İlk Derece Mahkemesi · Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/469 E. 2024/335 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/469
Karar No
2024/335
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... -{YÜCE TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR}- T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : KARAR NO : BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : 3- VEKİLİ : DAVA : Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : {}Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; -{HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:}- {}DAVACI TARAFIN İDDİASI: DAVACI TARAF VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; 30/07/2021 tarihinde Konya-Hadim Devlet Karayolunda meydana tek taraflı ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiğini, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın sürücüsünün ... olduğunu, dava konusu kazada sürücü ... ' nin hayatını kaybettiğini, araçta yolcu olan müvekkilinin ise ağır yaralandığını, olay tarihi itibariyle kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketince sigorta örtüsü altına alındığını, müvekkilinin meydana gelen trafik kazasından dolayı konuşamaz ve yürüyemez durumda olduğunu, kendi ihtiyaçlarını karşılayamadığını, bitkisel hayatta gibi hayatını devam ettirmeye çalıştığını, müvekkilinin sol ayağının kesildiğini, sol kolunda his kaybı olduğunu, sağ gözünde görme kaybı ve sağ ayağında da kalçadan itibaren platin bulunduğunu, ayrıca beyin sapının hasar gördüğünden zeka geriliğinin de mevcut olduğunu, müvekkilinin bakıma muhtaç bir şekilde cihazlara bağlı olarak hayatını sürdürmeye çalıştığını, maluliyet oranının raporla sabit bir biçimde %100 olduğunu, kaza mahalline gelen jandarma ekiplerince tutulan tutanak gereğince müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kural ihlalinde bulunduğu ve tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza nedeniyle soruşturma başlatıldığını ancak kazanın tek taraflı olması ve araç sürücüsünün vefat etmesi nedeniyle takipsizlik kararı verildiğini, müvekkilinin kazadan sonra bir çok cerrahi operasyon geçirdiğini, bir yıla yakın zamandır hastanede yattığını, tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkilinin ve ailesinin tarifsiz acılar yaşadığını, kaza ile ilgili olarak KTK m 97 gereğince davalı şirkete başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından müvekkiline bir kısım ödeme yapıldığını ancak poliçe kapsamında sağlık giderlerine ilişkin ödemeler yapılmadığından bahisle öncelikle manevi tazminat alacağı yönünden davalılar ... ve ... üzerine kayıtlı araç ve gayrimenkuller üzerine teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, davalarının kabulü ile alacak belirli hale geldikten sonra artırılmak üzere şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki bakıcı giderleri, geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi kayıpları, çalışma günün kaybı, ekonomik geleceğindeki sarsılmadan kaynaklı doğan kayıplar, SGK tarafından karşılanmayan tedavi ve iyileşme giderleri açısından şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki her bir kalem için eşit olarak 2.500,00 TL maddi tazminatın ve 200.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta bakımından yalnızca maddi tazminat istemi ile başvuru dilekçesinin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, diğer davalılar yönünden ise olay tarihi olan 30/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hem maddi hem manevi tazminat istemleri bakımından tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVACI VEKİLİ 09/03/2024 HAVALE TARİHLİ TALEP ARTIRIM DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun incelenmesi sonucu müvekkilinin lehine talep edilen kalemler açısından dava değerinin artırılması gerektiğinden dava dilekçesinde talep ettikleri; geçici iş göremezlik kalemi için 500,00 TL' den 43.808,70 TL' ye, sürekli iş göremezlik kalemi için 500,00 TL' den 8.342.385,02 TL' ye, bakıcı giderleri kalemi için 500,00 TL' den 12.186.764,30 TL' ye, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri ve iyileşme giderleri kalemi için 500,00 TL' den 9.000,00 TL' ye yükselttiklerini, taleplerini toplam 20.579.958,02 TL artırarak 20.782.458,02 TL ye yükselttiklerini, davalarının bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. {}DAVALI SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVALI ... SİGORTA A.