İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/378 E. 2025/804 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/378
- Karar No
- 2025/804
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 08.10.2023 tarihinde davacıya ait ... plaka araç ile ... plakalı aracın çarpışması neticesinde müvekkiline ait araçta ciddi hasar oluştuğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kaza neticesinde oluşan hasar sonrasında araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalı sigorta şirketine değer kaybı istemi ile 16.02.2024 tarihli dilekçeleri ile müracaat edildiğini, sigorta şirketi bünyesinde ... nolu hasar dosyası açıldığını ancak bu güne kadar ödeme olmadığını, taleplerinin sürüncemede bırakıldığı gibi nedenlerle HMK m.107/2 uyarınca talep arttırım hakkı saklı kalmak üzere, HMK m.107 uyarınca belirsiz alacak davası niteliğinde haklı davanın kabulü ile; Trafik kazası sonucu müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti ile şimdilik 100,00 (Yüz) TL’nin kaza tarihi olan 08.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan (ZMSS teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere) tahsilini, masraf ve ücreti vekaletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirsiz alacak davası açmada hukuki yararı olmaması sebebiyle davanın reddini, aksi halde yetki itirazlarının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 08/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacıya ait ... plakalı araç da meydana gelen değer kaybına ilişkin olduğu görülmüştür. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Reasürans Şirketler Birliğine ve ... sigortaya yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememizin 31/10/2024 tarihli duruşmasında dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Mahkememize sunulan 24/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plaka sayılı aracın sürücüsünün kusursuz olduğu, ... plaka sayılı aracın sürücüsü ...'nun %100 kusurlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın hasar onarım bedelinin 31.542,87TL olduğu, bu tutardan ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı davalı ... Sigorta A.Ş'nin ödediği 20.739,39TL'nin mahsubu ile 10.803,48TL bakiye kaldığı, bu tutardan ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesi limitleri dahilinde sorumlu olduğu, dava konusu ... plakalı aracın onarımından kaynaklanan araç değer kaybı tutarının 7.000,00TL olarak tespit edildiği, bu tutardan ... Sigorta A.Ş'nin ZMMS poliçesi limitleri dahilinde sorumlu olduğunu bildirir rapor sunulduğu görülmüştür. Dava, trafik kazasından kaynaklı oluşan varsa değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Mahkememizin davaya bakmaya görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalı kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdürler. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı bedeli gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı bu zarardan poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısımları hükme esas alınmıştır. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 29/02/2024 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KABULÜ İLE; - Davacının 08/10/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 7.000,00- TL değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 29/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, 2-Peşin alınan 615,40TL harç ve 117,84TL ıslah harcı toplamı 733,24TL'den Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL harcın mahsubu ile fazla alınan 117,84TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40TL başvuru harcı, 615,40TL peşin harç, 60,80TL vekalet suret harcı, 136,00TL posta ve tebligat gideri, 5.000,00TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.427,60TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 7.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; davacının yüzüne karşı, davalının yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 27/11/2025
Katip Hakim