İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/667 E. 2025/297 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/667
Karar No
2025/297
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. GEREKÇELİ KARAR KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO :

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : 1- ... 2- ... VEKİLİ : DAVA : Şirket Hissesinin İptali ve Tescili DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Mahkememizde görülmekte olan Şirket Hissesinin İptali ve Tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkilinin bir zaman ortağı olduğu ... Gıda Sanayi ve Ticaret Şirketi ile davalılardan ... A.Ş. ve müvekkilinin ve diğer şirket ortakları ve ilgilileri arasında hissedarlar ve satış sözleşmesi başlıklı belgenin imza altına alındığını, imza altına alınan belge ekinde hisse rehni sözleşmesinin de bulunduğunu, hisse rehni sözleşmesi mucibinde müvekkiline ait olması gereken %16 tutarındaki 320.000 adet hisse nin davalılardan ... A.Ş.' ye rehnedildiğini, hisselerin varlığının artık tartışılamayacağını, müvekkiline ait hisselerin ticaret sicilinde gözükmediğini, davalılarla yapılan görüşmeler neticesinde müvekkiline ait hisseleri müvekkiline vermeyi erteleyerek sonunda vermeyeceklerini beyan ettiklerinden bahisle müvekkiline ait ... A.Ş.' de tescili olması gerekirken diğer davalı ... A.Ş.' de bulunan ve müvekkiline verilmeyen %16 tutarındaki 320.000 adet hissenin ... A.Ş.' den davalının hisselerinin iptali ile müvekkili adına ... A.Ş.' nin ticaret sicilinde ortak olarak cebren tesciline, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesiyle özetle; müvekkili ... A.Ş.' nin hakim hissedarının kooperatif olduğunu, 4046 sayılı yasa ile özelleşen şirkette devletin hisselerini de kooperatifin aldığını, ... A.Ş.' nin halen sermaye piyasası yasasına tabi bir şirket olduğunu, yapılan her işlemin SPK mevzuatına uygun olması gerektiğini, diğer müvekkili ... A.Ş.' nin de ...' in iştiraki olduğunu, davacı tarafın hissedarlar ve satış sözleşmesine dayalı olarak şirket hissesinin tescilini talep ettiğini, davaya konu sözleşmede belirtilen akitlere tarafların harfiyen uyması halinde ... A.Ş.' den hisse devir vaadinin yer aldığını, sözleşmede taraflar haricinde olan kişilere karşı arabuluculuk sürecinin başlatılmadığını, bu nedenle davanın 6325 sayılı yasa gereğince esasa girilmeden reddedilmesi gerektiğini, davacının ibraz ettiği tam tarihi belli olmayan akit taraflarının birlikte dava açmaları gerekirken bu şartın sağlanmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddi gerektiğini, sözleşmedeki akit tarafların müteselsil kefil durumunda olduklarını, dava konusu sözleşmenin 2013 yılına olduğunu, sözleşme tarihi ile bu dava tarihi arasında 5 yıl zaman geçtiğini, bu nedenle zamanaşımı savunması yaptıklarını, görülmekte olan davada çok taraf olduğunu, davacı tarafların edimlerini yerine getirmediğini, davaya esas olan sözleşmeden itibaren 11 yıl geçmiş olmasına rağmen davacıların edimlerini yerine getirmediğini, edimini yerine getirmeyen tarafın karşı taraftan talep hakkının olmadığını, davacı tarafın ya da akitteki diğer 3 gerçek kişi ve bir tüzel kişinin müvekkiline karşı çektiği herhangi bir ihtarın da bulunmadığını, imza atan şahısların halen şirket yöneticisi olmadıklarını, şirket kayıtlarından yapılan incelemeye göre imza tarihi itibari ile hukuk danışmanı olan avukatın sözleşmeye onay vermediğinin görüldüğünü, mevzuatımıza göre ticari işletmeyi devir alanın devir edenin tüm borçlarından sınırsız sorumlu olduğunu, böyle bir durumda iken iflas aşamasında olan ... Gıda A.Ş.' nin icrasız satışı için yoğun çaba sarf edildiğini, ticaret hukukunun ve ... uygulamalarına ters olarak yapılan akit sonrasında ... A.Ş.' nin banka borçlarının ödendiği ve ipotek ve hacizlerin fek edildiğini, daha sonraki aşamalarda davacı ve diğer akit taraflarının edimlerini yerine getirmediği için sözleşmenin askıda kaldığını, iflas etmek üzere olan şirketin kurtulması için müvekkilleri ile anlaşma yapılmış ise de anlaşma gereği pay devir ve diğer işlemlerinin yapılamadığını, davacının borcundan dolayı müvekkilinin mallarının haciz edildiği ve bu hususta istihkak davası açıldığının ve davanın müvekkili lehine bittiğinin yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığını, taraflar arasında yazılı bir metin olarak hisse devri sözleşmesinin olmadığını, anonim şirketlerde pay, şirket kuruluşunda esas sözleşmenin veya sermaye artırımında artırılan sermayenin ticaret siciline tescili ile doğacağını, olayda ... A.