Ş. VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; öncelikle davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliğini talep ettiklerini, davaya bakmaya müvekkili şirketin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, bu sebeple davanın yetkisizlikten reddinin gerektiğini, dava açılmadan önce herhangi bir arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığından huzurdaki davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini ve davacı tarafın talebini verilen süre içerisinde gidermezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... plaka sayılı araç müvekkili şirket nezdinde 30/12/2020 - 21/09/2021 tarihleri arasında ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile ... adına sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında kaza tarihi itibariyle bedeni zararlar için kişi azami teminat limitinin 430.000,00 TL olduğunu, manevi tazminat taleplerinin teminat dışı olduğunu, teminat limitlerini bildirmelerinin davayı kabul anlamı taşımayacağını, müvekkili şirkete davadan önce yapılan başvuru üzerine şirketleri nezdinde hasar dosyası açıldığını ve tazminat hesabı için aktüer raporu hazırlandığını, müvekkili şirket tarafından davacıdan alınan ihbarname gereğince 07/04/2022 tarihinde davacıya 430.000,00 TL ödeme yapıldığını, yetersiz ve fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmaların yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebileceğini, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığı halde müvekkili aleyhine dava açıldığını, davacı tarafa ödenen tazminatın ibraname mukabilinde yapıldığını, bu nedenle açılan bu davanın reddinin gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi için Adli Tıp kurumundan kusur raporu temininin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedilebilmesi için öncelikle davacının maluliyetinin kaza neticesinde meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, yaralanan davacının müterafik kusurunun olup olmadığının araştırılarak varsa indirim yapılaması gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi gider zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup teminat dışı olduğunu, davacının bakıcı gideri tazminatı talebinde bulunabilmesi için sürekli olarak malul kalıp kalmadığının ve maluliyet oranını ispatlanması gerektiğini, trafik sigortası yeni genel şartları uyarınca sürekli bakıcı gideri zararının sürekli sakatlık teminatı limiti dahilinde olduğunu, her iki talep için teminatlarının tek olduğunu, müvekkili şirket nezdinde oluşturulan poliçeden kaynaklı sorumluluklarının 430.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, maluliyet ve destekten yoksun kalma tazminat hesabı yapılırken göz önünde bulundurulması gereken kıstasların değiştirildiğini, bu hesap yapılırken yeni genel şartların dikkate alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken belirlenebilir bir ücret bulunmuyorsa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, SGK tarafından bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin de hesaplamadan düşülmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri kullanmaması ve müterafik kusur durumunun mevcudiyeti durumunda belirlenen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, teminatın tek hasar görenin birden fazla olması durumunda KTK 96. maddesi gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğundan bahisle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, müvekkilİ şirket dava açılmasına sebep olmadığından tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DAVALILAR ... VE ... VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİ İLE ÖZETLE; davacı ...' nin TMK 407. maddesi dolayısı ile kısıtlandığını, kısıtlı olan davacıya Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası üzerinden ...' nin vasi olarak atandığını, vasinin vesayet makamından izin almadan vermiş olduğu vekaletnamenin geçersiz olduğunu, usulüne uygun vekaletname bulunmadığından davacı vekilinin vekil sıfatının bulunmadığını, müvekkili ...' nin taraf sıfatının bulunmadığından adı geçen müvekkili yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafın arabuluculuk başvuru şartını sadece sigorta şirketine karşı gerçekleştirdiğini, diğer davalılar adına arabuluculuk yoluna başvurulmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yaşanan kazada davacı ...' nin de kusurunun bulunduğunu, bu nedenle müterafik