İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/385 E. 2024/626 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/385
- Karar No
- 2024/626
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO: BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : {}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 22/03/2023 tarihinde ... 6+4+2 tip vinç karşılığında 3.200.000,00 TL+ KDV ödenmesine yönelik, 14/04/2023 tarihinde ...+2 tip vinç karşılığında 2.000.000,00 TL+KDV ödenmesine yönelik sözleşmeler akdedildiğini, taraflar arasında yapılan 22/03/2023 tarihli sözleşmede teslim tarihinin 10/08/2023 olarak, 14/04/2023 tarihli sözleşmede teslim tarihinin 30/08/2023 olarak kararlaştırıldığını, ancak davalı şirket tarafından belirtilen tarihlerde işin teslim edilmediği gibi haksız ve hukuka aykırı olarak sözleşmede kararlaştırılanın üzerine fahiş bir ek bedel talep edildiğini, davalı şirketin talebi üzerine müvekkili tarafından 500.000,00 TL nakit, 1.540.000,00 TL si ise 8 adet çek karşılığı olmak üzere toplam 2.040.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı şirket tarafından teslim tarihinde müvekkiline işin teslim edilmediğini, vinçlerin tesliminin sağlanmaması üzerine müvekkili şirket tarafından Antalya . Noterliğinin ... yevmiye numaralı 03/11/2023 tarihli ihtarnamesinin davalı şirkete gönderildiğini, ihtara rağmen davalının borcun ifasından kaçındığını, vinçlerin tesliminin sağlanmadığını, müvekkili şirketin teslim gerçekleşmediği için mağdur olduğunu, vinçler teslim edilmediği için zarara uğradığını ve gün geçtikçe zararının arttığını, müvekkilinin vinçleri taşımak için kamyon satın aldığını, ancak teslim gerçekleşmediği için bu yönden de zarara uğradığını, kamyonun maliyetinin yaklaşık 1.000.000,00 TL olduğunu, sözleşmede ön görülen tarihte vincin tesliminin sağlanamadığı için cezai şart ödemesinin de müvekkili şirkete yapılması gerektiğini, davalı şirketin borcun ifasından kaçınmasından dolayı 04/12/2023 tarihinde, taraflar arasında akdedilen 23/03/2023 tarihli ... 6+4+2 tip vinç sözleşmesinin tarafların karışlıklı anlaşması ile feshedildiğini, ayrıca yine 04/12/2023 tarihinde taraflar arasında ek sözleşme yapılarak 14/04/2023 tarihli ...+2 tip vinç sözleşmesinin teslim tarihinin 15/03/2024 olarak uzatılması konusunda anlaştıklarını, bunun dışında yine ek sözleşme ile müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirlenen bedele ek olarak 500.000,00 TL ilave bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında düzenlenen 04/12/2023 tarihli fesih sözleşmesi ile tarafların 22/03/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağının kalmadığının belirtildiğini, müvekkilinin yaptığı toplam 2.040.000,00 TL ödemelerin ...+2 tip vinç sözleşmesi için yapılmış olduğunun kabul edildiğini, bunun dışında yine ek sözleşme ile müvekkili şirket tarafından sözleşmede belirlenen bedele ek olarak 500,000,00 TL ilave bedel ödeneceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında düzenlenen 04/12/2023 tarihli fesih sözleşmesi ile tarafların 22/03/2023 tarihli sözleşmeden kaynaklı olarak birbirlerinden herhangi bir hak ve alacağı kalmadığının belirtildiğini, taraflar birbirlerini 22/03/2023 tarihli sözleşme için ibra ettiklerini, ancak davalı tarafın sözleşme hükümlerinin aksine buna ek olarak 1.000.000,00 TL, toplamda 1.500.000,00 TL ek bedel talep edildiğini, bu ek sözleşmeye eklenen ek bedel müvekkil şirketçe kabul edilmediğinden vincin tesliminin sağlanmadığını, bilirkişi incelemesinden sonra müvekkilinin zararlarının daha net bir şekilde ortaya çıkacağını, müvekkilinden ek olarak 1.500.000,00 TL ek ücret talep edildiğinden sözleşmenin devamının sağlanmasının mümkün olmadığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 2.040.000,00 TL alacağın 15/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. {}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; arabuluculuk daveti yapıldığı esnada müvekkili şirket yetkilisi olan ...' ın covid olduğunu, bu hususta 30/12/2023 tarihli doktor raporu bulunduğunu, bunun üzerine Antalya Arabuluculuk bürosuna hitaben covid olduğundan dolayı arabuluculuk görüşmesine katılamayacağını belirttiğini, bu durumda yeni bir toplan günü verilmesi gerekirken anlaşmama tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen bu tutanağın hukuka aykırı olduğunu, öncelikle dava şartı olan arabuluculuk görüşmesinin usulüne uygun yapılmadığından bahisle eldeki davanın usulden reddinin gerektiğini, ayrıca davanın öncelikle zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden de reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 22/03/2023 tarihinde ... 