İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/648 E. 2025/287 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/648
- Karar No
- 2025/287
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/648 Esas - 2025/287 Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/648 Esas KARAR NO : 2025/287
HAKİM : .... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: üvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 02.10.2023 tarihli teklif ve sipariş onay belgesi üzerinden anlaşma yapılarak proforma fatura düzenlendiğini ve dava şirket tarafından kaşe de basılmak suretiyle imzalandığını, taraflar arasındaki anlaşmanın bu şekilde yürürlüğe girmiş olduğunu, ...bölgesi 5 adet ... okulu yangın sistemi adıyla projelendirilen iş kapsamında müvekkilinin üzerine düşen tüm sorumlulukları yerine getirmiş sözleşme gereği üstlendiği işleri eksiksiz teslim etmiş olduğunu, müvekkilinin bu kapsamda düzenlediği faturaları davalı şirkete göndermiş, davalı şirketçe işbu faturalara karşı itiraz edilmemiş ve iade edilmemiş olduğunu, alacağın tahsili amacıyla .... Noterliği 29.05.2024 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek davalıya gönderilmiş, davalı şirket işbu ihtamamenin tebliği üzerine müvekkili şirket yetkilisi ile görüşerek ödemeyi yapacaklarını belirtmişse de herhangi bir ödeme yapılmadığından .... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, davalı şirket mezkur takibe itiraz etmiş ve takibin durmuş olduğunu, takip tutarının da oldukça yüksek bir miktarda olduğu düşünüldüğünde davalının yargılama sürecinde üzerindeki malları kaçırma ihtimali kuvvetle muhtemel olduğundan ortaya telafisi mümkün olmayacak zararlar doğmaması adına sayın mahkemenizce ilgili icra dosyası üzerinden ihtiyati haciz konulmasını, takibe yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, dava değerinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket ile davacı arasında "...Bölgesi 5 Adet ... Okulu Yangın Sistemi" isimli proje sözleşmesi imzalanmış olduğunu, davacı tarafça gönderilen .... Noterliği ... Yevmiye Nolu ihtarname ile müvekkili şirkete işbu sözleşmeye istinaden vadesi geçen borçların ödenmesi ihtar edilmiş olduğunu, işbu ihtarnameye 07.06.2024 tarihinde .... Noterliği ... Yevmiye Nolu ihtarname ile cevap verilmiş, davacı tarafça sözleşme edimlerinin yerine getirilmediği, yerine getirildiği takdirde davacının sözleşmeye dayalı alacak hakkının tahakkuk edeceği bildirilmiş olduğunu, ihtarnamenin tebliğinden sonra ise aşağıda detaylı olarak açıklanan mallar müvekkile teslim edilmemiş olduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin Yangın Algılama Sistemi kapsamında 41 adet "Siren Tabanı" sipariş etmiş ve taraflarca bu kapsamda anlaşma sağlanmış olduğunu, ancak davacı tarafça işbu malların müvekkiline edime uygun olarak teslim edilmemiş olduğunu, davacı taraf ile yapılan görüşmelerde söz konusu malın eksik teslim edildiği hususunda mutabık kalınmış ve whatsapp kayıtlarında da beyan edilmiş olduğunu, ayrıca dosya kapsamında davacı tarafça malların kime, ne zaman teslim ettiğine ilişkin irsaliyeli fatura ve benzeri belge ibraz edilmemiş olduğunu, davacı tarafça teslim edilmemiş mallara ilişkin fatura düzenlenerek müvekkil şirketten alacak talep edilmiş olduğunu, davaya konu sözleşmenin 2. Sayfasında "Mühendislik, Devreye Alma ve Eğitim Hizmetleri" ne ilişkin anlaşma sağlanmış, ancak davacı tarafça bu husus ifa edilmemiş olduğunu, sözleşmenin "Devreye Alma" başlık maddesinde; "İş bu teklif için devreye alım süresi 10 gün olarak hesaplanmış olup, bu sürecin aşılması durumunda şehir içi .... 4*KDV adam/gün, şehir dışı 400 E*KDV adam/gün olarak tarafınıza fatura edilecektir." Şeklinde düzenlenmiş, yine eğitim hizmetlerine ilişkin Eğitim başlıklı maddede; "Devreye alma çalışmalarına müteakip eğitim hizmeti verilecektir." hükmü yer almasına karşılık işbu hususlar da yerine getirilmemiş olduğunu, ancak davacı tarafça bu husus da faturalandırılarak müvekkilden tahsili talep edilmiş olduğunu, davacı taraf, sözleşme ile " .... " taahhütü altına girmiştir ancak buna ilişkin müvekkile teslim borcunu yerine getirmemiş olduğunu, sözleşmenin Teslim Tarihi başlıklı maddesinde "Malzemelerin teslimi siparişi müteakip 6-8 hafta içerisinde gerçekleştirilecektir." hükmü bulunduğunu, ancak davacı tarafça sözleşmeye aykırı olarak yukarıda belirtilen malların teslimi gerçekleşmemiş olduğunu, sözleşmenin ödeme başlıklı maddesinde ise "Tutar malzeme tesliminde 90 günlük döviz çeki ile tahsil edilecektir. 410 luk kısım içerde tutulacak olup devreye alma ile ödenecektir. " hümkü yer aldığını, davaya konu malların ödemesi malzeme tesliminde yapılacak olduğunu, ancak davacı tarafça davacının basiretli tacir olduğu dikkate alındığında ticari teamüllere istinaden faturaların ödeme süresinin gelmeden icra takibinin başlatıldığını, bu nedenle davacı tarafça talep edilen alacak muaccel olmadığından hukuka aykınlık teşkil etmekte olduğunu, davacı taraf ile müvekkil şirket arasında gerçekleşen ticari ilişkilerden doğan borçlar henüz muaccel olmamış olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda: Tarafların ticari defter tasdiklerinin yasada belirlenen usul ve esaslara uygun olarak süreleri içerisinde yaptırılmış olduğu, tarafların ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 11.07.2024 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.162.047,20 TL alacaklı olduğu, davacı vekili tarafından .... E sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatılmış olup, dosya kapsamında 11.07.2024 tarihinde düzenlenmiş olan Ödeme Emrine göre 1.122.609,94 TL asıl alacak üzerinden takip başlatılmış olup, borcun nedeninin “02.70.2023 tarihli teklif ve sipariş onay belgesi anlaşması kapsamında doğan faturalardan kaynaklı alacak 1.122.609,94 TL” olarak gösterilmiş, ancak tarafların taraf ticari defter kayıtlarına göre davacı şirketin 1.162.047,20 TL alacaklı olduğu, sözleşme konusu olduğu değerlendirilen bir takım malzemelerin, ... Kargo şirketi aracılığıyla ve ... plakalı kamyon ile davacının mukim bulunduğu .... 