kusur durumunun değerlendirilerek tazminat hesaplanması durumunda indirim uygulanması gerektiğini, ayrıca hatır taşıması söz konusu olduğundan tazminatta indirim uygulanması gerektiğini, 30/07/2021 tarihinde Konya-Hadim Devlet Karayolunun (D.705-01) 30 KM +100'üncü M,'si Dinek Mahallesi mevkiinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücü ...' nin vefat ettiğini, araçta yolcu konumunda olan davacı ...' nin ağır yaralandığını, meydana gelen trafik kazasında sürücü ...'nin kusurlu olduğunun tespit edildiğini, ancak 30/07/2021 tarihli kaza tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, müteveffa sürücü ...'nin kusur oranı dahi belirtilmeden yoruma dayalı bir tutanak ile kusurlu olduğu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kazanın oluşumunda araç sürücüsünün kusuru ile yaralanma olayı arasında nedensellik bağının olup olmadığı ve müvekkillerin sorumluluğunun bilirkişi marifetiyle net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacının müvekkilleri ile akraba olduğunu, olay günü davacının müteveffa ...' den kendini de gidilen istikamete götürmesini rica ettiğini, bu anlamda her hangi bir tazminat hesabı yapılması durumunda hatır taşıması ve yukarıda anlatılan nedenlerden dolayı müterafik kusur indirimi uygulanmasını talep ettiklerini, hatır taşımasının taşıyanın yakını olsun olmasın herhangi bir kimseyi taşıtına bindirip ücret almaksızın bir yerden bir yere götürmesi olduğunu, dava konusu kazada kullanılan aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından sigorta örtüsü altına alındığını, bu nedenle dava konusu alacak nedeniyle davacının taleplerinin davalı sigorta şirketinden karşılaması gerektiğini, ayrıca müvekkillerinin davacı tarafın tüm tedavi giderleri ve erzak gereksinimi gibi birçok konuda maddi destek sağladığını, davacı tarafından Konya Şehir Hastanesinden alınan raporun taraflarınca kabul etmediklerini, güncel yönetmelik hükümlerine göre Adli Tıp Kurumundan yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının SGK' dan herhangi bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın amacının haksız fiil sebebi ile duyulan manevi acıyı bir nebze olsa hafifletmek, bozulan dengeyi onarmak ve telafi etmek olduğunu, zira manevi tazminatın zarar gören kişi tarafından zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, müvekkillerinin kaza sonucu oğullarını kaybettiklerini, kazada ağır yaralanan davacıya da ziyadesiyle üzüldüklerini, müvekkilinin davacıyı yalnız bırakmayarak sürekli destek olduklarını, müvekkili ...' nin pazarcılık mesleği ile uğraşmakta olup sabit bir işi bulunmadığını, diğer müvekkili ...' nin ise ev hanımı olup kendisine ait bir gelirinin bulunmadığını, müvekkillerinin ve ailesinin işbu kaza sonucunda gerek maddi gerek manevi olarak çok zor günler geçirdiklerini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, talebin orantı–denklik ve bir tarafı fakirleştirip diğer tarafı zenginleştirmemek ilkesine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilin ekonomik durumunun iyi olmadığını, yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemesi ve tanık anlatımları ile kusur tespiti yapıldıktan sonra davacının tazminat talepleri yönünden müvekkillerin sorumluluğunun bulunmadığı hususunun açıkça ortaya çıkacağını, davalı müvekkili adına tazminata hükmedilse bile yasal faizin uygulanması gerekmekte olduğunu, davacı yanın dava konusu istediği tazminat miktarının vadesi gelmemiş borç kapsamında sayıldığından ve müvekkillerinin belirli bir yerleşim yeri adresi bulunduğundan ayrıca herhangi bir mal kaçırma saikiyle hareket etmediklerinden davacının soyut iddialarla talep ettiği ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle öncelikle ihtiyati haciz talebinin reddine, haksız ve hukuka aykırı davanın usulden reddine, bu talepleri kabul görmediği takdirde açıklanan nedenlerle davanın esastan reddine, bu talepleri de kabul görmediği takdirde davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubuna, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İşbu dava; yaralanmalı trafik kazası nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazminine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkememizce; taraf vekillerinin bildirdikleri deliller toplanmış, dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf vekillerinin verdikleri diğer dilekçe ve belgeler, Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası