İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/516 E. 2024/774 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/516
Karar No
2024/774
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ... Esas - ... Karar T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... -(T.C. Kimlik No: ...) 2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...) VEKİLİ : DAVA : Hisse Devrinin İptali ve Tescili DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2024 tarihli ilamı ile kesin olarak verilen görevsizlik kararı nedeniyle Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememizin yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapılarak yapılan yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ve davalı öz kardeş olduğunu, tarafların ortak murisi olan babaları ... vefat etmesi üzerine kendileri dışında dava dışı anneleri ve kız kardeşi mirasçı olarak kaldıklarını, tarafların üst murisi olan babaları ... davamıza konu ... Limited Şirketinin (... ) (... Mh. ... Cd. No:... Karatay adresinde) kurucusu ve hakim ortağı bulunduğunu, muris bu şirkette bulunan 200 hissesinin 80 hissesini 03.02.2016 tarihinde davalı oğlu ...'ya devrettiğini, söz konusu bu devir işlemi noterde satış olarak gösterilmiş ise de gerçekte bir satış olmayıp, aslında diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış gizli bir bağışlama olduğunu, dolayısıyla muvazaalı olarak yapılan bu işlem hukuka aykırı olup, uygulamadaki adıyla muris muvazaası yapılmış durumda olduğunu, bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini bu nedenlerle ... Limited Şirketinin 03.02.2016 tarihindeki murisi ... davalı ...'ya yapılan satışın kısmen iptali ile davacıların miras payları oranında bu şirkette hisse sahibi olmasına ve sicilde bu şekilde tesciline, bunun mümkün olmaması halinde şu hisse bedellerine karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan olarak alınarak ayrı ayrı eşit olarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın konusunun ... Tic. Ltd. Şti.'ne ilişkin hisselere yönelik olduğunu, bu sebeple davada Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, alım satımdan bahsedilen hissenin ne kadar olduğu dava dilekçesinde belli olmadığını, hisseye tekabül eden nominal değer dava dilekçesinde gösterilmediğini, 10.000 TL'nin davalılardan alınarak davacılara eşit olarak verilmesi tabirinden neyin kastedildiğinin belirli olmadığını, 03/02/2016 tarihinde herhangi bir şirket hissesi alım satımının olmadığını dolayısıyla dava dilekçesi açık ve net olmadığını, şirket hissedarı olan Süleyman Karakaya'nın terekesinin henüz tespit edilemediğini, davacılar saklı payını aşan miktarda murise ait mal varlığının bulunduğunu, davanın hukuki yarar bulunmaması sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun kararlarından da anlaşılacağı üzere muris üzerine kayıtlı olan taşınmazların diğer mirasçılardan miras payını gizlemek, kaçırmak amacıyla aslında bağışlama olduğu halde bir diğer mirasçısına tapuda satış göstererek payın topu kayıtlarını iptal etmesi neticesinde muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescili davasının açılabileceği keyfiyeti olduğu, murisin davalıya devretmiş olduğu taşınmaz tapu kaydının olmadığını, murisin ... Ltd. Şti.'deki var olan 120 adet hissesinini 80 adedini oğlu ...'ya 29/01/2016 tarihinde bağışlama suretiyle devrettiğini, limited şirket hisseleri menkul hükmünde olduğunu, tapulu bir taşınmaz olmadığını, şirket hissesinin satılmadığını, bağışlandığını, saklı paylara tecavüz olmadığını, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ... Ltd. Şti.'nden miras yolu ile elde edilen hisselerin devredildiğinden bahisle açılan Hisse Devrinin İptali ve Tescili davasına ilişkindir. Konya . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı 03/05/2024 tarihli ilamı ile kesin olarak verilen görevsizlik kararı nedeniyle Mahkememize tevzi edilen dava dosyası Mahkememizin ... Esas sayısına kaydedilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı, Kanununun 5/1. maddesinde de Asliye Ticaret Mahkemesinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamında ki davalar olacaktır. Dava konusunun dava dışı şirketin hissedarının vefat etmesi üzerine mirasçılarının dava dışı şirketin hisselerine ilişkin olarak 200 hissenin 80 adedinin davalıya devredilmiş olduğunu ve bu hisse senetlerinin devrinini iptali ile davacı mirasçılar adına tescilini talep ettikleri anlaşılmıştır. Yargıtay . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında; "Dava, muris muvazaasına dayalı hisse devrinin iptali ve mümkün olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar sayılmış olup, 5271 sayılı TMK'nın 576. maddesi hükümlerine göre açılacak davalar, TTK'nın 4. maddesi kapsamındaki ticari dava niteliğinde olmadığından, davanın görülüp sonuçlandırılmasının Ticaret Mahkemesinin görevine girmediği açıktır. Bu itibarla, mahkemece Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, öncelikle görev hususu incelenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; TTK.'nın ilgili maddeleri ve Yargıtay . HD.'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurulduğunda, dava konusunun ticari dava niteliğinin bulunmaması itibariyle Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Konya .Asliye Hukuk Mahkemesinin GÖREVLİ olduğuna, 3-Kararın HMK'nun 21/c maddesi gereğince kanun yoluna başvurmaksızın kesinleşmesi halinde görev konusunda yargı yerinin belirlenmesi maksadıyla dosyanın HMK'nın 22/2.maddesi gereğince Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-6100 sayılı HMK.nun 20/1.maddesi gereğince kanun yoluna başvuru halinde bu başvurunun reddi halinde red kararının veya görevli yargı yerinin belirlenmesi halinde bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin başvurması halinde dava dosyasının Konya .Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, bu süre içerisinde taraflardan birinin başvurmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, 5-6100 sayılı HMK.nun 331/2.maddesi gereğince harç ve yargılama giderlerinin davaya görevli mahkemece devam edilmesi halinde görevli mahkemece, aksi takdirde talep halinde mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2024 Katip ... Hakim ... Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/516, K. 2024/774, T. 14.11.2024, www.arakarar.com/karar/konya-3-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-516-e-2024-774-k-8dfa7e041728