'a gönderilmiş olduğu, dava konusu ve uzmanlık alanı dışında olan iş ve işlemlerin ne kadarının yerine getirilmiş olduğu ne kadarının yerine getrilmemiş olduğu hususunda değerlendirme yapılamadığı, dosya içeriğinde bulunan telefon mesajlaşmalarından sözleşme konusu ürünlerin bir kısmının fiziki bir materyal değil yazılım olduğu anlaşılmakta, bu konuda değerlendirme yapabilecek mesleki formasyonda bir sektör bilirkişisinden rapor alınması gerektiği kanaatine varılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari iş kapsamında davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı davalı ile aralarında ticari ilişki nedeniyle edimlerini ifa ettiği, ifa ettiği edimlerden doğan alacağı için fatura düzenlediği, davalının fatura tutarının ödemediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ise borçlu olmadığını iddia etmiştir. Davacının .... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği sonucuna varılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Tarafların Ba-Bs formları iligi ... dairelerinden celp edilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği belirtildiği üzere; tarafların ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil teşkil edeceği anlaşılmıştır. Taraflar arasında proje sözleşmesi imzalandığı hususunda ihtilaf yoktur. Uyuşmazlık davacının edimini eksiksiz olarak ifa edip etmediği, davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarındadır. Davalı tarafça her ne kadar davacının bir takım malları teslim etmediği ve üstlenmiş olduğu mühendislik, devreye alma ve eğitim hizmetini yerine getirmediğini iddia etmiş ise de davacı tarafça ... Kargo aracılığı ile teslimatın yapıldığı bilirkişi raporundan anlaşılmıştır. Yine tarafların Ba-Bs formlarının incelenmesinde davacı şirketin bağlı bulunduğu .... 23.09.2024 tarih ve .... sayılı cevabi yazıları ekinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2024 yılında 9 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturaların KDV hariç toplam tutarının 916.279,04 TL olduğu, buna mukabil davalı şirket tarafından davalı şirket adına 1 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturanın KDV hariç toplam tutarının 44.320,01 TL olduğu, Davalı şirketin bağlı bulunduğu .... 20.09.2024 tarih ve ... sayılı cevabi yazıları ekinde davacı şirket tarafından davalı şirket adına 2024 yılında 9 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturaların KDV hariç toplam tutarının 916.279,04 TL olduğu, buna mukabil davalı şirket tarafından davalı şirket adına 1 adet fatura düzenlenmiş olduğu, faturanın KDV hariç toplam tutarının 44 320,01 TL olduğu, bu haliyle tarafların Ba - Bs form beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu görülmüştür. Yine tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde davacı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı şirketin 11.07.2024 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.162.047,20 TL alacaklı olduğu, davalı taraf ticari defter ve kayıtlarına göre davacı şirketin 11.07.2024 takip tarihi itibariyle davalı şirketten 1.162.047,19 TL alacaklı olduğu, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının, 1 kuruşluk fark ile birbirleriyle uyumlu olmadığı, farkın, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen 05.10.2023 tarih ve ... nolu fatura tutarının davacı tarafından ticari defterlerine 364.787,15 TL kayıt edilmesine rağmen davalı taraf ticari defterine 364.787,14 TL olarak kaydedilmiş olmasından kaynaklanmış olduğu, aradaki farkı 1 kuruş olduğu, taraflar arasındaki ticaret hacmi karşısında bu farkın ihmal edilebilir bir fark olduğu, bu gibi küsürat farklarının uygulamada virgülden sonraki rakamların iki haneye yuvarlanmasından kaynaklandığı, bu haliyle tarafların ticari defter kayıtlarının uyumlu olduğunun kabulü gerektiği değerlendirilmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça faturaların deftere kayıt edilmesi, Ba formuyla ... dairesine bildirilmesi hususlarının teslime karine teşkil ettiği, davalının iddiasını ispatlayamadığı, davacının .... E. Sayılı dosyasında 1.122.609,94 TL asıl alacak talep ettiği görülmekle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, hükmolunan asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜNE, -Davalının .... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince iptali ile takibin aynen devamına, - 1.122.609,94 TL üzerinden hesap edilecek %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 76.685,48 TL harçtan peşin alınan 13.558,33 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 63.127,15 TL karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 169.165,39 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 13.558,33 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 4.000,00 TL bilirkişi masrafı, 427,60 TL başvurma harcı ve 65,00 TL posta masrafı toplamı olan 4.492,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/04/2025
Katip .... e-imzalı
Hakim .... e-imzalı