örneği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları hakkında zabıtaca düzenlenmiş tutanaklar, sigorta şirketinden gelen cevabi yazı örneği ve ekleri, davacının tedavi gördüğü hastanelerden gelen cevabi yazı örnekleri ve ekleri, Sosyal Güvenlik Kurumundan gelen cevabi yazı ve ekleri, kazaya karışan taşıtın trafik sicil kayıtları, Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası örneği, diğer kurum ve kuruluşlardan gelen cevabi yazı ve ekleri, davacı vekilince sunulan ıslah dilekçesi, keşif tutanağı, mahkememizce temin edilen bilirkişi raporları ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Çumra Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyanın incelenmesinde; "...' nin kullandığı araç ile ... ile birlikte seyir halindeyken tek taraflı trafik kazası yaptıkları, kaza sonucunda ...' in ola yerinde hayatını kaybettiğini, müşteki ... ' ın ağır yaralandığını, yaralı ... ' ın halen tedavisinin devam ettiğinden ifadesinin alınamadığını, gelinen aşamada ve toplanan delillerden sonra müştekinin ifadesinin dosyaya bir katkı sunmayacağını, aracı ölen ...' in kullandığını, dosya arasındaki delillerden kazanın olmasına etki eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, kazanın tek taraflı olduğu ve araç sürücüsünün olay yerinde hayatını kaybettiği anlaşıldığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına " karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Adli Trafik kusur bilirkişisinden temin edilen 03/01/2023 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; "... plakalı kamyon sürücüsü ...' nin kazanın oluşumunda KTK nun 52/1-a maddesini ihlal ettiği anlaşıldığından %100 oranında kusurlu olduğunu, bu kazada başka aracın, yolcunun yada başkaca kimsenin kural ihlalinin olmadığınının" tespit edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce temin edilen Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07/04/2023 tarih ... sayılı yazısı ekindeki bilirkişi raporunun incelenmesinde; "yapılan muayene ve tetkiklerden; mağdur davacı ...'nin 30/07/2021 tarihinde trafik kazası geçirdiği, kaza neticesinde intraparankimal kanama, sağ ve Sol akciğerde kontüzyon, sağ Temur kırığı, sol tibia kırığı, sol anterior tibial arter distalinde hasar meydana geldiği, sağ femur kırığının redükte edilerek plak ve vidalar ile fikse edildiği, sol tibia kırığının çivi ile tespit edildiği, sol posterior tiblal arterden embholektami yapıldığı fakat iskemi nedeniyle sol diz altı ampütasyon uygulandığı, sağ diz fleksiyonu 140, ekstansiyonu 0 derece olduğu, sol diz fleksiyonu 90, ekstansiyonu -45 derece olduğu, trakeostomisi olduğu, Sol diz 5 cm altından güdük şeklinde ampüte olduğu, etkilenmiş ekstremiteyi kullanabildiği fakat kendine bakım aktivitelerinde zorlandığı ve yardım, mekanik destek ve/veya bir yardımcı cihaz olmaksızın ayağa kalkamadığı anlaşılan şahsın arızasının kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu ve 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri yönetmeliği hükümlerine göre kalıcı sakatlık oranının %64 olduğu, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişide meydana gelen arızaların %86 oranında olduğu ve tüm vücut fonksiyon kaybına neden olduğunu, İntraparankimal kanama, sağ ve sol akciğerde kontüzyon, sağ femur kırığı, sol tibia kırığı, sol arıterior tibiai arter distalinde hasar, sol diz altı amputasyon arızalarının emsallerine göre iyileşme süresinin 12 AYA KADAR UZAYABİLECEĞİNİ, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceği, davacının SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderinin 9.000,00 TL olduğunu bildirir" rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Aktürya bilirkişisinden temin edilen 21/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile P.M.F. 