İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/503 E. 2024/785 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/503
- Karar No
- 2024/785
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : KISMEN KABUL, KISMEN RED Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Ortaokulu Okul Aile Birliği ile müvekkili arasında 2015-2016 Eğitim-Öğretim yılında geçerli olan öğrencilerin okula güvenli şekilde taşınması amacıyla Okul Servis Araçları Sözleşmesi imzalandığını ve yıl boyunca öğrenci servis hizmetinin yerine getirildiğini, ilgili sözleşmede taşınmacının iş bu sözleşme ile taahhüt ettiği hizmetlere güvence olarak Okul Aile Birliği'ne her ay 5.000,00 TL'yi nakit, hizmet karşılığı yada bağış olarak her ayın 20'si ila 30'u arasında ödeme yapacağının kararlaştırıldığını, ocak ayında 1.000,00 TL, Nisan ve Mayıs aylarında 5.000,00'er TL haziran ayında 2.500,00 TL olmak üzere toplam 13.500,00 TL ödenmesi gereken miktarın ödenmediğini, Okul Aile Birliği tarafından bu miktarın tahsili amacıyla Ömer Gür aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2018/4030 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, itiraz neticesinde Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açıldığını, açılan davada asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, BAM . Hukuk Dairesi tarafından verilen kararın kaldırıldığını beyan ederek davacı ile Okul Aile Birliği Servis Komisyonu arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödenmeyen 13.500,00 TL asıl alacak ve borcun doğuş tarihinden işlemiş yasal faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşıma sözleşmesinin iki tarafa da edim yükleyen ivazlı ve kendine özgü bir akit türü olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşımacılık hizmetini taahhüt ettiği gibi yerine getirdikten sonra güvence olarak istenilen bedeli tekrar alabilmesi gerektiğini, bunun aksini kanıtlar şekilde müvekkiline ait şirketin edimini ifa ederken kusuru ile meydana getirmiş olduğu bir zarar da söz konusu olmadığını, müvekkilinin hem sözleşmeyi taşımacı sıfatıyla ifa ettiğini hem de olağan hayata aykırı şekilde her ay belli bir meblağ ödediğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırılan edimlerini ifa ettikten sonra güvence ya da teminat adı altında yeniden ödeme yapmaya zorlanmasının mantık sınırlarının dışında kaldığını, edimini eksiksiz olarak yerine getirdiği için herhangi bir borcu olmadığının aşikar olduğunu beyan ederek haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacının davalı aleyhine açtığı işbu dava üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28/12/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı verilerek Mahkememize tevzi edilmiş olup ... Esas sırasına kaydı yapıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekilinin, davacı ile Okul Aile Birliği Servis Komisyonu arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödenmeyen 13.500,00 TL asıl alacak ve borcun doğuş tarihinden işlemiş yasal faizi ile birlikte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalıdan tahsil edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, Davalı taraf ise cevap dilekçesinde iş bu maddenin sözleşme güvencesi olarak konulduğu, hizmette herhangi bir aksama olmadığı için paranın ödenmemesi gerektiği savunmasında bulunduğu görülmüştür. Sözleşme maddesinin yorumlanmasında ise iş bu maddenin güvence olarak değil de okul aile birliğine bağışlama vaadi olarak nitelendirilmesi gerekir. Zira güvence, sözleşmenin başında oluşabilecek hizmet aksaklığından kaynaklı zararın temini adına bir defaya mahsus olarak alınır. Her ay irat halinde 5.000 TL okul aile birliği hesabına gönderileceğine dair madde ise bağışlama vaadi olarak nitelendirilmesi gerekmektedir. Davalı taraf belirli bir süre aylık ödemelerini yapmış daha sonradan ödemeleri aksatmaya başlamıştır. Güvence olarak değerlendirilmesi gerektiği savunmasında bulunmuş ise de belirli süre ödemelere devam etmiştir, ödemelerin aksamaya başlamasından sonra bu yönde savunmada bulunması dürüstlük kuralına da aykırıdır. Bu açıklamalardan sonra taraflar arasındaki sözleşmede uyuşmazlığa konu maddenin bağışlama vaadi olarak nitelendirilmesi gerektiği, davalının her ay belirlenen ücreti davacıya ödemesi gerektiği, bu haliyle davacının talep ettiği alacak isteminde haklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Ayrıca davacı yan, davalıyı daha temerrüde düşürmediğinden, dava öncesi faiz talebinin reddine, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilmiştir. TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi rapor/ları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının davasını Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, 13.500,00TL'nin dava tarihi ile itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair Mahkememizce oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasını Kısmen Kabul Kısmen Reddi ile, 13.500,00TL'nin dava tarihi ile itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL başvuru harcı ve 922,19TL karar ve ilam harcı toplamı olan 1.349,79TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad KAYDINA, 3-Davacı tarafından sarfına mecbur kalınan 540,50TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği kendi üzerine BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.’ne göre hesaplanan 13.500,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından dava başında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya İADESİNE, Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, bağımsız ve tarafsız Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından KESİN olmak üzere karar verildi.20/11/2024 Katip Hakim