İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/911 E. 2024/863 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/911
Karar No
2024/863
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO: HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED (GÖREVSİZLİK) Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Sahibinin ..., sürücüsünün ... olduğu ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu, ... plakalı araç, müvekkil şirkete ait otelin duvarına çarpıp içeri girerek hem duvara hem de bahçede bulunan ağaçlara zarar vermiş olup ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile sigortalıdır. İşbu kazaya ilişkin ceza dosyası Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile yürütülmekte olduğunu, Müvekkil şirket, ... plakalı aracın haksız fiili nedeniyle oluşan zararının tespiti amacıyla Konya . Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.İş, ... D.İş K. sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırmış ve tespit edilen zarar bedeli üzerinden ... ve ... aleyhine Konya . İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, Davalı borçlular yapılan icra takibine haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz ederek takip ilgili icra müdürlüğü tarafından durdurulmuş olduğunu, Müvekkil şirket tarafından, icra takibine yapılan itirazın kaldırılması davası öncesinde dava şartının yerine getirilmesi amacıyla arabuluculuğa kaza ve zarar ile ilgili gerekli evraklarla başvurulmuş, ancak taraflar arasında yapılan görüşme neticesinde anlaşma sağlanamamış ve anlaşmaya varılmamasına dair son oturum tutanağı tutulmuş olduğunu, Tüm bu süreç sonucunda davalı borçlunun haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli itirazının İİK 67 md gereğince iptali için talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Dava: İtirazın İptali davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalılar aleyhine İtirazın İptali davası açtığı görülmüştür. kısaca haksız fiilin şatlarına bakılırsa; 6102 Sayılı TTK'nın 4. maddesi; "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) (Değişik: 28/2/2018-7101/61 md.) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır. 2. Ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler." 5. Maddesi gereğince; "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (2) Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4 üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca, asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir.(3) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (4) (Değişik: 26/6/2012-6335/2 md.) Asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yargı çevresindeki bir ticari davada görev kuralına dayanılmamış olması, görevsizlik kararı verilmesini gerektirmez; asliye hukuk mahkemesi, davaya devam eder." Yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114. ve 115. maddelerinde düzenlendiği, Mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.nun 1.2.3.4. maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 2.maddesinde;"Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenlendiği, yine 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 Sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı TTK. nun 5/3.maddesinde; "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk ve diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır." şeklinde düzenlemenin yapıldığı, Bu düzenleme ile Ticaret Mahkemeleri genel mahkemeler içinde yer alan Asliye Hukuk Mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak genel mahkemeler arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun kabul edildiği, yine 6102 sayılı TTK.nun 4. Maddesinde Ticaret Mahkemelerinin görevine giren dava ve çekişmesiz yargı işlerinin düzenlendiği, dava şartlarına ilişkin düzenlemenin HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği görülmüştür. Eldeki dava ile ilgili olarak 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır hükümleri bulunmaktadır. HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca görev dava şartıdır. HMK'nın 115. maddesine göre Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırmak zorundadır. "Haksız fiilin şartları Yasal düzenlemede haksız fiilin tanımı olmamakla birlikte, doktrinde; haksız fiil hukuka aykırı zarar verici eylem olarak nitelendirilmektedir, TBK 49'un kısaca şartları: 1-Hukuka aykırı eylemin olması, 2- Zararın olması, 3- Kusurun olması, 4- Uygun illiyet bağının olması durumunda mezkur dört(4) şartın varlığı halinde ortada bir haksız fiil vardır. " şeklinde düzenlemeler olduğu görülmüştür. Konya Esnaf Ve Sanatkarlar Odaları Birliği 11/12/2024 tarihli Mahkememize göndermiş olduğu müzekkereden özetle; Davalı ...'ün 03/07/2024 tarihinde lokantacı meslek dalında anıl et lokantası unvanında kayıt yaptırmış olduğu, ... adına ise Esnaf ve Sanatkar Bilgi Sistemi üzerinde yapılan sorgulamada ve defter kayıtlarında herhangi bir kaydının olmadığı görüldüğü anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK.4.maddesinde tahdidi olarak sayılan dava türlerinden olmadığı gibi davalıların gerçek kişi olduğu, tacir olmadığı, dosyadaki tüm tarafların ticari işletme ile ilgili hususlardan da olmadığı, eldeki davanın Tazminat davası olduğu davanın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalılar arasında sigorta şirketinin olmadığı anlaşılmıştır. Somut olayımızda; dava konusunun haksız fiilden kaynaklandığı, taraflar arasında ihtilaf trafik kazasından kaynaklı haksız fiil olduğu anlaşılmakla; tüm dosya kapsamı ve kanunun yukarıdaki maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde (Y. HGK 10.02.2016, ... E, ... Sayılı İlamının da aynı doğrultuda olduğu görülmüş, (... ; Ticaret Mahkemesi'nin görev alanını belirleyen ilam)) Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşıldığından dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2- Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerinin GÖREVLİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dava dosyasının görevli Konya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerine GÖNDERİLMESİNE, kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-Davacı vekilinin dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin görevli ve yetkili mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde İSTİNAF KANUN YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE evrak üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi 16/12/2024 Katip ... Hakim ...

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/911, K. 2024/863, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-911-e-2024-863-k-87547190ebde