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada; davacı için geçici iş göremezlik tazminatının 43.808,70 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının 5.197.408,48 TL, sürekli bakıcı gideri tazminatının 10.328.532,00 TL, tedavi gideri olarak 9.000,00 TL olmak üzere TOPLAM 15.578.749,20 TL olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ile TRH-2010 Yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada ise; davacı için geçici iş göremezlik tazminatının 43.808,70 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının 8.342.385,02 TL, sürekli bakıcı gideri tazminatının 12.186.764,30 TL, tedavi gideri olarak 9.000,00 TL olmak üzere TOPLAM 20.581.958,00 TL olduğu" şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce Aktürya bilirkişisinden temin edilen 22/03/2024 havale tarihli bilirkişi EK raporunun incelenmesinde; davalı sigorta şirketinin davadan öne 07/04/2022 tarihinde yaptığı 430.000,00 TL olduğu bu ödeme nazara alınarak, "Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile P.M.F. 1931 Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamada; davacı için geçici iş göremezlik tazminatının 43.808,70 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının 4.691.704,92 TL, sürekli bakıcı gideri tazminatının 9.608.442,00 TL, tedavi gideri olarak 9.000,00 TL olmak üzere TOPLAM 14.352.955,60 TL olduğu, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik ile TRH-2010 Yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamada ise; davacı için geçici iş göremezlik tazminatının 43.808,70 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatının 7.836.681,46 TL, sürekli bakıcı gideri tazminatının 11.466.674,30 TL, tedavi gideri olarak 9.000,00 TL olmak üzere TOPLAM 19.356.164,50 TL olduğu" şeklinde rapor tanzim edildiği anlaşılmıştır. {}HUKUKİ DELİLLER{} HMK nun haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. Maddesi; "(1)Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun genel olarak başlıklı 49. maddesi; “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun manevi tazminat başlıklı 56. maddesi; “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmünü amirdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ibra başlıklı 132. maddesi; "Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir." hükmü amirdir. {}DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE{} Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davacı vekilince davalılar aleyhine açılan bu davada 30/07/2021 tarihinde müteveffa ...' nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın tek taraflı olarak kaza yaptığını, kaza neticesinde sürücünün öldüğü ve davacının ağır olarak yaralanması nedeniyle davacının kazaya karışan aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.' den maddi tazminat, müteveffa sürücü ...' in mirasçılarından ise maddi ve manevi tazminat talep edilmiş olup, esasen kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalandığı ve kazanın poliçe teminat sürelerinde gerçekleştiği hususlarında herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konularının mahkememizin yetkili olup olmadığı, davada arabuluculuk dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının kısıtlanmış olması nedeniyle davada aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalı ...' nin davalı sıfatının bulunup bulunmadığı, esastan da davada tarafların kusurları ve davacının maluliyet oranı ve ve var ise talep edebilecek maddi ve manevi tazminat miktarları hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Davalı sigorta vekilince yasal süre içinde yetki ilk itirazında bulunulmuş ise de; HMK 16. maddesine göre haksız fiilden kaynaklanan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yer ve yahut zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilince davadan önce ticari davalar için zorunlu olan arabuluculuk dava şartının gerçekleştirilmediği ileri sürülmüş ise de; dosya kapsamına göre davalı sigorta şirketi ile davacı arasında yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde 09/06/2022 tarihli anlaşmamaya ilişkin arabuluculuk son tutanağının düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden arabuluculuk dava şartının mevcut olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı gerçek şahıslar yönünden davadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmış ise de; eldeki davada dava arabuluculuk dava şartı sadece davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu olup; aynı dava gerçek şahıslar yönünden asliye hukuk mahkemesinde açılmış olsaydı arabuluculuk dava şartına tabi olmayacağından davada herhangi bir usuli eksikliğin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalılar vekillerince davacının kısıtlı olmasından dolayı dava açılması için vesayet makamının izni gerektiği ileri sürülerek; davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddi talep edilmiş ise de; celp edilen Konya . Sulh Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde ilgili mahkemenin 27/10/2022 tarih ve ... Karar sayılı ilamı