıya sözlü olarak iki gün içinde bildirildiği, bu ikinci arıza sonucunda inverterin artık kullanılamaz hale geldiği tarafların ortak kabulünde olduğu anlaşıldı. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; Sözleşme kapsamında kurulumu yapılan inverterin ilk olarak 30 Ekim 2021 tarihinde ve ikinci olarak 08/06/2022 tarihinde arızalanmasının sebep ve mahiyeti ile arızanın garanti kapsamında kalıp kalmadığı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, Davacının ayıp bildiriminin süresinde, usul ve yasaya uygun, olup olmadığı, Davacının TBK 475 maddesine göre seçimlik haklarını kullanıp kullanamayacağı, bu kapsamda davacının davalının değişim teklifini kabul etmeyip dava dışı üçüncü bir şirketten yeni bir inverter temin ederek ödediği bedeli davalıdan tazminat olarak talep edip edemeyeceği, 30 Ekim 2021 tarihli ilk arızanın giderilmesinden sonra inverterin verim kaybının oluşup oluşmadığı, varsa 2022 yılı mart, nisan ve mayıs aylarındaki verim kaybı miktarı ve bunun davacı açısından doğurduğu maddi zarar miktarı ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı, İkinci arızadan sonra 2022 yılı haziran temmuz ve ağustos aylarında inverteri kullanamamaktan doğan maddi zarar miktarı ile davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Delil olarak ilgili kayıtlar getirtilmiş, dava konusu inverter üzerinde talimat mahkemesi aracılığıyla keşif icra edilmiş, bilirkişi raporu ve itirazlar üzerine ek rapor alınmıştır. Davacı vekili 30/08/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerinin 169.145,06-TL ye yükseltmiştir. Yapılan keşif sonrasında alınan bilirkişi raporları denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Bu raporlara göre dava konusu cihazda meydana gelen arızanın cihazın davalı tarafından kurulumu sırasında yapılan topraklama hatasından kaynaklandığı ve kullanıcı -davacı- hatası olmadığı, bu itibarla davalının sorumluluğunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye göre inverterin 5 yıl garanti süresinin bulunduğu, bu itibarla davacı tarafça yapılmış olan ihbar ve bildirimlerin süresinde olduğu, davalının 30/10/2021 tarihli arıza bildirimi sonrasında davacının arızayı giderdiği ancak 09/06/2022 tarihinde arızanın tekrarlaması üzerine arızanın davalı tarafça giderilememesi sebebiyle davalının ürün değişimini gerçekleştirmeyi kabul ederek bu kapsamda 19/08/2022 tarihinde yeni inverterı davacıya gönderdiği ve kurulumunu yapmak istediği, ancak davacı tarafın üçüncü bir firmadan başka bir inverter aldığını belirterek kuruluma müsaade etmemesi üzerine davalının değişimi gerçekleştirmediği, davacının karşı tarafın zararı giderme -değişim yapma- teklifini kabul etmediği ve sözleşmede öngörülen garanti yükümlülüğünün yerine getirilmesinin bizzat davacının kendisi tarafından engellendiği, davalının ikinci arıza sonrasındaki süreçte arızanın giderilmesi ve yeni inventerin temini amacıyla geçirmiş olduğu sürenin makul olduğu, 23/06/2022 tarihinde davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarnamenin içeriğinden de davacının ikinci kez gerçekleşen arızanın giderilmesi talebinde bulunarak seçimlik hakkını arızanın giderilmesi olarak kullandığının anlaşıldığı, arızanın giderilememesi üzerine davalının değişim yapmayı istediği ancak bunun bizzat davacı tarafça engellenmiş olduğu, bu haliyle davacının davalı tarafından teklif edilen yeni cihazı kabul etmeyip kendisi tarafından üçüncü kişiden temin edilen başka bir inverterın bedelini davalıdan talep etmesinde haklılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış, yeni inverter bedelinin tazminine yönelik talebi reddedilmiştir. Davacının diğer bir talebi arızalı ürün sebebiyle enerji üretiminde yaşanan eksilmeden kaynaklı zararının tazminine ilişkindir. Alınan bilirkişi raporunda cihazın 2022 yılı mart nisan ve mayıs aylarında gerçekleşen toplam üretimin beklenen üretimin üstünde olduğu, dolayısıyla 30 Ekim 2021 tarihli ilk arızanın giderilmesi sonrasında üretim kaybının ve zararının gerçekleşmediği değerlendirilmiştir. Mart ayındaki üretim beklenenden düşük ise de sonraki iki aydaki üretimin bekleneni n çok üstünde olduğu, dolayısıyla bu üç aylık dönemin bütününde ikinci arızaya kadar cihazın üretiminde bir verimsizlik bulunmadığı kabul edilmiştir. Bununla birlikte ikinci arızanın gerçekleştiği tarihten sonra Haziran Temmuz ve Ağustos ayları için arıza kaynaklı üretim kaybının yaşandığı görülmektedir. Burada tazminat hesaplaması yapılırken davalının değişim yapmak istediği fakat davalı tarafın kabul etmediği 19/08/2022 tarihi son zarar tarihi olarak esas alınmalıdır. Ek bilirkişi raporunda bu tarih esas alınarak yeni bir hesaplama yaptırılmıştır Buna göre davacının ikinci arızadan sonra değişimi reddettiği tarihe kadarki süreçte haziran temmuz ve ağustos aylarına ait üretim kaybından kaynaklanan maddi zararı 22.752,26 TL olarak belirlenmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde 145.000,00 TL inverter bedeli ve 1000 TL üretim kaybı olarak bildirdiği dava değerini ıslah dilekçesinde arttırarak, 146.392,80 TL yeni alınan inverter bedeli ve 22.752,26 TL üretim kaybı olarak güncellemiş ve ıslah harcını yatırmıştır. Açıklanan gerekçelerle davacının ispatlanan maddi zararının 22.752,26 TL olduğu kabul edilerek bu rakam üzerinden talebi kısmen kabul edilmiş, yeni inverter bedeli olarak talep ettiği rakam ise reddedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen kabulüne, 22.752,26-TL tazminatın davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alınması gereken 1.554,20 TL nispi harcın peşin alınan tamamlama olarak tahsil edilen ve ıslah aşamasında yatırılan harçlardan mahsubu ile bakiye 3.022,50 TL nispi harcın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine, 3-Davalının sorumluluğunda kalan ve davacı tarafından ödenmiş olan 1.554,20 TL nispi karar harcının davalıdan tamamen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 80,70 TL başvuru harcı, 1912,35 keşif harcı, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.000,00 TL araç ücreti, 565,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 10.058,05 TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 1.353,00 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine , fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücretinden ibaret 1.500,00 TL yargılama giderinin red oranına göre hesaplanan 1.298,00 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 23.422,85-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Arabuluculuk dosyasında Hazineden karşılanan 1.560 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince taraflara resen tebliğine, 10-Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, karar verildi. 19/09/2024 Katip ... e-imzalıdır Başkan ... e-imzalıdır