6+4+2 tip vinç yapımı konulu sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmede vinç teslim tarihinin 10/08/2023 olduğunu, sözleşmenin akdedilmesinden sonra davacı şirketin 20 tonluk vinç yaptırmak istediğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 14/04/2023 tarihinde ...+2 tip vinç yapımı konulu sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmede vinç teslim tarihinin 30/08/2023 olduğunu, 2.35 tonluk vinç için yapılan 22/03/2023 tarihli sözleşmeye göre sözleşme bedelinin 3.200.000,00 TL olduğunu, işe başlanabilmesi için 1.500.000,00 TL nakit bedelin davacı şirketçe ödenmediğini, 20 tonluk vinç için yapılan sözleşmeye göre bedelin 2.000.00,00 TL olduğunu, işe başlanabilmesi için 500.000,00 TL bedelin davacı şirketçe yine ödenmediğini, davacı tarafın her iki sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından peşin ödenmesi gereken peşinatların ödenmediğini, bu husus dahi davacının iddialarının yersiz ve gerçeği aykırı olduğuna ve kötü niyetli olduğuna delil olduğunu, davacı tarafın peşinatları ödemediği gibi çekleri de ibraz edemediğini, müvekkilinin peşinat almamasına rağmen kendi imkanlarıyla zorlayarak iyi niyetli olarak vinçleri yapmaya başladığını, herhangi bir ödeme almamasına rağmen müvekkilinin vinçleri süresinde bitirdiğini ve teslime hazırladığını, müvekkili şirketin vinci tamamlamış olmasına rağmen davacı tarafından sürekli oyalanarak vincin teslim alınmadığını, davacı tarafın her iki vinci de maddi olarak yaptıramayacağını kendisinin öncelikle 20 tonluk vinci istediğini belirttiğini, bunun üzerine müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 04/12/2023 tarihinde 35 tonluk vinç sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini, sözleşmede tarafların birbirinden herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı yönünde ibralaştıklarını, bu nedenle müvekkili şirket nezdinde herhangi bir hak ve alacağın bulunmadığının sabit olduğunu, dava konusu vincin araç üstü mobil vinç olarak belirtilen vinç türü olduğunu, müvekkili şirketin sadece vinç yapmakla yükümlü olduğunu, vincin üstüne monte edileceği aracın davacı tarafından temin edilmesi gerektiğini, müvekkilinin imal ettiği vinci davacının temin edeceği araca monte etmeden önce aracın şase işlerinin yapılması gerektiğini, buna göre davacının vincin üstüne monte edileceği aracı, teslim tarihi olan 30/08/2023 tarihinden en az 2-2,5 ay önce teslim etmesi ve aracın şase işlerinin yapılması gerektiğini, davacı tarafın aracı teslim etmediği için şasecinin işlerine başlayamadığını, bunun üzerine davacı taraf ile müvekkili arasında 04/12/2023 tarihinde ek sözleşme akdedildiğini, ek sözleşmede tarafların teslim tarihinin 15/03/2024 tarihine uzatılması yönünde mutabık olduklarını, davacı tarafından teslim edilmesi gereken aracın 20/01/2024 tarihinde müvekkili şirketin fabrikasına teslim edileceğini, makine tesliminde makinenin boyaya gittiği gün sözleşmede daha önce belirlenen ücrete ek olarak 500.000,00 TL ilave ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davacı ek sözleşmeyi ve sözleşmenin altındaki imzasını inkar etmediğini, bu süreçte davacı tarafından vincin üstüne monte edileceği aracın teslim edilmemesi üzerine müvekkilinin iş kaybı, fazladan yapılan masraflar nedeniyle zarara uğradığını, sözleşmenin yükümlülüklerine uymayan tarafın davacı taraf olduğunu, hukuk genel kuralı gereğince hiç kimse kendi kusurundan doğan zararı isteyemeyeceğini, feshedilen sözleşme kapsamında müvekkilinin yapım maliyetlerine katlanmak zorunda kaldığını, davacı tarafından müvekkilinin 8 aydan fazla bir süre oyalandığını, davacının ödemeyeceği borcun altına girmesinin basiretli bir tacir olma yükümlülüğüne aykırı olduğunu, delillerinin içerisinde yer alan whatsapp yazışmalarında da net bir şekilde görüleceği üzere davacı tarafın sürekli olarak kötü niyetli bir şekilde gerek aracı temin etme gerekse de bedeli ödeme konularında