ile kısıtlı davacı adına açılan bu davada vasisi ...' ye husumet izni verildiği anlaşıldığından bu itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Bir kısım davalılar vekilince davalı ...' nin davalı sıfatı bulunmadığından onun yönünden açılan davanın pasif husumete ilişkin dava şartı eksikliğinden reddi talep edilmiş ise de; davacı vekilinin 28/07/2022 tarihli açıklama dilekçesi ve dosyaya UYAP kayıtlarından alınan nüfus kayıtlarına göre; kaza sırasında hayatını kaybeden ... doğumlu sürücü ...' nin yasal mirasçılarının annesi ... ve babası ...' nin olduğu ve ...' nin sürücü ...' nin yasal mirasçısı olarak davada pasif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşıldığından bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir. Esastan yapılan değerlendirmede; 30/07/2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsü davalıların murisi ...' nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 52/1-a maddesini ihlal etmesi nedeniyle meydana gelen kazada ...' nin dosyada alınan bilirkişi raporuna göre %100 kusurlu olduğu, söz konusu trafik kazası sırasında davacının Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilimdalı Başkanlığınca düzenlenen 04/04/2023 tarihli kaza tarihinde yürürlülükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi hakkındaki yönetmelik hükümlerine göre yapılan tespite göre %86 oranında sürekli iş göremez şekilde malul kaldığı, davacının geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin toplamının 9.000,00 TL olduğu, aktüerya bilirkişisinden alınan 21/03/2024 tarihli ek raporuna göre de; davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan 430.000,00 TL (poliçe sorumluluk limiti) nin güncel değeri olan 505.703,26 TL nin mahsubu neticesinde TRH Yaşam Tablosu ve prograsif rant yöntemi nazara alınarak yapılan hesaplamaya göre talep edilebilecek geçici iş göremezlik tazminatının 43.808,70 TL, sürekli iş göremezlik tazminatının 7.836.681,46 TL, bakıcı giderinin 11.466.674,30 TL ve tedavi giderinin de 9.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilince eldeki bu davada davalı sigorta şirketinden maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de; davalı sigorta şirketinin sigorta sorumluluk bedeli olan 430.000,00 TL' yi ödemek suretiyle taraflar arasında 05/04/2022 tarihli ibraname düzenlendiği ve bu ibraname kapsamında TBK 132 maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin maddi tazminat sorumluluğunun kalmadığı anlaşıldığından davalı sigorta şirketi yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalılar ... ve ... vekilince davacının müterafik kusuru oranında hükmedilecek tazminattan indirim yapılması talep edilmiş ise de; meydana gelen kazada davacıya yüklenecek müterafik bir kusurun bulunmadığı, davacı ile davalıların murisi ...' nin kuzen olması nedeniyle hatır taşıması indirimi yapılmasına gerek bulunmadığı ve yine kaza tespit tutanağına göre davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, soruşturma kapsamına göre de davacının emniyet kemerinin takılı olmadığına dair bir delil bulunmadığı, davalılar vekilince de dosyaya bu bağlamda bir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından mahkememizce hükmedilecek tazminattan davalılar lehine herhangi bir indirime gidilmemiş, neticeten davacı vekilinin talep artırım dilekçesi ile 21/03/2024 tarihli aktüerya bilirkişisi ek raporu nazara alınarak davacının maddi tazminat davasının davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne ve kazaya karışan ... plakalı aracın trafik kaydına göre hususi araç olduğu anlaşıldığından hükmedilen tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Borçlar Kanununun 56. maddesinde; hakimin bir kişinin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebileceği hükmü mevcuttur. Hakim tazminat miktarını belirlerken tarafların kusurlarını, oluşan maluliyet miktarını ve zararın ağırlığını, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını nazara alma durumundadır. Hükmedilen tazminat miktarlarının bir tarafın zenginleşmesine, diğer tarafın ekonomik olarak mahvına neden olmamalıdır. Bu kapsamda mahkememizce davacının manevi tazminat talebi değerlendirilmiş ve paranın satın alma gücü de nazara alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. -{HÜKÜM:}- Yukarıda gerekçesi açıklanan nedenlerle; DAVACININ DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE; A-Maddi Tazminatlar Yönünden; 1-Davacının davalı sigorta şirketi yönünden açtığı maddi tazminat davasının reddine. 