Ş.' ye hisselerin namaza yazılı olduğunu, nama yazılı hisselerin devralana teslim edilmeden ayrı bir temlikname ile devrinin mümkün olmadığını, anonim şirketlerde nama yazılı pay senetlerinin devredilip devredilmeyeceği esas sözleşmeye göre olacağını, pay devrinin pay defterine işlenmesinin kurucu değil açıklayıcı bir husus olduğunu, davacının 11 yıldır hiç dava açmamasının manidar olduğunu, anonim şirketlerde hisse üzerine kurulacak rehin hakkı hak üzerinde kurulmuş bir rehin hakkı niteliğinde olduğu için geçerli olması için önce bir hissenin olması gerektiğini, hukuken rehin sözleşmesinin pay defterine işlenmesi gerektiğini, rehin sözleşmesine göre ... A.Ş. ve ... A.Ş.' nin alacaklarını rehinli hisseden alabileceklerini, ancak ortada bir hissenin olmadığını, ... A.Ş.' nin hissesine sahip olduğu ... A.Ş.' nin 26/04/2013 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ... A.Ş.' nin 3.200.000,00 TL olan sermayesinin 9.000.000,00 TL artırarak 12.200.000,00 TL ye çıkardığını, bu sermaye artırımına davacının katılmadığını, 04/02/2016 tarihli toplantı protokolü denen bir belgede ... Gıda A.Ş.' nin borçları tek tek belirtildiğini ve ödeme gününün 30/06/2016 tarihi olarak kararlaştırıldığını, ödemenin yapılmaması halinde rehinli hissenin irat kayıt edilmesinden bahsedildiğini, davacının bu belgeye göre dava açma hakkının olmadığını, davacının tüm belgelerdeki kabullere rağmen hiçbir ödeme yapmadığını, davacı tarafın ve ortakların akdin edimlerine uymadığını, denkleştirici adalet ilkesi gereği sermaye artırım bedelinin rayiç değerini de davacının ödemesi gerektiğini, müvekkilinin bağımsız denetim şirketlerinden rapor almadan hiçbir gayrimenkul yada şirket alımı yapmadığından bahisle öncelikle usulü itirazları nazara alınarak davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, şirket hissesinin iptali ve tescili isteminden ibarettir. Açılan dava ilk önce Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiş, bu sıra üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamı ile " ... Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Davacı tarafça 320.000,00 TL harca esas değer gösterilmek sureti ile açılan işbu davanın nisbi harca tabi bir dava olup, nisbi harcın da dava konusu hisselerin dava tarihindeki değeri üzerinden hesaplanması gerektiği göz önünde bulundurularak, mahkemece hisselerin değeri tespit edilip, var ise harç eksikliğinin tamamlanmasından sonra işin esasının incelenmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Ayrıca, mahkemece yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş ise de, davacının hissedar olduğunu iddia ettiği dava dışı şirket ile davalı şirketlerin ana sözleşmeleri, kuruluşundan itibaren genel kurul tutanakları, hazirun cetvelleri ile tüm ticaret sicil dosyaları, hisse devirlerine ilişkin belgeler getirtilerek, davalı şirketlerin Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi şirketlerden olup olmadığı hususu ile hissedarlık durumunun da SPK'dan sorularak taraf iddia ve savunmaları ile ibraz edilen sözleşme hükümleri kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre davalı tarafın zamanaşımı def'inin değerlendirilmesi gerekir ... " gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E sırasına kaydedilmiştir. Kaldırma kararına istinaden yapılması gereken davaya konu şirket hissesinin dava tarihi itibariyle değerini tespit edip varsa bu tutar üzerinden eksik harcın ikmalini sağlamak ve konuya ilişkin tüm belgelerin toplanmasından sonra zamanaşımı itirazının değerlendirilmesinden ibarettir. Davacı vekili 16/04/2025 tarihli beyan dilekçesiyle davadan feragat ettikleri beyan etmiştir. Her ne kadar kaldırma kararına istinaden, davaya konu hissesin değerinin tespiti ve varsa eksik harcın ikmali gerekir ise de, davadan feragat edilmesi ve feragat tarihi itibariyle tespit edilmiş bir harç eksikliği bulunmaması nedeniyle feragate göre karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda, davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin olduğu anlaşılmakla davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Peşin alınan 5.464,80 TL harçtan, alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 615,40 TL. maktu harcın 2/3'ü olarak hesap edilen) 410,26 TL. harcın mahsubu ile kalan 5.054,54 TL. fazla harcın istek halinde davacıya iadesine, 3-Önceki ilam sonrası yazılan harç tahsil müzekkeresinin iptali için ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.200 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T. uyarınca tayin ve takdir olunan 51.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara (eşit oranda) verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin ve gerekçeli kararın tebliği için yapılacak giderin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE, Dair ; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinafı kabil olmak üzere ve oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2025

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/667, K. 2025/297, T. 16.04.2025, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-667-e-2025-297-k-ab8712b2bdea