sürekli müvekkilini oyaladığını ve işi sürüncemede bıraktığını, davacı tarafın ödeme yapmamasına rağmen vinci bitirip boyaya göndermeye hazır hale getirdiğini, davacının hiçbir zaman sözleşme hükümlerine göre ödeme yapmadığını, davacının sözleşmeye aykırı şekilde 19/06/2023 tarihinde 250.000,00 TL gönderdiğini, davacının kafasına göre parça bölük kısmi ödeme yaptığını, davacı tarafın ek sözleşme hükümlerine de uymadığını, ödemesi gereken ek ücreti ödemediğini, müvekkilinin makinanın bitmiş halinin görüntüsünü davacı tarafa gönderdiğini, makine bedelini ödemeyen ve bitmiş aracını teslim almayan davacı tarafın kendisi olduğunu, müvekkilinin sözleşme hükümlerine göre aracı bitirip teslim ettiğinin sabit olduğundan bahisle davacının haksız ve mesnetsiz olan davasının reddine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava; taraflar arasında imzalanan vinç yapım ve teslimine ilişkin sözleşmelere dayalı olarak davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına yönelik sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır. HMK gereğince öncelikle dava şartlarının incelenmesi gerekmektedir. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK nun dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğü başlıklı 29. Maddesi; " (1)Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar. (2) Taraflar, davanın dayanağı olan vakıalara ilişkin açıklamalarını gerçeğe uygun bir biçimde yapmakla yükümlüdürler. " hükmünü amirdir. Türk Medeni Kanununun dürüst davranma başlıklı 2. maddesi; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmünü amirdir. Türk Medeni Kanununun iyiniyet başlıklı 3. maddesi; "Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. Ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz." hükmünü amirdir. HMK nun DAVA ŞARTLARI başlıklı 114. maddesi; "(1)Dava şartları şunlardır: a)Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b)Yargı yolunun caiz olması. c)Mahkemenin görevli olması. ç)Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d)Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e)Dava takip yetkisine sahip olunması. f)Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g)Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ)Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h)Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. ı)Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i)Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2)Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmünü amirdir. HMK nun DAVA ŞARTLARININ İNCELENMESİ başlıklı 115. maddesi; "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2)Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3)Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. 19/12/2018 tarih ve 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Talebin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi; "13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir." hükmünü amirdir. 19/12/2018 tarih ve 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Talebin Başlatılması Usulü Hakkındaki Kanunun 20. maddesi ile eklenen TTK. nun 5/A maddesi;"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{} Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalı şirket aleyhine açılan bu davada; taraflar arasında düzenlenen vinç imalatı ve teslimine ilişkin sözleşme hükümlerinin davalı tarafça yerine getirilmediğinden bahisle sözleşmeler gereğince davalı tarafa yapılan 2.040.000,00 TL bedelinin iadesi talep edilmiş olup; davalı vekilince eldeki dava açılmadan ticari davalar yönünden dava şartı olan arabuluculuk dava şartının usulüne uygun şekilde yerine getirilmeden dava açıldığı, müvekkilinin yetkilisinin mazeretli olduğu dönemde yokluklarında sonuçlandırılan arabuluculuk görüşmelerinin hukuken geçersiz olduğu ileri sürülerek öncelikle açılan bu davanın dava şartı yokluğundan reddi talep edilmiştir. Mahkememizce tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinde; davacı vekilince eldeki dava açılmadan 15.11.2023 tarihinde arabuluculuk süreci başlatıldığı, daha sonra tarafların davaya konu uyuşmazlığın çözümü noktasında 04.12.2023 tarihinde bir araya gelerek ... 