2-Davalılar ... ve ... yönünden açılan maddi tazminat davasının talep artırım dilekçesi de nazara alınarak kısmen kabulü ile; 43.808,70 TL geçici iş göremezlik, 7.836.681,46 TL sürekli iş göremezlik, 11.466.674,30 TL bakıcı gideri, 9.000,00 TL tedavi gideri OLMAK ÜZERE TOPLAM 19.356.164,50 TL maddi tazminatın kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle adı geçen davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine. 3-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin ayrı ayrı reddine. B-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihi itibariyle yasal faiziyle tahsili ile davacıya verilmesine. C-Alınması gereken 1.335.881,60 TL karar ve ilam harcına karşılık davacının ıslah dilekçesinden önce adli yardımdan yararlandırıldığından dava açılışında peşin alınan 691,64 TL harcın alınması gereken harçtan mahsubu ile bakiye 1.335.189,96 TL harcın davalılar ... ve ...' den alınarak Hazine’ye gelir kaydına. D-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin Arabuluculuk Kanununun 25/9. maddesi gereğince davalı sigorta şirketi yönünden dava reddedildiğinden 1.560,00 TL arabulucuk giderinin DAVACIDAN alınarak Hazine’ye gelir kaydına ve Harçlar Kanununun 28. ve 130. maddeleri, HMK'nun 302. maddesi ve Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 206. maddesi hükümleri kıyasen uygulanarak işbu kararın arabuluculuk ücreti yükümlüsüne tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmemesi halinde bir ayın bitiminden sonraki 15 gün içinde mahkememizce arabuluculuk ücretinin yükümlüsünden tahsili için müzekkere yazılmasına. E-Yargılama giderinden ayrı olarak davacıların peşinen karşıladığı 80,70 TL başvuru harcı, 691,64 TL peşin karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 772,34 TL harcın davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine. F-Davacının yaptığı 367,00 TL taraf davetiye ve posta giderleri, 1.500,00 TL aktüerya bilirkişi ücreti gideri, 650,00 TL kusur raporu bilirkişi ücreti gideri, 3.000,00 TL Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi adli tıp rapor giderleri olmak üzere 5.517,00 TL yargılama giderinden davanın kabul/talep oranı olan %93,20 oranına isabet eden 5.141,84 TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. F1-Davalı ...' nin yaptığı masrafların kendi üzerinde bırakılmasına. F2-Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.' nin yaptığı herhangi bir yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına. G-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen maddi tazminat nedeniyle 497.561,65 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine. H-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen maddi tazminat nedeniyle 186.103,48 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılar ... ve ...' ye verilmesine. H1-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret başlıklı 13/4. maddesindeki; "(4)Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur" açık hükmü gereğince 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Katılım Sigorta A.Ş.' ye verilmesine. I-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/1. maddesi gereğince kabul edilen manevi tazminat nedeniyle 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine. J-İşbu hükümden sonra gerekli olan karar tebliğ gideri olan 30,00 TL nin davacı tarafından karşılanmasına ve hükümden sonraki bu masrafların davanın kabul/talep oranı olan %93,20 oranına isabet eden miktar olan 27,96 TL nin davalılar ... ve ...' den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazladan yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına. K-HMK nun 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde tarafların sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra varsa tarafların yatırdığı avanstan artanının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine. Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere yapılan duruşma sonunda oy birliği ile verilen karar davacı vekili ve bir kısım davalılar vekilinin yüzüne karşı davalı sigorta vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.22/05/2024 Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/469, K. 2024/335, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/konya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-469-e-2024-335-k-1326e5455b0e