İlk Derece Mahkemesi · Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/289 E. 2024/576 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/289
- Karar No
- 2024/576
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO : HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : KARARIN MAHİYETİ : RED Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 31/12/2018 tarihinde saat 13.00 sıralarında ... Mh. ... Sk. ... Ortaokulu önünden yaya olarak otobüs durağına yol kenarından giderken gri renkli opel marka bir araç hızla arka tarafından kontrolsüz bir şekilde gelerek çarptığını ve bacağında kırık olacak şekilde yaralandığını, trafik kazasından kaynaklı bedensel zarar nedeniyle oluşan sürekli iş gücü kaybı/kalıcı sakatlık karşılığı meydana gelen maddi zararın 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... tarafından sunulan cevap dilekçesinden özetle; davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine mahkemeniz aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi hekimlerinden oluşan 3 kişilik heyete tevdii ile düzenlenen 11/11/2021 tarihli müşterek rapordan özetle; Kişinin yaşına göre sürekli iş göremeğiik (kalıcı sakatlık) oranının 63.3(yüzdeüçnoktaüç) olduğunu, Mevcut arızasının iyileşme süresinin 2(iki) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği, bu süre zarfında kişinin %100 oranında malul olduğunun kabulünün gerekeceği, Kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığını, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağını, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 1.500,00 TL olarak değerlendirildiğini(bu tutarın 500,00TL si ulaşım gideri, 1.000,00TL si refakatçi,özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı), iyileşme süresinin 2(iki) aya kadar uzayabileceği, bu sürenin 1(bir) ayında bir başkasının bakımına yardımına ihtiyaç duyacağına dair müşterek rapor tanzim etmişlerdir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın Ankara ATK'ya tevdii ile alınan kusur raporundan özetle; 28.12.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; % 3,3 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı; 30.03.2013 tarih, 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, hükümlerine göre değerlendirildiğinde maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığını bildirir müşterek rapor tanzim etmişlerdir. Mahkememizce 07/07/2023 tarihinde keşif icra edilmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın kusur alanında uzman bilirkişi ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; Yaya ... ' bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun asli kusurlardan Madde-68/1-C (Yayaların, taşıt yolu üzerinde trafiği engelleyecek, tehlikeye düşürecek davranışlarda bulunmaları, dikkatsiz hareket etmeleri veya bu yerleri saygısızca kullanmaları yasaktır.) Kuralını ihlalden olayda asli olup %70 (yüzde yetmiş) Oranında Kural İhlalinin olduğu; Sürücüsü ve Plakası tespit edilemeyen Aracın, “Davalı ...” ise bu kazada yine aynı kanunun tali kusurlardan Madde-52/1-B (Sürücüler hızlarını kullandıkları aracın yük ve teknik özelliği ile görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) Kuralını ihlalden olayda Asli olup %30 (yüzde otuz) oranında kural ihlalinin olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz ara kararı gereğince dosyanın aktüerya alanında uzman Av. ... tevdii ile düzenlenen bilirkişi raporundan özetle; 31.12.2018 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve %3,3 oranında malul kalan davacı ... ; 01.05.2019 16.10.2066 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Bakiye Maddi Zararının; 45.133,68TL olduğu, temerrüt tarihinin, davalıya 10.Ekim.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı tarafından 17.10.2019 tarihinde eksik evrak bulunduğundun bildirildiği dikkate alındığında faiz başlangıç gi başvuruya olumsuz cevap verildiği 17.10.2019 tarihi olduğu, işletilecek faiz türünün ise kazaya karışan opel marka aracın, hususi kullanım amaçlı otomobil olması nedeni ile talep gibi yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememiz dosyasına kazandırılan bilirkişi raporları taraflara usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile 73.232,10 TL Kalıcı sakatlık/meslekte kazanma gücü kaybı tazminat talebimizin kaza tarihi olan 27/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Dava; "Tazminat" davasıdır. Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili davalı aleyhine Tazminat davası açmıştır. Ayrıca konu ile ilgili olarak 6098 sayılı TBK.49.-56.maddeleri ve KTK.85. ve devam eden maddelerinde düzenlendiği TBK.49/1. Maddesinde; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklinde, TBK.54.maddesinde; "Bedensel zararlar özellikle şunlardır:1. Tedavi giderleri.2. Kazanç kaybı.3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." şeklinde, TBK'nun 56/1.maddesinde;"Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." şeklinde, (haksız fiil, doktrinde hukuka aykırı zarar verici eylem olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve uygun illiyet bağı olarak belirlenmektedir, bu durumda haksız fiilden söz edebilmek için "1) hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, 2)eylemden kaynaklı bir zararın olması, 3)zarar veren kişinin kusuru bulunması" ya da yasaca sorumlu olması" zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunması gerekir) KTK.85. maddesinde;"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.............İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." şeklinde, KTK'nun 86/1.maddesinde;"İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur." şeklinde, KTK'nun 91/1.maddesinde;"İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklinde, KTK'nun 92.maddesinde(6704 S.K. 4. Mad. İle değişiklik öncesi);"Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler, d) Bu Kanunun 105 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar, f) Manevi tazminata ilişkin talepler." şeklinde, KTK'nun 97.maddesinde(6704 S.K. 5. Mad. İle değişiklik öncesi);"Zarar gören, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi dava da açabilir." şeklinde, KTK'nun 99.maddesinde (6704 S.K. 6. Mad. İle değişiklik öncesi);" Sigortacılar, hak sahibinin kaza veya zarara ilişkin tespit tutanağını veya bilirkişi raporunu, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar." şeklinde düzenlemeler yapıldığı görülmüştür. Mahkememiz dosyasına aktüerya alanında uzman Av. ... tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporda; 31.12.2018 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanan ve %3,3 oranında malul kalan davacı ... ; 01.05.2019 16.10.2066 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Bakiye Maddi Zararının; 45.133,68TL olduğu, temerrüt tarihinin, davalıya 10.Ekim.2019 tarihinde başvuru yapıldığı, davalı tarafından 17.10.2019 tarihinde eksik evrak bulunduğundun bildirildiği dikkate alındığında faiz başlangıç gi başvuruya olumsuz cevap verildiği 17.10.2019 tarihi olduğu, işletilecek faiz türünün ise kazaya karışan opel marka aracın, hususi kullanım amaçlı otomobil olması nedeni ile talep gibi yasal faiz olarak kabul edilmesi gerektiğini bildirir rapor da dikkate alındığında, Davacı vekilinin, davalı ... açtığı tazminat yönünden ise Mahkememizdeki dosya kapsamına göre değerlendirme yapıldığında; dosyadaki tüm bilgi, belge, deliller ve bilirkişi raporlarına göre ayrıca Yargıtay . HD'nin 24/02/2021 tarihli ... Esas, ... Sayılı ilamı, Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... Karar ile 22/06/2021 tarihli ve Yargıtay . HD'nin ... Esas, ... K sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu, ayrıca Yargıtay . HD nin 10/01/2022 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı "... TRH 2010 adı verilen Ulusal Moralite Tablosu hazırlanmıştır, gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel veriler içerdiği göz önüne alındığında dairemizce de tazminat hesaplarında TRH 2010 tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir..." şeklinde karar verildiği ve Yargıtay . HD'nin 11/01/2024 Tarihli ... Esas ... Karar sayılı ilamı (... : "...Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği yapılan hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması gerekirken PMF 1931 tablosunun uygulanması uygun olmamıştır."... Olay tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet raporunun alınmasına ilişkin olduğu) ve Yargıtay HGK'nın 02/12/2021 tarih ... , ... Karar sayılı ilamında da TRH 2010 tablosunun uygulanacağı yönünde oy birliği ile karar verilmiş olup) emsal kararları da dikkate alındığında, Emsal kararlara baktığımızda; maluliyet raporunun, olay tarihindeki yönetmeliklerinin uygulanacağı yönünde istikrar bulmuş kararlar dikkate alındığında, davacı yanın iddialarına talep artırımı dilekçesine itibar etmek mümkün olmamıştır. (olay tarihindeki yönetmeliğe göre maluliyet çıkmamıştır.) TMK 1/3. Maddesinde; "Hâkim, karar verirken bilimsel görüşlerden ve yargı kararlarından yararlanır." Anayasa'nın 138/1. Maddesinde; " Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler." şeklinde düzenlemeler olduğu, Somut olayımızda; tüm dosya kapsamı, dosyadaki tüm bilgi - belgeler, tüm deliller, alınan bilirkişi raporları, tarafların iddia - savunmaları, yukarıda yapılan açıklamalar, bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Mahkememizce benimsenen hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, TMK 1/3 ve 6100 Sayılı HMK 297. Maddesi kapsamında Anayasa'nın 138/1 maddesi atfı ile davacının, davasının reddine dair mahkememizde oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE 1-Davacının, davasının REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın, dava başında yatırılan 59,30 TL peşin harç ile yargılama aşamasında yatırılan 1.250,64TL tamamlama harcının toplamı olan 1.309,94-TL'den mahsubu ile bakiye 882,34-TL'nin davacıya İADESİNE, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davalı tarafından yapılan sarfına mecbur kalınan 50,00-TL yargılama giderinin davanın mahiyeti gereği davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından dava başında depo edilen gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, 7-6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurulduğundan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin 6325 sayılı Kanunu 18/A-13.maddesi gereğince davacıdan alınarak hazine'ye gelir KAYDINA, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek dilekçe ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi'ne İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/09/2024 Katip Hakim