6+4+2 tipi vinç 1. Sözleşmesinin feshine karar vererek önceki bu sözleşmeden kaynaklı olarak birbirlerini ibra ettikleri ve aynı tarihli HSA 60YK 6+2 Mobil Vinç sözleşmesinin (2. Sözleşme) teslim süresinin 15.03.2024 tarihine kadar uzatılmasına karar verdikleri, arabuluculuk süreci içerisinde davalı yetkilisi ... tarafından covid hastalığı geçirdiğine dair 2 defa mazeret dilekçesi gönderdiği ve bu mazeret dilekçesinin arabulucu tarafından düzenlenen tutanakta dikkate alındığı belirtildiği halde sürecin sonlandırıldığı anlaşılmıştır. TMK 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. HMK 29. maddesi de taraflara dürüstlük kuralına uygun davranma zorunluluğu getirmiştir. Bu kuralların amacı, kişilerin, haklarını kullanırken ya da borçlarını yerine getirirken, dürüst, namuslu, makul olmak gibi toplumda genel bir davranış biçimi oluşturmaktır. Türk Medeni Kanununun 2/2 maddesinde belirtildiği gibi bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Hukuk düzeni içinde bir taraf yasal bir hakkın kullanımı sırasında, karşı tarafı yanıltıcı tutum ve davranışlar sergileyerek veya bazı hususları gizleyerek hareket ettiğinde iyiniyetin varlığından artık söz etme imkanı kalmamış olacaktır. Bu hukuki çerçeve içerisinde eldeki uyuşmazlık değerlendirilecek olursa; davacı taraf taraflar arasındaki hukuki ilişkilerin karşılıklı olarak çözümlemeyeceği kanaatiyle dava açmadan önce zorunlu olan arabuluculuk sürecini 15.11.2023 tarihinde başlatılmış olmakla birlikte; bu süreçte taraflar 04.12.2023 tarihinde yeniden bir araya gelerek uyuşmazlığın çözümüne yönelik tekrar bir ek sözleşme düzenleyerek ilk sözleşmeyi sonlandırıp, 2. Sözleşmedeki teslim tarihini 15/03/2024 tarihine uzatmış bulunmakla arabuluculuk işleminin asıl amacı olan uzlaşma zemininin devam ettiği yönünde karşı tarafta bir kanaat, bir kanı oluşmasına neden olmuştur. Normal şartlar altında sözleşmenin teslimin yeni süresi olan 15.03.2024 tarihine kadar arabuluculuk sürecinin ertelenmesi ve o tarihin bitiminde anlaşma sağlanmazsa zorunlu arabuluculuk görüşmelerinin tamamlanması beklenirken; bu yapılmamış ve 15.03.2024 tarihi beklenilmeden arabuluculuk süreci davalı tarafın yokluğunda sonuçlandırılmıştır. Arabuluculuk görevini ifa eden Av. ... 16.01.2024 tarihinde kendisine gönderilen sağlık raporlarının ve mazeretlerinin kabulüne veya reddine ilişkin bir değerlendirme yapmadan süreci sonlandırmıştır. Mazeretinin kabul veya reddedildiği konusunda bilgi sahibi dahi olmayan davalı tarafın dava ile süreçten haberdar olmasını mahkememiz hakkaniyete uygun bulmamıştır. Açıklanan nedenlerle şeklen tamamlanmış görünen arabuluculuk sürecinde davacı tarafın iyiniyet ve dürüstlük kurallarını ihlal ettiği, hakkını kötüye kullandığı kanaatine varıldığından ve herşeyden önemlisi bu süreç sonunda düzenlenen arabuluculuk son tutanağının arabuluculuk kanunu ile getirilen ilkelere, arabuluculuk yönetmeliğine ve kanunun çıkarılma gerekçelerine (ruhuna) aykırı olduğu değerlendirildiğinden davacının davasının arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; 1-DAVACININ DAVASININ ARABULUCULUK DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE. 2-Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 34.838,10 L harçtan mahsubu ile fazladan alınan 34.410,50 TL harcın talep halinde davacıya iadesine. 3-Davacının yaptığı tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. 4-Davalının yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. 5-İşbu hükümden sonra gerekli olan 20,00 TL karar tebliğ giderinin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davacının kendi üzerinde bırakılmasına. 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7/1. maddesi gereğince takdir ve hesaplanmış olan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine. 7-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa davacının yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda Üye Hakim ...'ın muhalefeti ve oy çokluğu ile verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... MUHALEFET GEREKÇESİ: Sayın çoğunluk yukarıda belirtilen gerekçelerle davanın reddi yönünde oy kullanmışlarsa da bu görüşe katılamıyorum. Şöyle ki; davacının yerine getirdiği arabuluculuk görüşmelerinin usulüne uygun olarak yürütülüp sonlandırıldığı kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun değerli görüşüne muhalifim. 02/10/2024 ... Üye Hakim-... ¸e-imzalıdır